Sonda söyleyeceğimi merak edenler için en başta söyleyeyim, hepimiz için üzgünüm ama artık verilerimiz hiç de kişisel değil. Peki Google Chrome’un sizi dinlediğini, Samsung marka telefonunuzun internet bağlantısını kapatsanız dahi konum bilginizi kayıt altına aldığını biliyor muydunuz? Bakmayın Türkiye’de kişisel verilerin korunması adlı bir kanun çıktığına veya benzer şekilde Avrupa Birliği tarafından General Data Protection Regulation (Genel Data Koruma Regülasyonu) yayınlandığına aslında birey olarak bizlerin verileri şirketler ve devletler tarafından izleniyor ve G.Orwell’in „1984“ romanında tasvir edilmiş bir durum çoktan oluşmuş durumda. Karamsar bir tablo çizdiğimin farkında olmakla beraber internet tarayıcısını açtığımız anda gerek internet sağlayıcısı telekom şirketi tarafından olsun gerekse de internete bağlanmak için kullandığımız cihaz aracılığıyla olsun tüm davranışlarımız ve bunun sonucunda ürettiğimiz veriler izlenebilmektedir. Bunun altında yatan nedenin de kapitalist modernite perspektifinden yapılan geleceğin petrolünün “veri” olduğu değerlendirmesi olduğunu da belirtebiliriz. Düşünün petrol için her türlü kirli savaşa tereddütsüz girenler, kendilerine çıkar sağlayacak veriler için neler yapmaz.
Günümüz dünyasında vatandaşların konum verisine takmış ve onları izleme konusunu en ileri noktaya getiren ülkenin Çin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Şu anda ülkelerinin çeşitli köşelerine monte edilmiş 170 milyon adet güvenlik kamerası bulunmakta ve yüz tanıma sistemini içeren bu kameralar yardımıyla kişilerin hareketleri an be an izlenebilmektedir. Arabanızda olsanız bile kimlik bilgileriniz ile plaka bilginiz eşleştirildiği için yine izlenmek durumunda kalıyorsunuz. BBC muhabirinin yaptığı bir deneyde sisteme şüpheli olarak tanımlandıktan 7 dakika sonra polisler tarafından göz altına alınmış. Çin bunu güvenlik ve kamu huzuru için yapıyoruz diye pazarlasa da aslında vatandaşlarına dev bir açık hava hapishanesi inşa ediyor desek abartmış olmayız. Ne kadar tanıdık değil mi?
Çin bunu göstere göstere yapsa da diğer ülkelerin bunu işletim sistemleri, anti virüs yazılımları ve hatta bilgisayar parçaları aracılığıyla yaptığını unutmamak gerekiyor. Bugünlerde yoğun bir şekilde kullandığımız cep telefonları, bunlara yüklediğimiz uygulamalar ve hatta uygulamaların içerisinde izin verdiğimiz eklentiler ile verilerimizin toplanmasına ve işlenmesine biz izin verip gönüllü olarak ortak oluyoruz. 2018 yılı başında Facebook sosyal medya platformu içerisinde geliştirilen bir anket uygulaması kullanılarak 87 milyon kullanıcının ve arkadaşlarının verisi izinsiz alındı ve Trump’ın seçim kampanyasında kullanılmak üzere ekibine satıldı. İşin ilginç yanı verilerinin uygulama aracılığıyla toplanmasına kullanıcılar kendileri izin verdi, ancak Cambridge Analitica şirketinin verileri Trump’ın ekibine sattığı anlaşılınca kıyamet koptu. Bir anketin seçim kampanyasıyla ne alakası olabilir diye düşünüyor olabilirsiniz, ancak anket eklentisine verdiğiniz izinler ile tüm kişisel bilgilerinizi, politik tercihlerinizi de içeren sayfa beğenilerinizi, gönderilere yaptığınız yorumları ve arkadaş listenizi karşı taraf ile paylaşmış oluyorsunuz. Bu veriler de kampanya ve reklam faaliyetleri için çok kıymetli oluyor ve karşı tarafa nokta atışı hamleler yapma imkanı veriyor. Aslında biz farkında olmadan karşı tarafa bizi kuşatma olanağı sunuyoruz.
Google Chrome internet tarayıcısının iznimiz olmadan konuşmalarımızı dinlediği ve sonrasında gezindiğimiz sayfalarda konuşma içeriklerinize paralel reklamlar gösterdiği belirlendi. Bunun testine yönelik videoları YouTube’da bulup hatta kendiniz de deneyebilirsiniz. Bir diğer çarpıcı örnek de Samsung gibi telefonlarda kullanılan Android işletim sistemli telefonlar için verebiliriz. Bu işletim sistemine sahip telefonlarda siz telefonun internetini kapatsanız dahi telefon konum bilgilerinizi saklayıp internete bağlandığınız anda bunu Google’a gönderiyor. Ne kadar güzel değil mi? İsteseniz de istemeseniz de telefonunuz sizi izliyor ve konum bilgilerinizi tutuyor. Dilerseniz Google’ın sakladığı konum geçmişinize siz de hesabınız aracılığıyla bakıp bilgi sahibi olabilirsiniz. Telefon olmadan önceki dönemde birisi peşimize takılıp an be an nerede olduğumuzu not alsa ve bunu arşivlese muhtemelen işin sonu kötü biterdi ama şimdi bu işi bizim iznimiz dahilinde telefonlarımız, uygulamalarımız ve içerisindeki eklentiler tarafından yapılıyor.
Ee ne yapmak gerekiyor bu durumda? Aslında en basit çözümü modern teknolojiye sahip telefonları kullanmamak ama bu durumda da gündelik hayatın zorlaşması durumu var. Bu durumda aslında biraz şüpheli biraz meraklı yaklaşıp her uygulamayı telefona indirmemek, indirsek dahi uygulamaların telefon, konum, fotoğraf, mikron gibi erişim izinleri kısıtlamak riski azaltacak bir çözüm olabilir. Kişisel verilerinizin güvenliği için dilerseniz işe telefonlarınızın ayarlar kısmına girip hangi uygulamaya hangi izinleri verdiğinizi gözden geçirerek başlayabilirsiniz, muhtemelen hiç ihtiyaç duymayacak bir uygulamaya konum bilgilerinize erişme izni verdiğinizi görünce siz de şaşıracaksınız.