2 yıl önce kurulan Zürich-Amed Kardeşlik Köprüsü, Zürich Parlementosu önünde Belediye Başkanı Corine Mauch’un da katılımıyla bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Gültan Kışanak şahsında bütün belediye başkanları ile parlementerlere özgürlük istiyoruz” çağrı yapıldı.
ABİDİN ÇETİN / ALİ ÖZŞERİK / ZÜRİH
Bundan iki yıl önce iki belediye arasında, Zürich Belediye Başkanı Corine Mauch, Amed Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın katıldığı bir törenle Zürih-Amed Kardeşlik Köprüsü kurulmuştu. Taraflar iki kent arasında çeşitli projeler kararlaştırarak her alanda işbirliğini geliştireceklerini deklare etmişlerdi. Gültan Kışanak ve Firat Anlı bu görüşme sonrası döndükleri Türkiye’de tutuklanmışlardı. Söz konusu gelişmeden sonra Kardeşlik Köprüsü, temel hedef olarak başta Gültan Kışanak olmak üzere, bütün Belediye başkanları ile parlamenterlerin serbest bırakılmasını benimsemiş ve etkinliklerini bu yönde sürdürmüştü.
Perşembe günü Parlamento önünde düzenlenen etkinlik, resmi ve temsili düzeyde en yüksek katılımıyla dikkatleri çekti. Eyleme, Zürih Belediye Başkanı Corine Mauch başta olmak üzere Sosyal Demokrat Parti (SP) Zürih vekili Marco Denoth, Yeşiller Partisi (Grüne) grup başkanı Markus Kunz, Alternatif Liste (AL) Grup başkanı Andreas Kirstein, Zürih-Amed Kardeşlik köprüsü koordinatörü Urs Säckinger, Zürih Meclis parlamenterleri, Beritan kadın Meclisi, Medico İnternational-İsviçre, Solifonds temsilcilerinin yanı sıra onlarca kişi katıldı.
Etkinlikte yapılan konuşmalarda her ayın ilk Çarşamba günü Türkiye’deki siyasi tutsaklara özgürlük için nöbet eylemi yapılacağı belirtildi. Etkinliğe katılan temsilciler şunları söyledi.
Defalarca çağrıda bulundum
Coriene Mauch (Zürih Belediye Başkanı): “Gültan Kışanak’ın hukuk devleti ve demokrasi için göstermiş olduğu direniş ve duruştan çok etkilendim. Genelde Kürt halkının temsilcilerine yönelik yapılan tutuklama furyasında sebep olarak gösterilen terör örgütüne üye olmak ya da terör örgütü adına çalışmak bahanesinin hukuk devleti çerçevesinde ne kadar geçerli olduğu tartışmalıdır. Görüşmelerimiz den sonra sayın Anlı’nın ve Sayın Kışanak’ın demokrasiye, demokratik değerlere ve saydam siyasete ne kadar bağlı olduklarını şahit oldum. Bundan dolayı Sayın Kışanak’ın derhal serbest bırakılması için defalarca açıklamalarda bulundum. Sayın Kışanak’ın bir an önce özgür olmasını ve derhal Belediye Başkanlığı görevine dönmesini arzu ediyoruz. Kendisine dayanışma duygularımızı iletiyoruz. Cesaretiyle ve duruşuyla tekrar özgür olacağını ve Belediye Başkanlığı görevine döneceğine olan inancımızı buradan tekrar belirtmek istiyoruz.”
