'Örgütsüz tek bir kadın kalmamalı' hedefiyle meclis, komün, kooperatif, akademi, dernek, komisyon ve tüm ihtiyaçlara çözüm üretecek her türlü örgütlenme ile kadın sistemini inşa etmeyi amaçlayan KJA'nın kuruluşu, önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV) üyesi Semiha Arı, Sosyalist Feminist Kolektif (SFK) üyesi Ayşe Toksöz ve Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği üyesi Zelal Ayman, KJA'nın kuruluşuna ilişkin görüşlerini paylaştı.


'Mücadeleyi büyüteceğine inanıyoruz'

Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV) üyesi Semiha Arı, "Ne kadar çok kadın örgütlenirse, bu cinsiyetçi topluma ve iktidara karşı daha güçlü bir şekilde mücadele edebiliriz" diyerek, örgütlenme modeli açısından da KJA'nın ihtiyaçlara daha çok cevap verebileceğini dile getirdi. 

Kongreleşmenin tüm kadın hareketleri açısından olumlu bir gelişme olduğuna vurgu yapan Arı, İstanbul'da çalışan bir örgüt olmalarına rağmen Kürt kadın hareketinden kopuk olmadıklarını belirterek, "Daha çok beraber hareket etme konusunda biz de açığız. Eski kapalı halinden çıkıp, sadece Türkiye değil Ortadoğu'daki bütün kadın hareketleri ile beraber ortak mücadele temelinde, kadın özgürlük mücadelesini büyüteceğine, yükselteceğine inanıyoruz. Bize umut verdi, biz de bir parçası olmak istiyoruz " diye konuştu. 


'Bizi de güçlendirecek'

Kongreye katılan Sosyalist Feminist Kolektif (SFK) üyesi Ayşe Toksöz de kongre boyunca tekrar edilen 'tek bir örgütsüz kadın kalmayana kadar çalışmayı sürdürme' ilkesine vurgu yaptı. Bir yerde kadın mücadelesinin güçlü olmasının diğer kadınları da güçlendireceğini söyleyen Toksöz, "Nasıl feminist mücadelenin kuvvetli olması Kürt Kadın Hareketi'nin elini güçlendirecek bir şey ise Kürt kadın mücadelesinin güçlü olması da bizi güçlendirecektir" ifadesinde bulundu. Toksöz, kendileri için de bir hedef olan bu yaklaşım için batıda çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. 


'Hareket ittifak stratejisini güçlü kuruyor'

Kongreye katılan Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği üyesi Zelal Ayman ise kongreleşmenin, Kürt Kadın Hareketi'nin geldiği nokta, politik söylemi, örgütlenme gücü, mirası bakımından hem Kürdistan hem de Türkiye için anlamlı bir adım olduğuna dikkat çekti. Ayman, "Tarihsel bir kongreydi" ifadesinde bulunarak, bir sonraki adımın partileşme olması gerektiğine işaret etti. 

Kürt hareketinin içerisinde önemli bir yere sahip olan Kürt kadın hareketinin ittifak stratejisini güçlü kurduğunu belirten Ayman, HDP'nin batı ile ittifakı önemsemesi gibi Kürt Kadın Hareketi'nin de kongre ile batı ile ittifakı önemsediğini ilan ettiğini kaydetti. Ayman şöyle sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada Türkiye Kadın Hareketi'nin yaklaşımı önemli. Çünkü ittifaklarda her iki tarafın gönüllülüğü önemlidir. Kimseyle zorla ittifak kurulamaz. Yıllardır var olan milliyetçi refleksler olduğu sürece bu ittifaklar zor kurulur. Önemli olan bu milliyetçi refleksleri ortadan kaldırmaktır. Kürt hareketinde milliyetçi refleksler olduğunu görmüyorum, fazlasıyla işbirliğine açık bir eğilim görüyorum. Türkiye Kadın Hareketi, Kürt mücadelesi ve Kürt kadınları ile ilgili çalışmalarında ne kadar esnek olursa, milliyetçi refleksler ne kadar aşılabilirse o kadar ittifak kurulabilir." 


 DİHA/İSTANBUL