
AKP hükümetinin cenazelere olan tahammülsüzlüğü devam ediyor. Rojava’da insanlık düşmanı DAİŞ’e karşı mücadele eden YPG/YPJ’lilerin cenazeleri ailelerine verilmiyor. Kuzey Kürdistan’daki gerilla cenazeleri de keyfi şekilde morglarda bekletiliyor.
Cizre’de Hacı Lokman Birlik’in cenazesinin zırhlı araçla sürüklenmesinden sonra Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, “Öldüğü andan itibaren her insanın cesedi hürmete şayandır, insanı onuru bunu gerektirir” sözü uygulanmıyor. DAİŞ çetesine karşı savaşta şehit düşen Kuzey Kürdistanlı onlarca savaşçının cenazesinin memleketlerinde toprağa verilmesine izin verilmiyor.
Güler umut yarattı
BÖG savaşçısı Aziz Güler’in ailesi, uzun uğraşlar sonucu ancak iki aylık bekleyiş ardından cenazesini alabilirken, benzer durumdaki birçok aile çocuklarının cenazelerine kavuşacakları günü bekliyor. Rojava’da şehit düşen ve Kuzey Kürdistan’a geçişine izin verilmeyen 110 YPG/YPJ savaşçısından birisi de Meliha Çürük. Rojava’nın Hesekê kentine bağlı Hol kasabasında 10 Kasım günü şehit düşen YPJ savaşçısı Stêrk Serhed/Meliha Çürük’ün ailesi, çocuklarının cenazelerini alarak Erzurum’da toprağa vermek istiyor. Almanya’nın Velbert kentinde yaşayan aile üyeleri, geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye giderek, kızlarının cenazesini almak için girişimlerde bulundu.
Ailenin en büyük arzusu
“İnandığı değerler uğruna canını feda eden kızımız, aynı zamanda gurur kaynağımızdır. Acımız büyüktür ama bir o kadar da başımız diktir” diyen Çürük ailesi, yazılı bir açıklamayla AKP hükümetinin cenazelere olan tahammülsüzlüğüne isyan etti.
“Ailesi olarak kızımızın naaşını almak, kendisine karşı son görevimizi yapmak ve doğduğu topraklarda uğurlamak en büyük arzumuzdur” diyen aile, 23 Kasım’da ilk olarak Sağlık Bakanlığı’na başvuru yapmış. Bakanlık aileyi Başbakanlığa yönlendirmiş.
Başbakanlık’tan ret
Çürük ailesinin aynı gün yaptığı başvuru, 26 Kasım’da şu iddiayla reddedildi: “Suriye’deki mevcut iç durum ve asayişle ilgili gelişmeler nedeniyle, işlem yapma imkanı kalmadığı için, dilekçeniz ile ilgili olarak Başkanlığımızca herhangi bir işlem yapılamamaktadır.”
Kaymakamlık’tan yanıt yok
Ret cevabı ardından Çürük ailesi, 27 Kasım’da MEYA-DER Amed Şubesi avukatları aracılığıyla Suruç Kaymakamlığı‘na başvuruda bulundu. Ancak şimdiye kadar aileye herhangi bir yanıt verilmedi.
Özel savaş yöntemi
AKP hükümetinin cenazelere yönelik yaklaşımının ahlaki bulmadığını belirten Çürük ailesi, “Kızımın naaşını almak en insani hakkımızdır. Cenazeler üzerinden politika yürütmek, aileleri bu kadar bekletmek özel savaşın bir başka yöntemidir” diyerek, şu çağrıda bulundu: “Buna son verilmesini ve her türlü kolaylığın sağlanmasını bekliyoruz. Bu bizim yetkili makamlara çağrımızdır. Vicdanı olan herkesin çağrımıza ses olmasını bekliyoruz. Stêrk bizim onurumuzdur, biz onurumuza sahip çıkıyoruz. Bu anlamda bir kez daha çağrımızı yeniliyoruz: Biz kızımızın cenazesini istiyoruz.”
