
Eğer 'Kırma Köpek' oradaysa…
Hikayede en çarpıcı kesitlerden biri şöyle: 'Evin Cezaevi içinde dualar yankılanıyor. Korkudan donakalıyorum. Ayak sesleri! Bu ağır çizmelerin sesini tanıyorum. Onları iyi tanıyorum. Ayak sesleri, benim koğuşuma varmadan durdu. Yaşlı gardiyan 'Eller yukarı' dedi. Diğer hücrede ne yapıyor olduklarını biliyorum. Gözler bağlanıyor, kelepçe takılıyor ve gardiyanlar Ali'yi ite kaka tekmeleyerek çıkarıyorlar. Kafamda onları takip ediyorum; Ali alt kata alınırken, sağa on dokuz adım, merdivenlerden aşağı on dokuz basamak sürükleniyor ve sorguculara teslim ediliyor. Göz bağının altında Ali, odadaki ayakkabı çiftlerini sayacak: dört, altı, sekiz... Siyah, kandan kalınlaşmış, kan ile parlatılmış resmi ayakkabılar. Kırbaçlama, lanet okumalardan sonra birazdan başlayacak. Eğer 'Kırma Köpek' dedikleri adam orada ise, sorgulama daha uzun sürecek ve çok daha acı verici olacaktır. Her Kürt, bu adamın yüksek ve alçak alışılmadık bir karışıma sahip garip sesini bilir. Onun kelime dağarcığında 'lanet olası öldürülesi vahşiler', 'Kürtler' anlamına geliyor. Kırma Köpek'in erkek kardeşinin otuz yıl önce Kürdistan'daki ayaklanmaların birinde öldürüldüğü rivayet ediyor. 5, 6 kırbaç darbesi ve Ali toplama kampları, piramitler ve Çin Seddi'ni düşünecek fakat o artık kırbaçlanmayı hissetmeyecek. Umarım.'
'Sevgili öğrencilerim...'
Hikayenin bir kesitinde öğrencilerine seslenir Kemanger: 'Duvardaki çatlakların sayısı bugün 305… Sevgili öğrencilerim, sizin için tüm yapabildiğim, gizlice size Kürt alfabesini, edebiyatımızı ve tarihimizi öğretmekti. Lütfen çocuklar, size bırakılan mirası hatırlayın ve aktarın. Hayallerinize, sevdiklerinize, müzik, şiir ve Kürdistan'ın büyülü doğasına sırt çevirmemeyi hatırlayın. Bir araya gelin, şarkı söyleyin ve her zaman yaptığımız gibi şiir okuyun.'
Ava Homa, Kürt toplumu, insan haklarının ihlali ve tarihi hakkında yazan Kürt kadın yazarlar arasında yer alıyor. Ondaki yazma tutkusu, hem diaspora hem de Kürdistan'daki birçok Kürt'ün acısını yansıtmaktadır.
SUNA ALAN/LONDRA