
Öcalan ile görüşmek istediklerini dile getiren Kışanak, rehine politikasının son bulduğunu görmek istediklerini söyledi.
BDP'nin çözüm sürecini sabote edecek bir konumda olmadığını ifade eden Kışanak, şöyle devam etti: "Masaya ön şartsız gelmeyi talep ediyoruz. Ön şartı ortaya koyan AKP'dir. Hiçbir ön şart koşmayın. Müzakere masasına koyduğunuz ön şartı kaldırın. Bahaneler üreterek müzakere masasını devirmeyin. Kimi nasıl kündeye getiririm mantığıyla yürümez."
CHP ve AKP'deki Kürtlere çağrı
CHP İzmir Milletvekili Birgül Güler Ayman'ın sözlerini hatırlatan Kışanak, CHP ve AKP içerisindeki Kürtlere seslendi: "Bunu kabul etmeyerek, tutum almalıdır. Bunu yapmazlarsa, bu zihniyet kendini allar pullar yoluna devam eder. AKP içinde demokrat olduğunu savunanlar, cesur olun. Safınızı net belirleyin. Barıştan yana tavrınızı ortaya koyun. Kürtler de diğer halklar gibi eşittir tavrını sizden bekliyoruz. AKP'de çözüm için irade eksikliği varsa Kürt'üm diyen; fakat doğru tavır almayan insanların sorumluluğudur."
Kongrede konuşmalar ardından faaliyet raporu okundu. Yapılan seçimlerde, Zübeyde Zümrüt ve Mehmet Emin Yılmaz, İl Eşbaşkanı seçildi.
AMED
Demirtaş: Özgürlük tek seçenek
BDP Eşbaşkanı Demirtaş, "Bu halka özgürlük dışında bir seçenek sunulma lüksü ve hakkı kalmadı. Bunca bedel ödeyen bir halk da özgürlük dışında birşeyi kabul edemez" dedi.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Zürih Kürt Derneği'nde düzenlenen halk toplantısında son siyasal gelişmeler, İmrali süreci, Paris cinayeti gibi konularda açıklamalarda bulundu. Kürdistanlılar, çeşitli sol ve Alevi çevrelerinin de ilgi gösterdiği halk toplantısınde dinleyicilerin salona sığmaması dikkat çekerken, Demirtaş'ın konuşması sık sık alkış ve solaganlarla kesildi. BDP Eşbaşkanı, dünyada ve bölgede her gücün artık Kürt halkını ve gücünü hesaba katmak zorunda olduğunu, Kürt Özgürlük Mücadelesi'nin böyle bir aşamaya büyük fedakarlıklar, acılar ve bedeller ödeyerek geldiğini vurguladı. Demirtaş "Bu halka özgürlük dışında bir seçenek sunulma lüksü ve hakkı kalmadı. Bunca bedel ödeyen bir halk da özgürlük dışında birşeyi kabul edemez. Kürt halkının en temel haklarına dair söylemlerde bile adeta sadaka veriyor gibi davranıyorlar. Bu Kürt halkının politik ve mücadele seviyesine hakarettir. Paris cinayetleri ile bunu test ettiler, bu halk yılgınlığa kapılacak, mücadeleye güvensizlik duyacak, geri adım atacak sandılar ama milyonlar kenetlendi ve Diyarbakır mitingi Kürt halkının siyasi olgunluğunun en üst seviyeye çıktığı bir eyleme dönüştü" dedi.
Demirtaş, AKP Hükümeti ile Başbakan Erdoğan'ın değişmediğini belirterek, "Biz çözüme mecbur etmedikçe de değişen birşey olmayacak" şeklinde konuştu. Demirtaş, AKP Hükümeti'nin bölge ve Kürt sorununun boyutlanarak büyümesi nedeniyle çözüme gelmek zorunda kaldığını vurguladı.
Demirtaş, Kürt halkının artık yinelmeyecek bir güç durumuna da geldiğini belirterek, "En zor dönemleri atlattık. AKP Hükümeti seçim gibi bir çok hesapla yeni sürece yaklaşabilir. Bu bizi fazla ilgilendirmiyor. Sonuçlarla ilgiliyiz. Sayın Öcalan ile yakın bir tarihte görüşme imkanımız olursa, bir çok şeyi daha sağlıklı değerlendireceğiz. Müzakere dönemleri en zorlu dönemlerdir. Sizler, bizler, bütün halkımız ve mücadele dinamikleri daha kararlı, daha emektar olacaklar. Zaten o masayı da bu kararlılığımız ve azmimiz nedeniyle oraya koydurduk" dedi.
ALİ ÖZŞERİK/ZÜRİH
Türk: Kimin gittiği önemli değil
DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, Öcalan ile başlayan görüşmelerde kurumsal olarak yer aldıklarını belirterek, "Bizim için kimin gittiği önemli değil. Sıkıntımız yok" dedi.
BDP Mardin 3. Olağan Kongresi'ne katılmak için Mardin'e giden DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, gazetecilerin son gelişmelere ilişkin sorularını cevapladı. Türk, Demirtaş'ın İmralı'dan veto aldığı iddiaların bazı yazarlar tarafından ortaya atıldığını ve gerçeği yansıtmadığını söyledi. Türk, "Bizim için kimin gittiği önemli değil. Biz eğer bu işin içinde olacaksak kurumsal olmalıyız. Gitmesi gerekeni partimiz tespit eder. DTK tespit eder. Bizim söylediğimiz budur. Kim giderse gitsin arkadaşlarımız oradaki tartışmaları, düşünceleri olduğu gibi aktarır. Bizim bir sıkıntımız yok" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın kendisine yönelik eleştirilerine de cevap veren Türk, "Toplumsal gerçekleri, halkın hassasiyetini dile getirme gibi bir sorumluluğumuz var. Barışçıl bir sürecin gelişmesinin başladığı ve kapıların aralandığı bir süreçte 50 uçakla Kandil'i bombalarsanız toplumda bir güvensizlik yaratılmış olur. Ancak karşılıklı hassasiyetle yol alabiliriz" dedi.
MARDİN