Çocukları dağa çıkmak zorunda kalan ve devlet tarafından tutsak edilen ailelerin bir süre önce Diyarbakır Valiliği karşısındaki Anıt Park’ta gerçekleştirdiği oturma eylemi devam ediyor. Gezi eylemleri sırasında “kırmızı fularlı kız” olarak bilinen, gözaltına alındıktan sonra 4 ay tutuklu kalan ve 98 yıl hapis cezası verilmesi sonrası PKK’ye katılan Ayşe Deniz Karacagil’in annesi Nuray Erçağan da annelerin daveti üzerine sabah saatlerinden Antalya’dan Amed’e gelerek destek amaçlı oturma eylemine katıldı.

Oturma eylemini yapan anneler ile Erçağan, Diyar TUHAD-DER, BDP ilçe yöneticileri, Barış Anneleri Meclisi ile çok sayıda yurttaşın katılımıyla Anıt Park’ta basın açıklaması yaptı. Aileler adına konuşan Şerizade Anar, Erçağan’ı aralarında gördükleri için çok mutlu olduklarını belirtti. Erçağan’ı misafir etmenin gururunu yaşadıklarını kaydeden Anar, Erçağan’a davetlerini kabul ettiği için kendisine teşekkür etti. Yaptıkları eylemin temel nedeninin kalıcı barışın gelmesi için olduğunu söyleyen Anar, tutsakların serbest bırakılmasını istediklerini kaydetti. Anar, “Kalıcı barış gelişene kadar oturma eylemimizi sürdüreceğiz. Oturma eylemimize misafir ettiğimiz anne ile devam edeceğiz” dedi.

Direnen annelerinde yanında

Anar’ın konuşması ardından sarı, kırmızı ve yeşil renkli fuları boynuna dolayan ve eylemi sürdüren annelerin ellerini tutarak konuşmaya başlayan Erçağan, böyle bir ortamda olduğu için heyecanlı olduğunu söyledi. Oturma eylemine katılmak için geldiğini ifade eden Erçağan, barış için direnen annelerin yanında kendisinin de olmasının oldukça doğal olduğunu kaydetti.
Erçağan, “Bize insan gibi bir yaşamı zehir eden her türlü eğitimden sağlığa, şehirleri başımıza yıkmaya çalışan veya suyumuza el koymaya çalışan insanlara karşı Deniz de isyan hakkını kullandı” diyerek, “İyi ki buraya gelmişim” dedi.

Kalıcı barış için

Kürt halkı ile tanışmış olmaktan dolayı mutlu olduğunu vurgulayan Erçağan, çocuğunun buralara geldiğini ve ayrımcılığa karşı bir duruş sergilediğini söyledi. “Umarım barışa köprü oluruz” diyen Erçağan, kalıcı bir barışın sağlanması için gereken ne ise, onun yapılması gerektiğini vurguladı. Erçağan, Kürt halkının taleplerinin aynı zamanda kendi talepleri olduğunu da vurgulayarak, “Aynı zamanda kızımın talebi, özgürlük istemesi, bir hiç uğruna hapis yatmak yerine seçtiği karar, gerillaya katılmak, PKK’ye katılmak veya bir mücadeleye katılmayı tercih etti. Bundan dolayı ilk seferinde de söyledim. Deniz’in kararı benim kararımdır. Deniz eğer doktor olmak istiyorsa, elimden geleni yaparım. Deniz eğer ses sanatçısı olmak istiyorsa, ben elimden geleni yaparım. Deniz, ağaç yetiştirmek istiyorsa, ben elimden geleni yaparım. Çünkü biz anneler, babalar tüm ömrümüzü çocuklarımız için adıyoruz” şeklinde konuştu.

PKK’li tutsaklara selam

Çocukların mutlu olması için çabaladıklarını söyleyen Erçağan, kendisinin de çocuğunun mutlu olması için çabaladığını kaydetti. Alanya Cezaevi’nde kızı Deniz sayesinde PKK’li tutsaklar ile tanıştığını belirten Erçağan, “Onların gözlerine baktığımda, onların acılarını hissettiğimde, ben onlardan ayrı olamazdım. Kendimi onların, annelerinin yerine koyardım” diye konuştu. Kızı Deniz ile battaniyesinin yarısını paylaşan PKK’li tutsaklara selamlarını ileten ve Kürt halkı ile kendisini tanıştıran kızı ile tutsaklara teşekkür eden Erçağan, kimsenin artık duvarların ardında yaşamamasını, dört duvar içinde kalan gençlerin çıkmasını istedi.
Kendisinin oturma eylemi yapan ailelerin yanında olmasının nedenine tekrar vurgu yapan Erçağan, “Burada olmamın nedeni kesinlikle barıştır. Tek bir çocuğumuzun saçının kılına dahi zarar gelmesini istemiyoruz” diyerek konuşmasını bitirdi.
Konuşması ardından Erçağan ile eylemi gerçekleştiren anneler uzun uzun birbirine sarılırken, duygulu anların yaşandığı görüldü.

DİHA/AMED