Kenti ve yerel yönetimleri tartışmaya devam etmek istiyorum. Kent reformu aynı zamanda ekolojik demokrasinin ayaklarından biri olan katılımcı ekonominin gerçekleştirilmesinin temel dinamiği olacaktır. Kent reformu yani gecekondu hakkı, tam anlamıyla kenti, radikal tekellerin ellerinden kurtarabilecek, tek çözümdür. Bu sadece TOKİ’den, bedava arazi kapatan, inşaat tekelleri anlamına gelmemektedir. Daha da ötesi, esas anlamda kent halkını finans tekellerinin elinden almak demektir.  

Mortgage, şimdi al, yavaş yavaş öde, diğer manasıyla, ‘varlığım bankana feda olsun’ sistemi ile ev sahibi olanlaradır bu yazacaklarım. Sevdiğim kendi benzetmemi, bir daha yazamadan edemeyeceğim; öldüğünüzde, bu dünyada ne yaptın diye sorulduğunda, eh ev aldım, 20 yıl boyunca onu ödedim mi diyeceksiniz? Bu mudur sizin için hayatın anlamı?  ‘Evinizi şimdi alın kira öder gibi ödeyin.’ Sihirli cümlesine karşı, ‘Neden kira ödemek zorundayım?’ diyemiyoruz. Barınma hakkı temel insan hakkıdır. Savaş günlerinde ‘vatan toprağı’ için ön saflara sürülen halk için, bir evlek gecekondu toprağı çok mu geliyor? Egemenler! gözünüzü toprak doyursun. Kendi yurdunuzda, topraklarınızda, kendi evlerinizi inşa etme hakkı, ananızın ak sütü gibi helaldir.
Yeni gecekondu hareketi, şu an için gecekonduya dudak büken orta sınıfı, bankaların kucağından kurtaracaktır. Bunu bir tahmin olarak söylemiyorum. ‘Dünyanın Sokakları’nda olanları anlatıyorum. Henüz 3 gün önce, ABD’de de 10 büyük banka 8.5 milyar dolarlık tazminat ödemeyi kabul etti. Neden mi? Çünkü ev borcunu ödeyemeyen ev sahiplerinin evlerine haciz koyarken, usulsüz davrandıklarından, çok açık bir şekilde yakalandılar. Tazminat ödemeyi kabul eden bankalar arasında Bank of America, Citibank, JPMorgan Chase, PNC ve Wells Fargo gibi bankalar da var ve 4 bankada görüşmeye devam ediyor. Kent reformu, yani yeni gecekondu hareketi, orta sınıfı hacizlerden kurtaracaktır.
Eh tabii eğer biz de, bankalar yargılanırsa, en azından tazminatı kaparız diye düşünebilirsiniz. Doğru eğer tazminat ödenirse, 4.4 milyon kişi bankalardan tazminatlarını çatır çatır alacak. Tazminat kişi başına 250 Dolar! -iyi para. Şili’de, yine aynı şekilde, paralarını ödeyemedikleri için evlerinden atılanlar, bir nehir kıyısında yaşıyorlardı. Naylon çadırların önünde, her orta sınıf evin, misafir odalarının, meşhur üçlü koltukları, nehir-kanalizasyon kıyısına yerleştirilmiş, yağmur çamur altında muhtemel eski günlerini yad ederken iyi paradır 250 Dolar. 495 bin kişi de biraz daha yüksek tazminatlar alacaklarmış. Hatta yüz tanesi filan 15 biner Dolar alacak ki varmayın keyfine. Belki birikmiş ev kiralarının bir kısmını bile ödeyebilirler.
Kapitalizmin özellikle son yıllarda temel dinamiği, yeni kent inşası ve bunun finansıdır. Kapitalizmi ayakta tutan ve batıran temel ekonomi budur. Bu yüzden kent reformu, sadece barınma hakkı üzerinden değil, farklı bir ekonomi, katılımcı bir ekonomi inşasının da temel alanı olması dolayısıyla gerçekleştirilmelidir. Mesela yine dün, Bank of America federal mortgage kuruluşu, Fannie Mae ile olan anlaşmazlığa son vererek 11,6 milyar dolarlık anlaşmayı imzaladı. Çünkü 2010 yılında Merrill Lynch ve Countrywide şirketlerinin alımında kayıplara yol açmıştı. Siz buna dolandırıcılık diyin. Bu nedenle katılımcı ekonominin en elverişli ve yaygın başlangıcı kent reformu ile birlikte yeni gecekondu inşasına başlamaktır. Gecekondu, kenti radikal inşaat tekellerinden, finans dünyasından kurtarır. Alternatif bir ekonomik biçiminin, katılımcı ekonominin temel dinamiği haline gelir.  
Gecekondu, kent toprağının işgali değil, gerçek bir kamulaştırma biçimidir. Yaşasın gecekondu.