
Özgür Tektaş ve Ehed Hesenlu anısına...
3 gün önce Kızıldere'nin 44. yıldönümüydü.
Kızıldere eyleminin ve yitirdiğimiz ONLAR'ın 71 Devrimci Hareketi içinde özel yeri var.
71 Devrimci Hareketi, emekçi sol hareketin tarihinde, egemenlerin devletine karşı ilk silahlı başkaldırı atılımıydı. Tarihsel önemi buradan geliyordu.
Kızıldere eylemi, bu tarihsel atılım içinde, THKO liderlerinin idamını önlemek için gerçekleştirilen eylemdi. Eylemi Çayan yoldaşın önderliğinde THPK-C ve THKO yönetici ve militanları gerçekleştirmişti. Bu 12 Mart faşist diktatörlüğünün, idamlarla boyun eğdirme saldırısına karşı mücadeleydi.
Denizler askeri faşizmin idamlarına meydan okuyacaklardı. Mahirler, Denizlerin idamını önlemek için askeri faşizme meydan okudular. Kaypakkaya yoldaş TKP ML'yi kurarak askeri faşizme meydan okudu. Sinan'ı ihbar eden muhtarı cezalandırma ilk eylemi oldu.
71 Devrimci Hareketi askeri faşizme meydan okuyan mücadelesinde bu eylemleriyle antifaşist cepheyi pratikte gerçekleştiriyor, geleceğe doğru her zaman esinleneceğimiz vasiyeti/mirası bırakıyordu.
Kızıldere antifaşist devrimci cephe vasiyetinin de göndere çekilen bayrağıdır. Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH), bu değerli mirasa bağlı kalma çabasıdır.
Geçmişten bugün ve geleceğe, antifaşist devrimci cephe geleneğine bağlı kalma çabası değerlidir. Bu kendisini elbette pratikte sınayacak, pratik devrimci ilerleme, devrimci cepheyi geliştirecektir.
Ancak böyle de olsa, bugün içinden geçtiğimiz süreç, mücadelenin zorlu görevlerini omuzlayıp omuzlamamanın yanısıra, antifaşist devrimci cepheye yaklaşımın da sınav günleri.
Çünkü faşist sömürgecilik, Kürt halkımıza soykırımcılıkla, devrimci harekete yokedicilikle saldırıyor. Mücadele cesaret, güç ve yeteneğimizi en çok bugün seferber etmeli, mücadele birliğimizi en çok bugün yükseltmeliyiz ki, biz ve halklarımız değil Erdoğan-generaller faşizmi yenilsin. Yeni bir gelişme döneminin kapısını açarak taze devrimci havanın atmosferini yaratsın.
Sert bir mücadele dönemine girerken faşizmin şiddetine karşı koyacak kitle militanlığından devrimci şiddete, faşizmin soykırımcı ve yokedici saldırganlığına cevap vermek gerekir.
HBDH bu devrimci çabayı özveri ve devrimci samimiyetle gösterecektir. Bunun başlangıç adımını kararlılıkla attı. Atarken şehitler verdi. Onlar, bu zor ve sert mücadele koşullarında, halklarımızın birleşik devrim mücadelesinin buzkıranları olacaktır.
Diğer yandan birleşen devrimci güçler, güç ve yeteneklerini en çok bu koşullarda seferber edeceklerse bu cephenin duyarlılığı ve işlevidir. Dağınıklık bunu sağlayamaz.
Geçen süreçte ve bugün Erdoğan-generallerin acımasız, ahlaksız, kural tanımaz terörüne karşı kitle öfkesinin ön saflarında birikim var. Bu devrimci fakat örgütsüz birikime, HBDH fedakarlığı ve mücadeleciliğiyle kucak açacak, pratiğe dönüştürmenin değerli aracı olacaktır.
Bugün Erdoğan ve generaller yine şovenist şartlanmayı, soykırımcı kan dökücülüğü harç yaparak yükseltiyor. Bu koşullarda Kürt halkımız ve Kürt Özgürlük Hareketiyle birlikte mücadele, şovenizm zehirini içmeğe karşı, enternasyonalizmin devrimci seçeneğidir. HBDH manevi olarak enternasyonalizm ruhunu yükseklerde dalgalandırma çağrısı, cesareti ve bilincidir.
Emekçi sol hareketin safının Kürt halkımızın yanı olduğunun kararlılıkla ilanı, şovenizme karşı savaşmanın cesaretidir.
Kızıldere'de, darağacında ve işkencede yitirdiğimiz 71 Devrimci Hareketi'nin lider ve kadroları, bu cesaret ve bilincin hesapsız öncüleriydi. Mahir, Kürt ulusunun, bölgesel özerklik, federasyon, ayrılma özgürlüğünün, Kürt ulusunun bu üç biçimden hangisini isterse kendi kaderini tayin hakkının net ve kararlı savunucusuydu. Deniz idama giderken Kürt ve Türk halklarının mücadelesinin yılmaz savunucusuydu. İbrahim, Kürt ulusal sorununda emekçi sol saflarda sosyal şoven etkiyi temizlemek için ideolojik savaş açmış, görüşler geliştirmiştir.
Ayrıca vurgulamak gerekir Kürt Özgürlük Hareketi Ağustos Atılımını hazırlar ve başlarken daha çok, geçmiş Kürt ayaklanmalarından olduğu kadar, hatta daha çok 71 Devrimci Hareketinin silahlı direniş atılımından esinlenmiştir.
HBDH geçmiş mücadelelerimizin bu enternasyonalist bilinç sıçramasını sürdürme onurunun ifadesidir.
44. yıldönümünde Kızıldere'deki devrimci direniş, feda ve birlikte mücadelenin yolunda yürüyecek, birleşik devrimin yolunu açmaya ve Erdoğan-generaller faşizmini yenilgi yaşatmaya çalışacağız. Bu mücadelede Kızıldere'de yitirdiğimiz THKP-C ve THKO önderleri ve kadrolarının mücadelesi esin kaynağımız olacaktır.