Kanada’da yerliler peş peşe intihar ediyor. Kanada hükümeti de çok üzgün! BBC’nin haberine göre ‘Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise Twitter'dan yazdığı mesajda durumun çok üzüntü verici olduğunu ve yerli halkların yaşam standartlarını yükseltmek için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

Kanada Sağlık Bakanlığı da bölgeye, aralarında iki psikoloğun da bulunduğu bir krizle mücadele ekibi gönderdi.

Ontario eyaletindeki Attawapiskat kabilesinde Mart ayında 26 intihar girişimi olduğu, geçen Eylül ayından bu yana intihara kalkışanların sayısının ise 100'ü aştığı bildiriliyor.’

Kimlik, yaşam standartlarını yükseltmek ve iki psikolog. Üzüntü ve muz kabuğu. Kanada hükümetinin tavrı tipik bir burjuva hükümeti kavrayamama durumu. Kimliği daha iyi marka bir otomobil ya da telefon, belki biraz yardım artışı, üç genci daha yüksek bursla üniversiteye almak ve bunları yaptıktan sonra da biz her şeyi yaptık bak hala suç işliyorlar ve en çok uyuşturucuyu onlar içiyor ve uyuşturucu satıcısı hep yerliler diyerek ve sanki satın alanlar beyazlar değilmiş gibi dudak bükmek. Bu kadar şey yapmalarına rağmen uyum! Sağlayamayan yerlileri psikologlara havale etmek. ‘Şuraya uzanın ve bu kapitalist sistemden neden memnun olmadığınızı anlatın?’, ‘Hı hı’, ‘ Bakın Phone 7 telefonunuz var neden hala mutlu değilsiniz?’ ‘Halbuki kendi danslarınızı edebiliyorsunuz. Dilinizi konuşabiliyorsunuz. Daha ne istiyorsunuz?’… Sonra rapor yazıp, evine dönüp, kendi mutsuzluğu üzerine kendi kapısını kapatmak. Bütün olacaklar bu.

Her kimliği kendi mal, mülk ve hiyerarşiden oluşan kapitalist kimlikle aynı zanneden bir hükümetin, uzmanlarının hiçbir zaman anlayamayacağı şeyler bunlar. Özgürlüğü hiç yaşamamış bir kümes hayvanına ay ışığı altında yatabilmenin güzel olduğu nasıl anlatılabilir ki? Güvenlik için özgürlükten tamamen vazgeçen koca bir dünyanın ortasındakilerin, ‘yokluk ve hiçlik’ içinde yaşamaktansa ölmeyi tercih edenleri anlayabilme şansları var mı?

Katliam ve cinayetlerle imha edilmeye çalışan bir kimlik yerine üzüntü ve nezaket ile toplama kamplarına doldurularak imha edilen bir kimliğin, bir halkın intihar ederek –paradoksal ama- var olmaya çalışması çok çarpıcı değil mi? Bu yüzden burada neredeyse 10 yıldır anlatmaya çalıştığımız mekanın kimlikle ve yaşamla olan bağının bugün açıkça TOKİ toplama kamplarıyla taçlandırılması, kendi mekanlarımızı yaratmanın ne kadar önemli olduğunu bir kere daha gösterdi. Fakat ne yazık ki biz hala sempozyum ve konferanslarla lafla peynir gemisi inşa etmeye devam ediyoruz.  

Kanada’da ‘Her şeye sahip’ yerlilerin sürekli intiharları kentlerin ve toplama kampları bir intihar mekanından başka bir olmadığını çok açık gösteriyor. Etrafı kamera hendekleriyle çevrili güvenlikli sitelerinizde çocuklarınıza ‘Yerli’ isimleri vererek kimliklerini koruyabileceklerini ya da gelecekte intihar etmesini önleyebileceğinizi mi sanıyorsunuz?