Onlarca aileye aynı eziyet
Konu ile ilgili görüştüğümüz MEYA-DER Eşbaşkanı Ayşe Dicle, “Meliha Çürük’ün cenazesi şu an Rojava’nın Dêrik kentinde morgda bekletiliyor. Hesekê kentinde şehit düşmüş ancak orada cenazesini koruma koşulları olmadığı için Dêrik’e getirilmiş” dedi. Çürük ailesinin kendilerine başvurduğunu ve cenazeyi almak için yetkili mercilere başvuru yaptıklarını aktaran Dicle, “Henüz herhangi bir yanıt alamadık, beklemedeyiz” dedi.
110 cenaze bekletiliyor
Dicle, başka cenazelerin de hem Rojava, hem de Kuzey Kurdistan’daki morglarda aylarca beklediğine dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı: “Şu anda Rojava’da, Kobanê tarafında jeneratörle morg işlemi yapıldığından, cenazeler çürümesin ve Kuzey Kurdistan’a geçebilsin diye tabutla gömülmüş durumda. Bu şekilde 110 cenaze Kuzey’e geçirebilsin diye bekletiliyor. Meliha Çürük için başvuru yaptık. Diğer ailelere de başvuru yapmaları için çağrıda bulunduk. Başvurularını bekliyoruz. “
Yazılı genelge yok
BÖG savaşçısı Aziz Güler’in cenazesi haftalarca bekletildikten sonra alındığını hatırlatan Dicle, “Keyfi muamele ile cenazeler verilmiyor. Cenazelerin verilmemesine İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi gerekçe gösteriliyor. Fakat avukatlarımız aracılığı yaptığımız araştırma sonucunda yazılı bir genelgenin olmadığını tespit ettik, sözlü bir talimat var” dedi.
Kuzey’de de aynı zulüm
Rojava’daki cenazelerin alınarak defnedilmesi engellendiği gibi Kuzey Kürdistan’da şehit düşen gerillaların cenazeleri de keyfi şekilde aylardır morglarda bekletiliyor. Şu anda Malatya’da 6, Elazığ‘da 1 ve Amed’de 1 olmak üzere toplam 8 cenaze morglarda ve kimsesizler mezarlığında bekletiliyor.
Kimsesizler Mezarlığı’na
Malatya Şehir Mezarlığı Morgu’nda Eylül ayından itibaren 6 cenaze DNA testi gerekçesiyle bekletiliyordu. Uzun süre bekletilen ve korunamayan cenazeler ailelerine verilmek yerine Kimsesizler Mezarlığı’na gömüldü. Dicle, “Malatya’daki morg vardiyalı olarak 8 saat çalışıyor, 8 saat çalıştırılmıyordu. Ondan dolayı cenazeler bozulup kurtlandılar. Cenazeler ailelere verilmek yerine Malatya’da Kimsesizler Mezarlığı’na defnedildiler” dedi.
3 aydır morgda bekletiliyor
Dersim’de 16-17 Eylül’de gerçekleştirilen hava bombardımanında şehit düşen HPG’li Abdurrahman Akçin’in (Erdal Reşo) cenazesinin ailesi tarafından teşhis edildiği halde verilmediğini aktaran Dicle, “Aile cenazeyi teşhis ettiği halde, ‘Avrupa’dan cihaz gelecek, DNA testi yapılacak’ gibi bahaneler ile yaklaşık 3 aydır morgda bekletiliyor. Halbuki bir DNA testi bu kadar uzun sürmez” diye tepki gösterdi.
Zulme karşı duyarlı olun
Cenazelere yönelik zulme karşı duyarlılık çağrısında bulunan MEYA-DER Eşbaşkanı Ayşe Dicle son olarak şunları söyledi: “Meliha arkadaş öncülüğünde tüm cenazeler için, halkımızın ve kurumların insanlık namına kamuoyu oluşturması gerekiyor. Aileler evlatlarını kaybediyor, en büyük acıdır zaten. Onların canını acıtmak ve o acıyı tekrar yaşatmak için cenazeyi vermiyorlar. 4-5 aydır şehitliklerde tahrip ediliyor. Kürdistan’ın her yerinde var olan katliamlara duyarlı olunmasını istiyoruz. Bu zulüm, işkence nereye kadar? Hem Avrupa, hem de Türkiye kamuoyu buna neden sessiz kalıyor?”
RAMAZAN MARANKOZ /HABER MERKEZİ