Tutuklanma nedeni: Çözüm talebi
Urs Säckinger (Kardeşlik köprüsü Temsilcisi ): “Bu kardeşlik ve dayanışma Köprüsü oluşturulması çalışmaları Sayın eşbaşkanların tutuklanmasından sonra maalesef sekteye uğradı. Geriye dönüp son 2 yıldaki gelişmelere baktığımızda Türkiye’de 150 bin kamu çalışanı işinden edildiğini ve 60 bin kişinin tutuklandığını görüyoruz. Türkiye’nin Rojava’da sürdürdüğü savaşın aynısını Kuzey Kürdistan’da da yürüttüğüne şahit olmaktayız. Gültan Kışanak’ın tutuklanmasına sebep olarak çok absürt gerekçelerin gösterildiğini şahit oluyoruz. Bugün burada toplanmamızın nedeni 8 Ekim’de yapılacak olan Gültan Kışanak’ın duruşmasında serbest bırakılmasını talep etmektir. 12 Eylül askeri cuntası dönemde tutuklanan ve ağır işkencelere maruz kalan Gültan Kışanak’ın bugün tekrar tutuklanmış olmasının nedeni Kürt sorununa siyasi çözüm talebinde bulunmuş olmasıdır. Gültan Kışanak’ın Kürt sorununa siyasi çözüm önermesi cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi ve çevreye olan duyarlılığından dolayı yapmış olduğu siyasi çalışmalarının tutuklanmasına bir neden olarak gösterilmesi kabul edilemez. Buradan tüm dayanışma duygularımızla Gültan Kışanak’ın bir an önce özgür olması ve Zürih ve Amed kardeşlik Köprüsü çalışmalarının tekrar başlamasını arzu ediyoruz.”
Görmek istemediklerimiz yaşanıyor
Marco Denoth (SP Zürih Başkan Yardımcısı): “İsviçre sosyal Demokrat Partisi Zürih örgütü olarak tüm dayanışma duygularımı buradan iletmek istiyorum. Maalesef günümüzde Rojava’da ve Kürdistan da görmek istemediğimiz olumsuzluklar yaşanmaktadır. Tüm içtenliğimle Gültan Kışanak’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşup tekrar Zürih’e gelmesi ve Zürih Diyarbakır Kardeşlik Köprüsü çalışmalarının tekrar devam etmesini arzu ediyorum.”
‘Türkiye silah satışı durdurulmalı’
Markus Kunz (Zurich Yeşiller Fraksiyonu Başkanı): “Yeşiller Partisi olarak Türkiye’deki anti-demokratik uygulamalara karşı geliştirilen direnişi ve muhalefeti saygıyla karşıladığımızı ve desteklediğimizi belirtmek istiyorum. Türkiye maalesef Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde tüm anti demokratik uygulamaların olduğu ve devlet terörünün uygulandığı bir ülke haline gelmiştir. İsviçre Bütün bunlara rağmen hala Türkiye’ye her türlü askeri mühimmat ve teçhizat satışına devam etmektedir. İsviçre hükümeti kanunların arkasına saklanarak bunu yapmaktadır ve bu konunun konuşulmasından yana değiller. İsviçre hükümetinden Türkiye gibi antidemokratik bir ülke ile tüm ticari ilişkilerini sonlandırması talep ediyoruz. Gültan Kışanak ın tutuklu olmasını şiddetle protesto ediyoruz ve Kürt halkının meşru haklarını bir an önce kavuşmasını talep ediyoruz.
Avrupa kendi değerlerine ihanet ediyor
Andreas Kirstein (AL Şehir Meclisi Grup Başkanı ): “Gültan Kışanak’ın tutuklanması ve daha birçok haksız tutuklamaların ve antidemokratik uygulamaların Türkiye’de yaşanmasında Avrupa Birliği ve İsviçre’nin de suçu olduğunu belirtmek istiyorum. Türkiye’nin stratejik konumundan dolayı NATO üyeliği ile ilgili olarak bir sorun yaşanmaması için Avrupa Birliği ülkelerinin Avrupa değerlerine ihanet ettiklerini görüyoruz. Bugün Türkiye büyük bir cezaevine dönüşmüş durumdadır. Bugün Türkiye’deki tutuklamalar ve baskılar sadece Türk vatandaşlarına yönelik değil aynı zamanda İsviçre ve diğer Avrupa ülkelerini vatandaşlarına da yönelmiş durumdadır. Bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen diktatör Erdoğan’ın bir devlet başkanı olarak ağırlanıyor olması, Türkiye’ye tatile gidiliyor olması, tüm diplomatik ilişkilerin hala devam ediyor olması ve silah satışının devam ediyor olması bir skandaldır.”