
Ankara merkezli olarak KESK ve bağlı sendikalara yönelik operasyonda tutuklanan sendikacılara yenileri eklendi. Önceki sabah Ankara Adliyesi'ne sevkedilen 13 sendikacı gün boyu süren savcılık işlemleri ardından tutuklanma talebiyle Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği'ne çıkarıldı. Aralarında KESK Genel Başkanı Lami Özgen'in de bulunduğu 7 sendikacı serbest bırakılırken, 6 KESK'li yönetici ise tutuklandı. Arkadaşları gibi Sincan F Tipi Cezaevi'ne gönderilen sendikacılar, Adliye çıkışında zafer işareti yaparak, "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganları attı.
70 sendikacı tutuklu
Soruşturma kapsamında Tüm Bel-Sen ve SES Genel Sekreteri'nin de bulunduğu 22 sendikacı daha tutuklanmıştı. Son operasyonla birlikte tutuklu KESK'lilerin sayısı 70'e yaklaştı.
Özgen'den 'mücadeleye devam' mesajı
KESK Genel Başkanı Özgen, adliye çıkışı kendilerini bekleyen sendika üyelerine seslendi. KESK'e bağlı sendika yönetici ve üyelerinin tutuklanmasını eleştiren Özgen, "Son bir kaç ay içinde arka arkaya KESK'e yönelik geliştirilen operasyonlar KESK'in yürütmüş olduğu fiili meşru sendikal mücadeleye yönelik KESK'in içinde bulunan devrimci, demokrat, yurtseverlere yönelik geliştirilen bilinçli, kasıtlı ve programlı yönelimlerdir. Bu yönelimlerle yürüttüğümüz sendikal haklar ve özgürlükler mücadelesini kriminalize etme, içselleştirme, gözden düşürme, etkisiz hale getirme ve bize geri adım attırma ve boyun eğdirmeye yönelik olduğunu biliyoruz. Ama öyle bir mücadele geleneğinden geliyoruz ki asla ve asla sonucu ne olursa olsun, yönelimler ne olursa olsun, bize karşı yürütülen bu baskılara karşı dün boyun eğmedik, bugün de boyun eğmedik, yarın da boyun eğmemeye devam edeceğiz" dedi.
Sendikacılar da yaptıkları eylemlerle "mücadeleye devam" mesajı vermeyi sürdürüyor. Galatasaray Meydanı'nda biraraya gelen KESK İstanbul Şubeler Platformu üyeleri, önceki gün "Baskılar bizi yıldıramaz", "İşte sendika işte KESK" sloganlarıyla Taksim Meydanı'na yürüdü. Antep'te Yeşil Su Parkı'nda yapılan basın açıklamasında, "Yandaş sendika ve örgütlerdeki gibi KESK'in içine de uyumlu, çıkarcı 'beyaz Kürtler' yerleştirilmek isteniyor" denildi.
AB: Endişeliyiz
Öte yandan Avrupa Birliği(AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle, Türkiye'de 'KCK' adı altında yürütülen soruşturmalardan endişe duyduğunu açıkladı.
Füle, aralarında Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Ağı üyesi Osman İşçi'nin de bulunduğu bir grup sendikacı ve insan hakları eylemcisinin tutuklanmasını "endişeyle öğrendiğini" belirtti. AB Komisyonu'nun Türkiye'de insan hakları savunucuları, sendikacılar, avukatlar ve gazeteciler aleyhine ve çoğunlukla 'terörle" ilgili suçlamalarla açılan davalardaki artışı not ettiğini dile getirdi. Temel hak ve özgürlük ihlallerine yol açan 'terör ve örgütlü suçlarla' mücadeleyi düzenleyen yasaların en kısa sürede değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
ITUC: Sendikacılar 'terörist' değil
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu(ITUC) yayımladığı bir açıklamayla sendikacılara yönelik operasyona sert tepki gösterdi. ITUC Genel Sekreteri Sharan Burrow, “Sendikacıların gözaltına alınması, tutuklanması ve her şeyden önce temelsiz kriminalize edilmesini kabul edemeyiz. Hükümetin sendikaları terörist örgüt olarak sınıflandırmaktan derhal vazgeçmesi gerekiyor. Sendikaların tutuklanmaktan korkmadan meşru rollerini oynama hakkına sahip olmaları gerekiyor” dedi. Türk yetkililere de mektup yazan ITUC, Türk Başbakan Recep T. Erdoğan’dan tutuklu sendikacıları "derhal ve koşulsuz serbest bırakmalarını" istedi.
Fransız Sendika Union Syndicale Solidaires ise şu açıklamayı yaptı: "Sendikacılara, öğrencilere, gazetecilere, Kürt siyasi militanlara yönelik keyfi gözaltılar ile Türk makamlarınca sendikal hareket, dernek, Kürt hareketi ve genel olarak tüm muhalefet biçimlerine karşı yürütülen toplu tutuklamaları sert bir dille kınıyoruz."
HABER MERKEZİ