Kimse yanlış hesap yapmasın

  • PKK Yürütme Komitesi: Hiç kimse, ‘PKK zayıf düştü’ gibi yanılgılı bir hesap yapmamalıdır. PKK’nin Kürdistan’ın neresinde olup neresinde olmayacağını saraylarda oturanlar değil, Kürt halkının iradesi ve desteği belirlemektedir.

Mevcut AKP-MHP faşist iktidarının, DAİŞ, ÖSO ve El Kaide’den farkı olmadığını hatırlatan PKK Yürütme Komitesi, bu iktadarın bir yandan Kürt soykırımını yürütürken, diğer yandan da başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir yanına faşist terör ihraç etmeye çalıştığını belirtti. Şimdi Dağlık Karabağ’dan Avusturya’ya, Libya’dan Fransa’ya, Afganistan’dan Avrupa’ya ve Kanada’ya kadar yaşananların, bu gerçeği doğruladığını vurgulayan Komite, işte böyle bir iktidar ile KDP yönetiminin içine girdiği ekonomik, siyasi ve askeri ilişkilerin, Kürtler açısından olduğu kadar, herkes açısından sorunlu ve zararlı olduğu vurgulandı.

PKK Yürütme Komitesi tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, PKK’nin 42. kuruluş yıl dönümünü kutlanarak, ‘Tecride Faşizme İşgale Son, Özgürlüğü Sağlama Zamanı’ hamlesinin büyütülmesi istendi. Kasım şehitlerinin anıldığı açıklamada, Hareket ve halk olarak yeni bir parti ayını yaşarken her alanda çok yoğun bir siyasi ve askeri mücadele yürütüldüğü; tarihi gelişmeler yaşandığı kaydedildi.

Yurtsever halkın ve devrimci-demokratik dostların, her şeyden önce İmralı işkence ve tecrit sisteminin daha fazla sürmesini reddettiği ve Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne hemen kavuşmasını istediği belirtilen açıklamada, “İmralı işkence ve tecrit sistemini artık sahipleri de kaldıramıyor ve CPT raporunda ve AKPM kararında görüldüğü gibi, bu işkence ve tecrit sistemine son verilmesi isteniyor. Bu vesileyle söz konusu güçleri kararlarına sahip çıkıp uygulanmasını sağlatmaya ve tüm özgürlükçü-demokratik güçleri de Önder Apo’ya özgürlük mücadelesini her alanda daha da geliştirmeye çağırıyoruz” denildi.

Türk iktidarı terör ihraç ediyor

Yürütme Komitesi, açıklamasını şöyle sürdürdü: “PKK olarak her zaman şunu söyledik: Mevcut AKP-MHP faşist iktidarının DAİŞ, ÖSO ve El Kaide’den farkı yoktur. Onları besleyen ve yönlendiren AKP-MHP ittifakıdır. Bu ittifak, İdlib’den Dêrik’e, Şengal’den Haftanîn’e ve Xakurkê’ye kadar Kürdistan’ın ortasında faşist-soykırımcı bir çete alanı oluşturmaya ve dünyanın dört bir yanından topladığı faşist çeteleri burada eğitip örgütleyerek bir yandan Kürt soykırımını yürütürken, bir yandan da başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir yanına faşist terör ihraç etmeye çalışmaktadır. Şimdi Dağlık Karabağ’dan Avusturya’ya, Libya’dan Fransa’ya, Afganistan’dan Avrupa’ya ve Kanada’ya kadar yaşananlar bu gerçeğin doğrulanması olmaktadır. Bu nedenle kendine anti faşist ve demokratik diyen herkesi, tüm örgüt, devlet ve partileri, son yaşananlar temelinde AKP-MHP iktidar gerçeğini doğru anlamaya ve faşist terörü bir siyaset yöntemi olarak kullanan bu işgalci ve soykırımcı güce karşı daha açık ve net tavır almaya çağırıyoruz.

TC-KDP ilişkisi sorunludur

Sadece Kürdistan’da yürüttüğü soykırımla da yetinmeyen, onunla birlikte tüm insanlığı faşist terörle tehdit eden AKP-MHP diktatörlüğü ile mevcut KDP yönetiminin içine girdiği ekonomik, siyasi ve askeri ilişkiler de Kürtler açısından olduğu kadar, herkes açısından da sorunlu ve zararlıdır. Bu ilişki TC’nin işgalci, soykırımcı ve katliamcı yüzünü maskelediği gibi, herkesi faşist terörle tehdit eden yüzünü de maskelemektedir.

KDP çağrıları dikkate almıyor

Partimizin böyle bir ilişkiye son verilerek Kürt ulusal-demokratik varlığı temelinde ilişkilerin düzeltilmesi yönündeki çağrıları mevcut KDP yönetimi tarafından olumsuz karşılanmakta ve söz konusu ilişki daha da derinleştirilerek sürdürülmektedir. Dahası bahar sürecindeki Zînî Wertê olayında görüldüğü gibi, KDP’nin gerilla bölgelerine askeri güç sevk etme ve gerillaya karşı Türk ordusu ile işbirliği yapma tutumu devam etmektedir. Xakurkê ve Haftanin’den sonra Garê çevresindeki askeri hareketlilik de bunu açıkça göstermektedir. Bu durum, Kürt ve demokrasi düşmanlarına hizmet eden bir provokasyona dönüşmüş durumdadır.

Yüzlerce şehadete neden oldu

KDP yönetiminin söz konusu provokatif davranışına ilişkin gereken siyasi tutumu KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığımız kapsamlı bir biçimde ortaya koymuştur. Askeri hareketliliğe ilişkin de HPG Merkez Karargah Komutanlığımız halkımızı ve demokratik kamuoyunu sürekli bilgilendirmektedir. Bunlar, Özgürlük Hareketimizin görüş ve tutumlarını yeterince ifade etmektedir. Söz konusu provokasyon karşısında Kürt halkının ve demokratik kamuoyunun, başta KNK olmak üzere ulusal-demokratik Kürt parti, örgüt ve şahsiyetlerinin ortaya koyduğu tepki önemlidir ve Hareketimiz tarafından dikkate alınıp saygıyla karşılanmaktadır. Bu temelde üzerine düşenleri yapacağına dair verdiği sözün de her zaman arkasındadır.

Şu da çok iyi bilinmelidir ki, doğrudan veya dolaylı olarak KDP tarafından verilen istihbarat sonucunda TC devletinin yaptığı saldırılarda yüzlerce özgürlük fedaisi şehit düşmüştür. Bu durumu vicdan sahibi hiçbir Kürt’ün kabul etmesi mümkün değildir.

PKK’nin gücünü sınamayın

Hiç kimse PKK’nin gücünü sınamaya kalkmamalı ve ‘PKK’nin zayıf düştüğü’ gibi yanılgılı bir hesap yapmamalıdır. PKK’nin Kürdistan’ın neresinde olup neresinde olmayacağını saraylarda oturanlar değil, Kürt halkının iradesi ve desteği belirlemektedir. PKK sevgi ve saygıya önem veren bir harekettir; ancak muhataplarından saygı gördüğü oranda onlara saygı duyduğu da bilinmek durumundadır. Son yaşadıklarımız bize bir kez daha göstermiştir ki, sömürgeci-soykırımcı zihniyet ve siyasete karşı mücadele, iş birlikçiliğe ve ihanete karşı mücadeleden ayrılmamaktadır. Partimiz, tutarlı tüm Kürt yurtseverlerini böyle bir ulusal-demokratik çizgide birlik olmaya ve tutum geliştirip mücadele etmeye çağırmaktadır.  BEHDİNAN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.