
Türk faşist çeteleri Şirnex’in Cizîr ilçesinde 14 Aralık 2015’ten başlayıp 78 gün boyunca halk üzerinde vahşet uygulamış, 3 binanın enkazından 23’ü çocuk 177 cenazeye ulaşılmış, aralarından sadece 103 kişinin kimliği tespit edilebilmişti. Geri kalan 74 kişinin cenazesi ise kimsesizler mezarlığına defnedilmişti. Cûdî Mahallesi’nde yaşayan ve “vahşet bodrumları”nın ilkinde iki çocuğunu kaybeden Hızne Aslan, bir buçuk yılı aşkın bir süredir kızı Hacer Aslan’ın cenazesini istiyor. Aslan, “Ben kızımdan geriye kalan kemikleri de olsa istiyorum. Kardeşinin, dayısının, yoldaşlarının yanına gömmek istiyorum” diyor.
‘Mehmet’im babasını aradı’
Aslan vahşet bodrumlarında çocuklarının hayatını kaybettiği günü şöyle anlatıyor: “Olaylar başladığında evdeydim. Hemen küçük çocukları toplayıp bizden uzakta olan kuzenimin evine gittim. Orada o sırada dışarda olan iki çocuğumu aradım. Kızım Hacer hastanede hemşireydi ve o esnada çalışıyordu. Oğlum Mehmet Sait ise o gün inşaatta çalışıyordu. Çocuklarımla konuştum, ‘Buralarda sorun var sanırım, eve gitmeyin, yanıma gelin’ dedim. Uzun bir zaman girdi araya ve ben onlara bir daha ulaşamadım. İlçede sinyal kesiciler vardı ve şebekeler çok ağırdı. Sonrasında Mehmet babasını arayıp ‘ben iyiyim baba, anneme selam söyle’ dedi. Bir daha iki evladımdan da haber alamadım.”
‘Bir cenazeniz var’ dediler
Çatışmalar esnasında üç çocuk babası olan kardeşinin de yaşamını yitirdiğini söyleyen Aslan, “Kardeşimi toprağa verdikten sonra, olaylar artık çığrından çıkmıştı. Korkunç şeyler oluyordu. Cizîr’de her yeri kan kokusu sarmıştı. Cellatlar körpe bedenlere üşüşüyordu. Çocuklarımın akibetini bilmiyorduk. Babaları, Riha’ya götürülen cenazeler içinde olup olmadığını öğrenmek için DNA testi vermeye gitti. Çok geçmeden belediyeden bize ait bir cenazenin olduğuna dair haber geldi. Tabutu açana kadar da cenazenin Hacer’e ait olduğunu sanıyordum. Ama Hacer değildi, Mehmet’imi infaz etmişlerdi. İki kurşun izi vardı. Başından ve karnından vurulmuştu.”
‘Elbet hesap verecekler’
Bir yılı aşkın bir süredir yaptıkları başvuruların sonuçsuz kaldığını, Hacer’in cenazesine ulaşamadıklarını kaydeden Anne Aslan, kızının cenazesinin bir an önce bulunup kendilerine verilmesini istiyor. Hacer’i, oğlu Mehmet ve dayısının yanına gömmek istediğini ifade eden Hızne son olarak, “Güler yüzlü Hacerim’in hayalleri vardı, onu da hayalleriyle birlikte yaktılar. Bunlara sebep olanlar elbette bir gün hesap verecek. Ben, çocuklarıma yaşatılan onca acıya rağmen kanımın son damlasına kadar mücadelemi sürdüreceğim” diyor.
FİLİZ ZEYREK/ŞÛJIN/ADANA