Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) bağlı çetelerin 10 Haziran’da Musul’u işgal etmesinin ardından, Peşmergenin kontrolü ele aldığı Kerkük ve diğer sorunlu bölgeler hakkındaki tartışmalar gündemdeki yerini koruyor.

Güney Kürdistan Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, Kerkük ve diğer sorunlu bölgeler için Irak Anayasası’nın 140. maddesine göre referandumun yapılması gerektiğini belirtti ve bu konuda Birleşmiş Milletler’den yardım istedi.  
Barzani, BM Irak Temsilcisi Nikolay Miladinov ile resmi konutunda yaptığı görüşmeden sonra yaptığı açıklamada sorunlu bölgelerin, Güney Kürdistan’a mı yoksa Irak’a mı bağlanacağı konusunun 2007’de yapılması gereken referandumda şimdiye kadar çözülmesi gereken bir problem olduğunu hatırlattı. Barzani, referandumun Irak Anayasası’nın hükmü olduğunu ancak uygulanmasına her defasında Irak merkezi hükümetinin karşı çıktığını belirtti. Barzani “Ancak bizimle ittifak kuran Bağdat’taki yöneticiler, anayasanın uygulanmasına karşı durdular. Yaptığımız anlaşmadan geri adım attılar. Maalesef Bağdat’ın yanlış siyaseti ve diğer unsurları dışlaması sonucu sorunlar derinleşerek bugün yaşadığımız krizi ortaya çıkardı. Bu krizin ortaya çıkmasına neden olanlar, siyasetlerinin çöktüğünü kabul ederek yeni bir sürecin önünü açmalıdır. Krizin çözümü, Bağdat’ın siyasetini değiştirmesinden geçiyor.”
Mesud Barzani, “Irak Anayasası’nın 140. Maddesi kapsamında Kerkük ve diğer sorunlu bölgelerde şeffaf ve açık bir referandum yapacağız. Bunun için Birleşmiş Milletler’e müdahil olması çağrısı yapıyoruz” dedi.

‘Yanlışının bedelini biz ödemeyeceğiz’

Kerkük’ün Kürdistan’ın bir parçası olduğuna vurgu yapan Mesud Barzani devamla şunları söyledi: “Kürdistan bölgesi, Bağdat’ın yanlış siyasetinin cezasını ödemek zorunda değildir. Artık bedel ödemeyeceğiz. Onların iflas etmiş siyaseti nedeniyle teröristler, Kürdistan bölgesinin sınır komşusu haline geldi. Ancak peşmerge, Kürdistan sınırlarını ve halkın can ve mal güvenliğini korumaya devam edecektir.”
BM Irak Temsilcisi Nikolay Miladinov ise Irak Anayasası esas alınarak, mevcut krizden çözüm yolları aranması gerektiğini kaydetti.

Kerkük Kürtlerin kırmızı çizgisi

Kerkük’ün Kürdistan’ın bir kenti olduğu tespiti, ideolojik bakışı ne olursa olsun bütün Kürtlerin bir nevi kırmızı çizgisi durumunda. Yıllar önce, Kerkük’ün Kürtler açısından vazgeçilmez bir önemde olduğunu deklere eden KCK, IŞİD çetelerinin Musul’u işgal etmesinin ardından KDP ve YNK ile Kerkük olmak üzere Güney Kürdistan’ın ortak savunma konusunda üzerlerine düşen her türlü göreve açık olduklarını kamuoyuna duyurdu. KCK’nin ortak savunma teklifine paralel olarak benzeri açıklamaları, PYD ve Rojava’da IŞİD çetelerine önemli darbeler vuran YPG de yaptı.

Netenyahu’dan çağrı
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Kürtlerin bağımsızlık hakkının olduğunu ve uluslararası toplumun bu konuda Kürtlere destek vermesi gerektiğini söyledi.
Netanyahu, Tel Aviv’deki Ulusal Güvenlik Araştırmalar Enstitüsü’nde yaptığı konuşmada, “Uluslararası toplumun Ürdün’ü güçlendirmek ve Kürtlerin bağımsızlık özlemlerini desteklemek için uluslararası toplumun çabalarını desteklememiz gerekiyor” dedi.
Fransız haber ajansı AFP’ye göre İsrail Başbakanı Netanyahu, “Ürdün kendisini savunmayı bilen güçlü bir ordusu ile birlikte istikrarlı, ılımlı bir devlet. Bu nedenle uluslararası toplumun desteğini hak ediyor. Kürtler siyasi bir bağımsızlık hakkı olan savaşçı, siyasette ılımlı bir halk” diye belirtti.
Netenyahu, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) çetelerinin hedefinde sadece Rojava veya Irak değil, Ürdün’ün de olduğunu düşünüyor. Netenyahu’ya göre Ürdün kısa bir süre sonra “güçlü bir IŞİD dalgasıyla karşı karşıya” gelebilir.

9 peşmerge yaşamını yitirdi

Son günlerde batılı devlet yetkililerinin uğrak yerlerinden bir olan Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde, Kerkük ve sorunlu bölgelerin statüsü ön plana çıkarken, IŞİD çeteleriyle Kerkük’ün batısındaki Tzae kasabasında çıkan çatışmada 9 peşmerge yaşamını yitirdi.
Pukmedia’nın Doğu Kerkük peşmerge güçleri komutanı Westa Resul’e dayalı geçtiği habere göre, dün sabah yerel saatle 04:00 sularında IŞİD çeteleri ile Taze kasabasına bağlı Beşir köylüleri arasında çatışma meydana geldi. Köylerini IŞİD çetelerinin elinden geri almaya çalışan köylüler ile Şemziye ve Meriye köyünde meydana gelen çatışmalarda çok sayıda köylünün öldüğü ve yaralandığı bildirildi. Burada yaşanan çatışmalar ardından IŞİD çetelerinin Tzae kasabası su borusu hattlarının peşmerge mevzilerine toplarla saldırı düzenledi. Saldırıda 9 peşmerge hayatını kaybetti.
Öte yandan Kerkük Meclisi Yasa Komitesi üyesi Awat Kerim, Güney Kürdistan topraklarının yüzde 95’inin peşmerge denetiminde olduğunu açıkladı. Awat Kerim bu açıklamayı Rudaw’a yaptı. Kerim, Federal Kürdistan Bölgesi’nin dışında kalan Kürt bölgelerinde peşmergenin denetim kurduğunu söylerken, Güney Kürdistan topraklarının yüzde 95’inde denetimin sağlandığı belirtti.

HABER MERKEZİ