
Kitabında kızının mücadeleyle tanışması, hapse girmesi, ölüm orucuna katılması ve tahliye olup Avrupa’ya gelmesi gibi dönemleri anlatan Eğilmez, amacını, “çocukları genç yaşta cezaevine düşen başka ailelere seslenmek” olarak belirtiyor.
Hayatı kızının tutuklanmasıyla değişti
Mühendislik yapan Eğilmez ve ailesinin hayatı, 1990’a kadar başka herhangi bir aileden pek farklı değildir. Ancak Mart 1990’da gelen telefon, Eğilmez ailesi için hayatın akışını değiştirir. Kızları Ayşe, 16 Mart 1988’deki Halepçe Katliamı’nı protesto etmek için katıldığı bir eylemde gözaltına alınmış; tutuklanmıştır.
1967 yılında Mersin’de doğan Şaban Eğilmez’in kızı Ayşe Eğilmez, Boğaziçi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümünden mezun olur. Ancak üniversite mücadelesiyle bağlarını koparmaz. 2 Mart 1990’da, İstanbul Yıldız Üniversitesi Rektörlüğü’nün işgalinde yer alır ve ilk tutuklanması bu eylem dolayısıyla gerçekleşir. Üç ay sonra tahliye edilen Eğilmez, bu kez de Boğaziçi Üniversitesi işgaline katılır. Bu dönemde ayrıca, Alınteri gazetesinin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olur.
Hakkında toplam 23 dava açılan Eğilmez için artık hapishane süreci başlamıştır. Fakat hapishanede de aktif direnişi bırakmaz. 2000-2003 tarihleri arasında çeşitli kereler açlık grevlerine ve son olarak ölüm orucuna katılır. 19 Aralık Katliamı’nı hapishanede yaşar. Ölüm orucu, kalıcı bir hastalık olan Wernicke-Korsakoff’a yakalanmasına neden olur. Hastalığı nedeniyle tahliye olduktan sonraysa, sürgün günleri başlar.
İtiraf ve özür...
Şaban Eğilmez, bütün bu süreci, bu süreçteki sorgulamalarını bir babanın gözlüğüyle aktarıyor okura. Kitabın sonuna da bir “İtiraf ve Özür” iliştiriyor: “1990’da ilk gözaltına alındıktan sonra, kızımın bu gruplardan birinde olmasını büyük bir tehlike olarak algıladık. Yakınlık duyduğu sol gruptan koparmak için çok uğraştık. Ancak kızım ve arkadaşlarının hayatlarını ortaya koyarak yaptıkları mücadele konularını gördükçe düşüncelerimiz değişmeye başladı. Bu yaşadıklarımız esnasında kızımla beraber mücadele veren gençlerin hepsinin düzgün, namuslu ve saygılı olduklarını görünce daha evvel haklarındaki yanlış düşüncemden dolayı kendilerinden özür dilerim.”
Benzer ailelerin ortak anısı
Şaban Eğilmez, kitabın arka kapağında ise, kitabın niyetini şu sözlerle anlatıyor: “Bu kitapta devrimci kızım ve biz ailesi olarak yaşadığımız sıkıntıları ve mücadelelerimizi anlatıyorum. Geçmiş zaman içinde devrimci çocukları olan aileler, benzer olaylar yaşamışlardır. Bu kitap, ayrıca onlara da bir anı olacaktır. Ölüm orucunda gerek gençlerin, gerek ailelerin yaşadıkları sıkıntılar ve bunlara sebep olan yöneticilerin acımasızlıklarını dile getirdim. Bundan sonra böyle olaylar yaşanmaması için faydalı olacağına inandığım bilgileri ortaya koydum. Benzer olaylarda bizim aileden çok daha fazla acı çeken ailelerin de üzüntülerini paylaştığımızı belirtmek istedim.”
Kitaba konu olan Ayşe Eğilmez, halen Almanya’da yaşıyor. Alman Gazeteciler Birliği’nin Baden Württemberg Teşkilatı Yönetim Kurulu üyesi. Mücadelesini sürdürüyor. Eylemlerde, etkinliklerde halen ön saflarda, bilinen bir yüz olarak devam ediyor hayatına...
ÖZCAN BOZOÐLU