- Meclis’te kabul edilen çerçeve yasayı desteklediklerini açıklayan Kuzey Kürdistan'daki 16 baro, kalıcı barışın yalnızca ceza hukuku düzenlemeleriyle sağlanamayacağını vurguladı.
Semsûr, Agirî, Êlih, Çewlig, Bedlîs, Dêrsim, Amed, Colemêrg, Îdir, Qers, Mêrdîn, Mûş, Sêrt, Riha, Şirnex ve Wan baroları, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis'ten geçen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunu"na dair ortak açıklama yaptı.
Yaklaşık yarım asırdır on binlerce insanın yaşamını yitirmesine, derin toplumsal acılara, zorunlu göçlere ve ağır ekonomik bedellere neden olan çatışma ortamının kalıcı biçimde sona erdirilmesine yönelik her samimi hukuki ve demokratik adımı tarihi bir fırsat olarak değerlendirdiklerini belirten barolar, "TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’, hukuk tekniği ve kapsamı bakımından geliştirilmesi gereken yönleri bulunmakla birlikte, silahların tamamen susmasını ve sorunların hukuk ile demokratik siyaset zemininde çözülmesini hedeflemesi bakımından tarihi bir adımdır” denildi.
Eksikleri giderilmeli
Kalıcı barışın, yalnızca ceza hukuku düzenlemeleriyle sağlanamayacağının açıklığını vurgulayan barolar, açıklamasını şöyle sürdürdü:
* Sürecin; hukukun üstünlüğü, şeffaflık, toplumsal adalet ve demokratikleşme temelinde ilerlemesi, temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ve toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla desteklenmesi gerekiyor.
* Kanunun uygulamada farklı yorumlara yol açabilecek hükümlerinin açık ve öngörülebilir hâle getirilmesi, kapsamının netleştirilmesi ve eşit uygulamayı sağlayacak objektif ölçütlerin belirlenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
* Eksikliklerinin evrensel hukuk ilkeleri doğrultusunda giderilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerimizi saklı tutmakla birlikte; ülkemizin uzun yıllardır özlemini duyduğu kalıcı barışa katkı sunabilecek bu düzenlemeyi tarihi bir fırsat olarak görüyor ve ilkesel olarak destekliyoruz. AMED
***
Şimdiki aşamaya da mücadeleyle gelindi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Örgütlenmeden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Elif Bulut, 'çerçeve yasa'nın, uzun mücadelelerin sonucunda gelinen bir başlangıç noktası olduğunu söyledi.
JINNEWS'ten Nazlıcan Nujin Yıldız'a konuşan Bulut, “Bu kadarıyla kalacak diye bakmıyoruz. Zaten bakarsak mücadele bitmiş demektir. Şimdiki aşamaya, mücadeleyle gelindi. Bu adımın devamı, hep birlikte yürüteceğimiz mücadeleyle attıracağımız güçlü adımlarla mutlaka gelecek. En azından bir başlangıç olarak görüyoruz. Kimse mücadeleden vazgeçmiyor. Yüzyıllık inkâr politikasının bitmesi, Türkiye halklarına bir rahatlama getirecek. Herkes için kıymetli bir şey" dedi.
Rêber Apo'nun statüsü
Bu sürecin başmüzakerecisinin ve yürütücüsünün Rêber Apo olduğunu belirten Elif Bulut, bu nedenle statüsünün çok önemli olduğunu vurguladı. Elif Bulut, “Bu statünün netliğe kavuşamamış olmasını eksiklik olarak görüyoruz fakat göreceli bir değişiklik, bir rahatlama mutlaka olacaktır” diye konuştu.
Kürtlerin yasal statüsü
Kürt dilinin her alanda özgürce kullanılması; Kürt kimliği ve dilinin yasal statüyle korunması gerektiğini kaydeden Bulut, şunları ekledi: "O yüzden ilk etaptaki eksikliklere odaklanıp onları tamamlamak, ikinci aşamada da demokratikleşmeye odaklanmak gerekiyor. Herkesin bu sürecin bir tarafından tutması, eksiklikleriyle birlikte alıp daha da iyiye gitmesi için çalışması lazım.” ANKARA
***
DEM Parti MYK'si görüştü
DEM Parti MYK, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis’te kabule edilen 'çerçeve yasa' ve uygulama aşamasını görüştü.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), dün Eşbaşkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları başkanlığında toplandı. Toplantıda, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan ve Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ve uygulanma süreci ele alındı. MYK’nin gündeminde ayrıca Eylül'de gerçekleştirilmesi beklenen olağan konferans ve kongre süreci ile 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında yapılacak çalışmalar ve önümüzdeki 15 günlük dönem için rutin planlamalar yer aldı. ANKARA