
- AKP artık savaş dilini değiştirmeli, barışın dilini konuşmalıdır.
- Görüşmeler sürdürülmeli ve her aşaması kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
- Halkın tüm kesimlerinin sürece demokratik katılımı sağlanmalıdır.
- Siyasi tutuklular serbest bırakılmalıdır.
- Savaşın yarattığı travmayı onarabilmek için kim tarafından yapılmış olursa olsun insan hakları ihlallerinin, insanlık suçlarının açığa çıkartılması, geçmişle-gerçeklerle yüzleşilmesi için gerekli çalışmalar başlatılmalıdır.
- Gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için TBMM sürece dahil edilmeli.
- Siyasi partiler ve seçim yasası değiştirilmeli, demokratikleştirilmeli, seçim barajı kaldırılmalı, temsilde adalet ve eşitlik sağlanmalıdır.
- Anadilde eğitim talebi karşılanmalı, düşünce, ifade özgürlükleri güvence altına alınmalı, siyasi yasaklar tümden kaldırılmalıdır.
- Etnik kökeni, dini, dili, kültürü, mezhebi, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimi ne olursa olsun Türkiye’de yaşayan herkesin anayasal yurttaşlık temelinde eşit haklara sahip olması sağlanmalı, bu anlamda kendi kültürlerini yaşatmaları ve geliştirmeleri anayasal güvence altına alınmalıdır.
- Köyünden göç ettirilmiş olanların köye dönüşünü sağlayacak şekilde yasal düzenlemeler gözden geçirilmeli, göç etmiş olanların yerleştikleri yerlerde insani yaşam koşulları geliştirilmelidir.
- Koruculuk sistemi kaldırılmalıdır.
- Hem sorunun çözümü hem de Türkiye’nin demokratikleşmesine hizmet etmesi açısından yerinden yönetim ilkelerinin doğrudan demokrasi temelinde, toplumcu bir anlayışla geliştirilmesini, yerel halk meclislerinin yönetsel yetkilerle donatılmasını amaçlayan ve merkezin yetkilerinin yerel yönetimlere devri kapsamında idari, siyasi düzenlemeler gerçekleştirilmelidir.
- Ekonomik eşitsizliği, yoksulluğu ve işsizliği giderebilmek için kamu kaynaklarının bölgeye aktarılması sağlanmalı, toprak reformu yapılmalıdır.
ANKARA