İHD Diyarbakır Şubesi, Kazan Vadisi’nde 22-24 Ekim tarihlerinde yaşanan saldırıda kimyasal ile katledilen 36 gerillanın durumunu yargıya taşıdı.
 Gerilla ailelerinin yaptığı başvuru üzerine harekete geçen İHD Diyarbakır Şubesi, dün HPG’li Belkız Yeşilyurt, Mahmut Bor, Enver Akçay, Mizbah Ezer, Sevcan Algünerhan, Suna Özdemir ve Aziz Balıkçı’nın aileleriyle birlikte Diyarbakır Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Adliye önünde açıklama yapan İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Raci Bilici, Çukurca Sağlık Ocağı‘nda dört gerilla için düzenlenen „ölüm muayenesi tutanağı“nda kimyasal kullanıldığı yönünde ciddi bulgulara ulaşıldığını belirterek, kömürleşmiş, yeşile benzer renk değişimlerine uğramış gerilla cenazelerinin aileleri tarafından teşhis edilemediğini belirtti. Otopsi raporunun bağımsız uzman bir heyet tarafından yapılması için Malatya Cumhuriyet Savcılığına yaptıkları başvurunun reddedildiğini hatırlatan Bilici, „Otopsilerin yeniden yapılmasını, bu otopside Türkiye Tabipler Birliği Merkez Konseyi’nden veya Türkiye İnsan Hakları Vakfı, bu da olmuyorsa Adli Tıp Uzmanları Derneği ya da üniversiteler bünyesinde kurulmuş Adli Tıp Kurumları’nın görev alacağını belirttik. Ama ne yazık ki savcılık herhangi bir cevap vermeyerek bu talebimizi kabul etmedi“ dedi.

AİHM’e gideriz
Ailelerin „kullanılması yasak olan kimyasal silahların kullanılmış olabileceği“ şüphesiyle kendilerine başvurduklarını belirten Bilici, devlet yetkililerine şu çağrıda bulundu: „Eğer gerçekten bu tür silahların kullanılmadığına dair kendinize güveniyorsanız bu bağımsız kuruluşların çalışmasına izin verin. Bu iddialar karşısında en azından siz de temize çıkmış olursunuz.“
Bu konunun takipçisi olacaklarını ifade eden Bilici, „Buradan sonuç almasak bile AİHM’e kadar götüreceğiz“ dedi.

Cenazeye saygı
Cenazeler üzerinde ciddi tahribatlar olduğunu vurgulayan Bilici, uluslararası evrensel hukuk ilkelerine uyulmasını, kim olursa olsun öldürülen kişinin cenazelerine saygı gösterilmesi gerektiğini kaydetti.
Basın açıklamasına Diyarbakır Tabip Odası, BDP Diyarbakır il ve ilçe yöneticileri, Barış Anneleri İnsiyatifi, MEYADER yöneticileri ile ‘KCK davası’nı izleyen uluslararası heyet de katıldı. Ardından İHD yöneticileri savcılığa suç duyurusunda bulundu.

4 cenaze karıştırıldı
Bir buçuk ayı aşkın süredir DNA test sonuçları açıklanmadığı için çocuklarının cenazelerini alamayan gerilla aileleri de yeni bir skandalla sarsıldı. Yandıkları ve parçalandıkları için aileleri tarafından teşhis edilemeyen gerilla cenazelerinden 4’ünün karıştırıldığı ortaya çıktı. DNA test sonuçlarına göre; HPG’li Mizbah Ezer ve Oktay Çelik’in cenazeleri karıştırıldı. Ezer yerine Çelik’in cenazesini alarak defneden Ezer ailesi dün Malatya’ya giderek cenazelerini aldı. Amed’de Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verilen Oktay Çelik’in ailesi ise savcılıktan alınacak izinle cenazesini alacak. Cenazeleri karıştırılan diğer gerillalar ise HPG’li Aziz Balıkçı ile Ümit Ramazani. Balıkçı ailesi bugün Malatya’ya giderek çocuklarının cenazelerini alacak.

Bu hafta içinde açıklanacak
Malatya Şehir Mezarlığı Morgu’nda halen 15 gerillanın cenazesi bulunuyor. HPG’li Sevcan Algünerhan’ın DNA testi sonuçlanırken yurtdışında yaşayan ailesinin cenazeyi yarın alacağı bildirildi. HPG’li Suna Özdemir ve Enver Akçay’ın aileleri de çocuklarının cenazelerini almak için Malatya’daki bekleyişlerini sürdürüyor. HPG’li Saniye Mustafa’nın da (Gülbahar Kobani) DNA testinin sonuçlandığı ve telefonla bilgi verilen ailenin bugün Malatya’ya hareket etmesinin beklendiği öğrenildi. DNA testi sonuçlanmayan HPG’lilerin işlemleri ile ilgili görüşen heyete savcılık tarafından, „Elazığ Adli Tıp Kurumu’na gönderilen DNA testlerini inceleyen profesörle telefonla görüşüldüğünü ve bu hafta içerisinde tüm DNA testlerinin sonuçlanacağını söylediği“ aktarıldı.
Doğu Kürdistanlı HPG’li Geylani Reşidi (Sipan Cûdi), Ümit Ramazani (Şaho Hewraman), Leyla Halîmî (Deniz Derya) ve Gulale Yusufi’nin cenazeleri ise DNA testine rağmen İran gerekli evrakları vermediği için ailelerine teslim edilmiyor. 4 HPG’linin durumuna ilişkin uygun bir yerde definlerine ilişkin Malatya Valisi’yle görüşme yapılacağı öğrenildi.


 DİHA/AMED/MALATYA




Lice'de de vahşet


Lice'de yaşamını yitiren gerillaların cenazeleri, yanmış oldukları için aileleri tarafından teşhis edilemedi.
Amed'in Lice İlçesi kırsalında 3 Aralık'ta düzenlenen operasyonda yaşamını yitiren Amedli Agit Acer (Agit Piro), Batmanlı Tayyip Argın (Canfeda Şoreş) ve Doğu Kürdistanlı İsa Miraimilan'ın (Xeyri Durmuş) cenazeleri Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Morgu'nda tutuluyor. Gerillalardan Acer ve Argın'ın ailesi dün çocuklarının cenazesini almak için Malatya'ya gitti ancak teşhis edemedi. Cenazelerin yandığını aktaran aileler, "Kazan Vadisi'ndekine benzer bir vahşetin yaşandığını" belirtti. Morgdan çıktıktan sonra bir süre kendine gelemeyen HPG'li Agit Acer'in babası Ali Acer konuşamazken dayı Zülküf Akıncı gördüklerini paylaştı. Akıncı, "Bize gösterilen cenazelerden 2'sinin kafa kısmı yanık ve sarılıydı. Kol ve elleri tamamıyla yanmıştı. O yüzden teşhis edemedik. Bu vahşet hiçbir yerde yapılmıyor. Normal bir silahla vurulmamışlar" dedi.
HPG'li Argın'ın ailesi de cenazelerde kurşun izi olmadığını belirterek, kimyasal şüphesini dile getirdi. Her iki ailede DNA testi için kan örneği verdikten sonra Malatya'dan ayrıldı.