Hilal Kaplan akil hanım kızımızın geçenlerde kendi hesabından geçtiği twit aynen şöyle: “PKK, ‘Bağımsız Kürdistan’dan, devrimci halk savaşından Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Şartı’na gelmiş; zat hala Erdoğan diz çöktü diyor :))”
Erdoğan’ın akillik görevi verdiği Kaplan, meseleyi çok yanlış anlamış. Daha doğrusu zaten anladığı şeyi artık alenen yapıyor. Ve bu kadın sözde insanları barıştıracak, sözde empati kurmaları için çalışacak. Bazı şeyleri uzatmanın manası yok. Herkesten özür dileyerek ve hiç bir yoruma gerek duymadan sormak istiyorum: Sen gerizekâlı mısın Hilal?
Bu soruyu sormak doğal bir hakkım çünkü “akil” sıfatını nasıl kendinde görüp bunun üzerinden kendini var edebiliyorsan, zıddını da bünyende barındırman gayet diyalektik bir durum. Sorumu ciddiye alırsan sevinirim. Bir halkı böyle aşağılamak senin görevin değil.
**
Erdoğan, Japonya’nın, 2020 Olimpiyatları için Türkiye’ye rakip durumda olduğunu belirterek, “Tokyo’da olimpiyatlar konusunda bize rakip olarak görünüyor ama ben Sayın Başbakan’a ‘çekilin’. Bu olimpiyatı da biz yapalım’ dedim. Herhalde Tokyo Valisi’ne bu talimatı verecektir” demiş.
Alışmış kudurmuştan beterdir derler ya. O mesele sanırım. Utanmasa koca ülkeye de “sınır dışına” çekilin diyecek.
**
Duyanlar duymayanlara anlattı mı Türkiye denen yavru cinnet vatanında “İşten çıkarma stratejileri” adlı bir panelin düzenlenmek istendiğini. Protestolar sonucu iptal oldu… Duyurusu şöyle idi: “Çalışma Bakanlığı bürokratları 27 Nisan’da patronlara 650 lira karşılığında “İşten çıkarma stratejileri” eğitimi verecek. “Çalışma”dan sorumlu Genel Müdür ile “Sosyal Güvenlik”ten sorumlu müdür yardımcısının katılacağı toplantıda patronlara daha maliyetsiz işten çıkarma teknikleri anlatılacak.”
Evet, evren bir patlama sonucu oluştu. Ya da oluşmadı ama işte o tepkime sırasında kaybolan parçacıkları var ya! İşte onlar size çarpar inşallah… Bu arada yeri değil ama ilgili konu başlığımız ile direk ilgili olduğu için hatırlatmadan da geçmek istemem. Gümrük ve bilmem ne bakanı Hayati Yazıcı kendisine işten çıkarılma ile ilgili dert yanan ve işten çıkarıldığını söyleyen adama ne cevap verse iyidir?
Zalim şöyle buyurmuş: “17 ay çalıştım, çok teşekkür ederim. Emeğimin karşılığını aldım demeni beklerdim”
Hani şarkıda diyor ya “rızkımı veren hudadır, kula minnet eylemem!”… Çok teşekkürler Hayati Saçmalayıcı…
**
Doğan Yayın İlkeleri Kurulu, Onursal Başkan Aydın Doğan başkanlığında yaptığı toplantıda yayın ilkelerine uyum konusunda olumlu gelişmeler yaşandığı belirtilerek, “Çözüm sürecine evrensel gazetecilik ilkeleri içinde destek veriyoruz” denildi.
Külliyen yalan! Bu açıklama yaklaşık 10 gün önce yapıldı. Özellikle yayınlarını takip ettim düzenli olarak. Bu dev araştırmamdan yola çıkarak size bildiriyorum: Külliyen yalan! Evrensel adilik ilkeleri dışında bişi yok bunlarda. Çok basit bir tezimdir. Türk medyasının ve özellkle internet sitelerinin (sadece aydın doğana bağlı kurumlar da olsa yeter) dilini, tarzını ve kewaşeliğini sadece 1 hafta değiştirin. Bak her şey nasıl tepetaklak oluyor, her şey nasıl 156 derece ters dönüyor.
**
MHP Diyarbakır İl Başkanı Tayyar Karakoç basın toplantısında gelen gazetecilere 50’şer TL’lik rüşvetinden sonra sesi çıkmadı. Sanırım paraları bitti ve kapattılar partiyi…
**
Milyarlarca insanın artık yaşamlarının bir parçası haline gelen sosyal paylaşım ağları, yoğun ve karmaşık sistemleri nedeniyle insan beyninin farklı bir şekilde işlemesine yol açıyor. California Üniversitesi’nin “duyguların hafıza üzerine etkisi”ni ölçmek amacıyla gerçekleştirdiği araştırmalarda, deneklerin hafızasını etkileyen unsurlar incelenmiş. Bir yanda sıkça duyulan sözcük öbekleri, okunabilen sözcük öbekleri, diğer yanda facebook iletilerinin insanların hafızasında ne kadar yer ettiği ölçüldü. Sosyal paylaşım ağlarından alınan sözcük öbeklerinin görseller de dahil olmak üzere, insan belleğinde daha fazla yer edindiği, bu araştırmalar sonucunda elde edilen veriler arasında.
Kürtlere dair sonuç kısmını alıp inceledim. Belleğin yüzde 89’u “Hewal Kürtsen bu sayfayı beğen” geriye kalan 11’lik kısım ise bomboş. Ne kadar xoşuz değil mi!
Kim bu cinnet vatanın uğruna olmaz ki...
1 Mayıs gösterdi ki bu ülke tam bir çukur. Hatta çukurun dibidir.