Birçok insanın başına gelmiştir. Sanal alem üzerinden bir bilgi almak, bir abonelik yapmak veya bir ürün satın almak istiyorsunuz. Her üç nedenden dolayı isim ve soy isimlerinizle beraber ya elektronik posta (email) veya ev posta adresini iletmek zorundasınız.
Bundan sonra ise kendi isteğinizin dışında evinizin posta kutusu veya elektronik posta kutunuz adeta bir reklam saldırısına uğrar. Hiç bugüne kadar ilgi göstermediğiniz, ilişki kurmadığınız onlarca şirket, kişi veya kurum size üst üste ticari ürün satış teklifi sunar. Artık bunlardan kurtulmak başlı başına bir sorun olur. Kurtulmak için bin bir yöntem denersiniz. İşte bu sorunlara ek bir sorunla da karşılaşacaksınız.

Nasıl mı?
Almanya Federal Meclisi, 25 milletvekili ve 57 saniye süren bir oylamayla şahıslara ait özel bilgilerin ticari satışına onay veren bir düzenlemeyi Federal Parlamento’dan geçirdi.
Yeni düzenlemeyle, isim, soy isim, posta adresi, elektronik posta adresi ve benzeri şahsi bilgiler veri satıcılarına aktarılabilecek.

Bilgileri kim aktaracak?

Bunun ise cevabı daha da vahim. Almanya Federal Hükümeti’nin hazırladığı yasaya göre bu bilgileri, Nüfus Daireleri (Einwohnermeldeamt) veri satıcılarına aktaracak. Yani herkesin gidip oturum kaydı yapmak zorunda kaldığı, yerleşim veya taşınma olaylarında ikametgah bilgilerini aktarmak zorunda olduğu bu devlet daireleri, bundan böyle sizden aldıkları özel bilgileri alacağı ücret karşılığında ticari rant havuzuna dökebilecek. 
Nüfus Daireleri’ne ilişkin ilk yasal çerçeve, 1980 yılında yürürlüğe girmişti. Şahsi bilgileri korumaya yönelik bu düzenleme kısa sürede ticari rant kavgalarının ilgi odağı oldu. Bugüne kadar kişiye ait bilgiler, kişinin haberi olmadan gizlice, reklam firmaları ve ajanslarına yüksek fiyatlar karşılığında aktarılıyordu.
2006 yılında ise federalizm reformları kapsamında geniş kapsamlı düzenlemeler oldu. Reform kapsamında merkez ile eyaletlerin yetkileri gözden geçirildi. Almanya Hükümeti tarafından yasal değişimle, Nüfus Daireleri’ne bilgileri koruma yetkisi verilmişti. Fakat ardından bazı düzenlemelerle bilgi verme, sahibinin önceden vermiş olduğu yazılı onay üzerinden mümkün olacaktı. Yukarıdaki bu yasal düzenlemelere ilişkin, hem ayrıntılı bilgilendirme hem de buna itiraz etme noktasında imza kampanyaları yürütülmüştü.
Bunun ikinci bir adımı olarak Kasım 2011’de İçişleri Bakanlığı ‘Kayıt Sistemini Genişletme Yasa Taslağı’nı (Gesetz zur Fortentwicklung des Meldewesens) Federal Parlamento’ya sunmuştu. Bu tasarı, oylamasına birkaç gün kala „Şahsın haberi olmadan da şahsi bilgilerin satışa sunulmasının mümkün olabileceği“ şeklinde değiştirilmişti. Almanya’da şok etkisi yapan bu gidişata ‘dur’ diyebilmek için çeşitli kampanyalar başlatıldı. Bu kampanyalardan biri ise ‘Campact’ isimli platform üzerinden yürütülüyor.
Kampanyaya, www.campact.de internet adresi üzerinden katılınabilir.

Peki şahıs itiraz ederse ne olur?

İtiraz imkanı ise başından sonuçsuz kalmaya mahkum. Var sayalım ki bir şahıs, özel bilgilerinin veri ticaretçilerine satılacağından haberdar olmuş ve buna itiraz ediyor. İtiraz hakkına karşı yasa şu engeli sunuyor: „Herhangi şahsi bir bilgi daha önceden hiçbir daireye verilmemiş ise bu itiraz geçerli sayılmaktadır.“
Fakat Almanya’da oturumu olan herkesin -ister yerleşim ister taşınma olsun- kendi şahsi bilgilerini, 3 ay içerisinde Nüfus Dairesine vermek zorundadır. İşte hal böyle iken, „Bilgilerimi veri ticaretçilerine vermeyin“ itirazının hiçbir geçerliliği de kalmıyor.

Yasa gizlice geçti

Almanya’da vatandaş, 28 Haziran 2012 akşamı günlerdir her akşam heyecanla takip ettikleri UEFA Futbol Şampiyonası’na kenetlenmişken yasa, Federal Meclis’te hazır bulunanların çoğunluğu tarafından kabul edildi.
Skandalın bir diğer boyutu ise onay verenlerin sayısıydı. Toplam 600 parlamenteri olan Federal Meclis’te, yasa o gün hazır bulunan toplam 25 civarındaki milletvekili ile kabul edilmişti. Federal Hükümet o akşam, sessizce, milyonlarca insanı, tüm Almanya’yı, yakından etkileyen yasa tasarısı hakkında yeterli bilgi aktarmadan, tasarıyı tartışmaya açmadan, toplam 57 saniye içerisinde oylamaya sunmuş, oy çoğunluğu ile kabul ettirmeyi başarmıştı.

Hükümet geri adım attı

Oylamanın ardından Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD), Sol Parti (Die Linke) ve Yeşiller Partisi (Bündnis 90/Die Grünen) milletvekilleri onaylanan yasayı protesto etmişti. Ancak bu yasanın uygulanması için Federal Konsey’den de geçmesi gerekiyor. Daha şimdiden eyalet hükümetlerinin itirazlarının gelmeye başlaması yurttaş için bir şans…
Hükümet de gelen itiraz üzerine geri adım attı. Hükümet, yasaya sahip çıkmayarak „Bu tasarı bizim tasarımız değil, değişiklik yapılmış“ diyerek kendisine gelecek eleştirilere önlemeye çalıştı. Federal Tüketiciyi Koruma Bakanı Ilse Aigner, yasal düzenlemenin bu şekilde yürürlüğe girmemesi gerektiğini kaydetti. Adalet Bakanı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger de yasa tasarısında hükümet tarafından önerilen ilk haline dönülmesi gerektiğini ifade etti.
İçişleri Bakanı Hans Peter Friedrich, yasanın Eyaletler Meclisi’nden geçmeden önce gerekli düzeltmelerin yapılacağını açıkladı. Hükümet sözcüsü Steffen Seibert de dün Berlin’de yasada değişiklik yapılacağını söyledi.

Yoğun itiraz

Başta RTL adlı Alman televizyon kuruluşu olmak üzere Alman basınının aktardığı bilgilere göre, açıklama ardından geçen birkaç saat içerisinde 40 bin üzerinden kişi, yazılı itirazda bulundu ve Federal Konsey’de bulunan eyalet temsilcilerine yasayı onaylamamaları çağrısında bulundu.

NİHAL BAYRAM/MAINZ