
* Çelik’in avukatları savunmalarında Alman ve Türk devleti arasındaki kirli ittifakı sorguladı. Türkiye’nin DAİŞ‘e destek verdiğini hatırlatan avukatlar, PKK’nin ise en etkili mücadele veren güç olduğunu vurguladı.
* Almanya’nın ‘terörist’ olarak görüp yasakladığı PKK’nin DAİŞ’e karşı büyük mücadele verdiğini vurgulayan Çelik’in avukatı, “Demokratik mücadele yürüten Kürt aktivistleri, ‘terörist’ olarak suçlamak, yargılamak ne kadar doğru” diye sordu.
Almanya’nın Türk devleti ile kirli pazarlıkları sonucu tutsak ettiği Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu’nun (YEKKOM) eski başkanı Ahmet Çelik’in ilk duruşması dün Düsseldorf kentinde görüldü.
Düsseldorf Yüksek Mahkemesi’nde saat 10:00’da başlayan duruşmaya, Kürt siyasetçi Çelik, avukatları Berthold Fresenius ve Dr. Bjorn Elberling Riel katıldı. Duruşmayı Avrupa Demokratik Toplum Kongresi (KCD-E) Eşbaşkanı Murat Ceylan, Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAVDEM) Eşbaşkanı Yüksel Koç, Van HDP Milletvekili Tuğba Hezer, Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİF), Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF), Tutsaklarla Dayanışma Derneği AZADÎ’nin temsilcileri ile Kürt dostu Alman devrimciler de izledi.
Adım Ahmedê Hemê Xelef’tir
Savcı, Çelik için hazırlanan iddianameyi başlıklar altında okudu. Ardından kimlik tespitine geçildi. Kürt siyasetçi, Ahmet Çelik adını Türk devletinin mecburiyeti karşısında aldığını, gerçek isminin “Ahmedê Hemê Xelef” olduğunu belirtti.
Ülkem Kürdistan’dır
Çelik, “Türk devletinin asimilasyoncu politikası sadece ismimle sınırlı değil. Köyümün ve ülkemin adı da inkar edilmiştir. Köyüm, Meşkina; ülkemin adı Kürdistan’dır. Kayıtlara böyle geçmesini istiyorum” dedi.
Türkiye DAİŞ’i destekliyor
Kimlik tespiti ardından Çelik’in avukatları sırayla söz aldı.
İlk sözü alan Avukat Berthold Fresenius, yaklaşık 2 saat konuştu. Av. Fresenius konuşmasında Türk devleti ve Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın DAİŞ’e destek verdiğini, Türkiye’deki diktatörlük sisteminin sonucu olan anti demokratik uygulamaları anlattı, Kürdistan’da soykırım boyutuna ulaşan katliamların yaşandığını dile getirdi. Fresenius, Türk devletinin DAİŞ’e desteğini, medyaya yansıyan haberlerle de destekledi.
PKK/YPG DAİŞ’e karşı savaşıyor
Duruşmanın ikinci bölümü ise saat 13:00’te başladı. İkinci bölümde Dr. Bjorn Elberling Riel, dünya basınında PKK ile ilgili yapılan haber ve röportajlardan örnekler verdi. Almanya’nın ‘terörist’ olarak görüp yasakladığı PKK’nin bugün DAİŞ çetelerine karşı büyük bir mücadele verdiğini vurguladı. PKK’den, YPG’den başka hiçbir gücün DAİŞ karşısında duramadığını belirten Riel, “PKK, Maxmûr örneğinde olduğu gibi sadece askeri olarak değil, psikolojik olarak da insanlara yaşam alanları yarattı. Êzîdî Kürtleri, DAİŞ kuşatmasından kurtararak yaşam koridoru sağladı. Böyle bir örgütü ve demokratik mücadele yürüten Kürt aktivistleri, ‘terörist’ olarak suçlamak, yargılamak ne kadar doğru” diye sordu.
18 Mayıs’a ertelendi
Avukatın bu konuşması duruşmayı izleyenler tarafından alkışlarla karşılandı. Avukat Riel, bütün bunların ışığında müvekkili Çelik’in suçsuz olduğunu ve beraatini istedi.
Hakkındaki iddianame ve delilleri henüz yeterince incelemeyen Ahmet Çelik ise bu duruşmada savunma yapmayacağını söyledi.
Duruşma hakimi Ahmet Çelik’in bir sonraki duruşmasına hazırlanabilmesi için hakkındaki delilleri içeren dosyaları avukatına teslim etti.
Çelik’in duruşması saat 14:00’te sona erdi. Ahmet Çelik’in ikinci duruşması, 18 Mayıs günü yine Düsseldorf Yüksek Mahkemesi Kapellweg 36, 40221 adresinde saat 9:30’da başlayacak.
Ceylan: Tutuklamalarla engelleyemezler
Duruşma çıkışında gazetemize demeç veren KCD-E Eşbakanı Murat Ceylan, Almanya’nın Kürt siyasetçilere karşı yürüttüğü siyasi operasyonları nefretle kınadıklarını belirtti. Ceylan “Bugün Düsseldorf’ta Kürt siyasetçi Ahmet Çelik şahsında Kürt halkı ve Avrupa demokrasisi yargılanmak istenmektedir. Erdoğan ve Merkel ittifakından çıkan bir sonuç olarak Almanya’da aralarında 24 yıl Türkiye zindanlarında yatan Bedrettin Kavak’ın da olduğu 10 Kürt siyasetçi tutukludur. Bu arkadaşlarımızı değil de bütün hepimizi tutuklasalar bile bulunduğumuz tüm alanları, mücadele alanları yapacağız” dedi.
Ceylan son olarak bütün devrimci ve demokratik kamuoyunu Kürt tutsaklarla dayanışmaya çağırdı.
MURAT ALPAVUT / DÜSSELDORF
Kaçma iddiası gerçek dışı
Ali Doğan, Almanya devletinin Kürtleri kriminalize politikası çerçevesinde tutuklayarak mağdur ettiği Kürt siyasetçilerden birisi. 25 Nisan’da Almanya’nın Bremen kentinde gözaltına alınan Doğan, ’Yabancı bir ülkede faaliyet gösteren terör örgütünün Almanya’daki faaliyetlerine katılma’ suçlamasını düzenleyen Anti Terör Yasası’nın 129b maddesi çerçevesinde tutuklu bulunuyor. Doğan’ın avukatı Rainer B.Ahues, müvekkilli hakkında ‘kaçma riski bulunuyor’ iddiasını şu açıklamayla çürüttü: “25 Nisan’da gözaltına alındı. 26 Nisan’dan beri, Bremen Cezaevi’nde (Bremer JVA Oslebshausen) tutuklu. Tutuklama kararı, Berlin Yüksek Mahkemesi’nin 19 Nisan’da verdiği karar ile gerçekleşti. Bu kadar kısa sürede kararın yürülüğe girmesi ve uygulanması, soruşturma makamların Ali Doğan’ın nerede olduğunu çok iyi bildiklerinin bir işaretidir.”
Doğan’ı ziyaret ettiğini belirten avukat, ziyaretçilerin Berlin Başsavcılığı tarafından onaylanması gerektiğini ifade ederek, ziyaret etmek isteyenlerin kendisine müracaat edebileceğini sözlerine ekledi.
HABER MERKEZİ