Irkçı saikle hareket eden Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütünün işlediği 10 cinayetin baş sanığı Beate Zschäpe, şimdiye kadar görülen 300'den fazla duruşmanın ardından 29 Eylül Perşembe günü ilk kez ifade etmişti. Zschäpe, daha önce kendini tanımladığı nasyonal sosyalist düşüncelere şimdi mesafeli ve yanlış davranışlarını için de üzgün olduğunu savunmuştu. "Bugün artık insanları etnik köken veya siyasi görüşlerine değil, davranışlarına göre değerlendiriyorum'' diyen Zschäpe, kurbanların ailelerinden de özür dilemişti.


Ombudsman: Ucuz bir girişim

Ancak kamuoyunda Zschäpe’nin bu açıklamaları cezasını azaltmak için söylediğine dair yaygın bir kanı hakim. 

Alman hükümetinin NSU kurbanları ve yakınları için görevlendirdiği Ombudsman Barbara John, Beate Zschäpe'nin mahkemede verdiği ilk ifadenin inandırıcı olmadığını söyledi. Berliner Zeitung gazetesine konuşan John, davanın bitimine kısa bir süre kala Zschäpe'nin özür dilemesine şüpheli bulduğunu belirterek, "Zschäpe'nin sorumluluğu üstlendiğini söylemesinin ucuz bir girişim olduğunu ve başından sonuna kadar söylediklerini inandırıcı bulmadığını" belirtti.


‘Ne kurtarırsam kârdır’ düşüncesiyle edilmiş sözler

Kurban yakınlarının avukatı Mehmet Daimagüler de Zschäpe'nin açıklamalarını inandırıcı bulmadığını söyledi. Daimagüler, "Eğer gerçekten pişmanlık duysaydı, pişmanlığını eylemleriyle gösterirdi" diye konuştu. Müvekkillerinin şimdiye kadar yakınlarının neden seçildiğini ve öldürüldüğünü bilmediğini ifade eden Daimagüler, Zschäpe'nin şimdi "ne kurtarırsam kârdır" düşüncesiyle hareket ettiğini söyledi.


10 cinayetle suçlanıyor

Savcılık Zschäpe'yi 2000-2007 yılları arasında "yabancı düşmanlığı" saikiyle 8’i Türkiyeli 10 kişiyi öldürmekle, banka soymakla ve bombalı saldırılar düzenlemekle suçluyor. Suç ortakları Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt'ın 2011 yılında şüpheli bir şekilde ölü bulunmasından sonra Zschäpe davanın hayattaki ‘tek sanığı’ olarak yargılanmaya başlanmıştı. Cinayetlerle ilgili dava Münih Eyalet Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor. 


 MÜNİH