KJK: Kürtler korku duvarlarını yıktı
Kadın Haberleri —

Rojava eylem/foto:AFP
- İran devletine saldırılarını durdurma çağrısında bulunan KJK, Kürtlerin İran rejimine karşı korku duvarlarını yıktığını ifade etti.
- Suriye üzerinden Ortadoğu’nun yeniden dizayn edildiğini de belirten KJK: “Halep savaşı, Şêxmeqsûd soykırımı, Kobanê ablukası, ikinci bir 15 Şubat komplosu olarak devreye konulmuştur.”
Komalên Jinên Kurdistan (KJK), İran'da rejim karşıtı serhildanlara ve Rojava’da devam eden saldırılara ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada, hegemonik güçlerin (ABD, İsrail, Türkiye) HTŞ'yi iktidara taşıma ve Kürt soykırımı planlarının yeni bir imha konsepti olduğu belirtildi. KJK, İran rejiminin de "dış güçler" retoriğiyle şiddeti meşrulaştırmaya çalıştığını belirterek, İran'ın "ikinci bir Gazze"ye dönüştüğünü ifade etti ve saldırıların derhal durdurulması çağrısı yaptı. Rojhilat’ta Kürt halkı ile birlikte tüm İrani halkların başlattığı protesto eylemlerin tarihi olduğuna ve yeni bir evreye ulaştığına dikkat çeken KJK, İran, Rojhilat ve Rojava’daki direnişleri selamladı.
‘Tedbir gelişmezse 50 Gazze yaşanır’
KJK, Önder Apo’nun başlattığı "müzakere-mücadele" sürecinin tehditlere karşı geliştirildiğini hatırlatarak, halkların ortak aklıyla karanlık planların önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
KJK, “Önder Apo’nun başlattığı çözüm süreci, esasında HTŞ ile başlayan bu yeni soykırım tehdidini ortadan kaldırmaya dönük gelişti. Başkan Apo’nun ‘tedbirler geliştirilmezse 50 Gazze yaşanır’ uyarısı da bu tehdidin özet cümlesiydi. Önder Apo, halkları birbirine kırdırtan, düşmanlaştıran emperyalist politikalara karşı ‘Barış ve Demokratik Toplum’ süreci başlatmıştır” denildi.
On yıllardır dünyayı ve Ortadoğu’yu dizayn adı altında yürütülen kirli ve acımasız politikaların, Ortadoğu halkları içerisinde büyük yıkımların gelişmesine neden olduğuna dikkat çeken KJK, “Irak’ın yaşadığı istikrarsızlık, Gazze’de yaşanan soykırım, Kürdistan’ın tüm parçalarında sonu gelmeyen savaş ve katliamlar, Suriye’de DAİŞ’in devletleştirilmesi gibi olayların tümü bu emperyalist politikaların sonucudur” diye ifade etti.
Halep savaşı, Şêxmeqsûd soykırımı ve İran’da gelişen ayaklanmalar ile bölgede ve dünyada yeni bir dönem açıldığına vurguda bulunan KJK, “Halep savaşı, Şêxmeqsûd soykırımı, Kobanê ablukası, tek kelime ile ikinci bir 15 Şubat komplosu olarak devreye konulmuştur” dedi.
Suriye üzerinden Ortadoğu’ya dizayn
Hegemonik güçlerin Suriye üzerinden Ortadoğu’ya dizayn vermeye çalıştığını belirten KJK şöyle devam etti: “Orada gelişen konumlanma ve planlamalar bölgesel politikaların ve güç savaşlarının karargâhı özelliğindedir. Son bir yılda HTŞ’yi iktidara taşırma ve meşruiyet kazandırma süreci işletilmiştir. HTŞ’nin iktidara getirilmesi, Ortadoğu’da Şii hilaline karşı yeni bir kuşatma, İsrail’e yeni bir hinterland kazandırma ve Akdeniz’i ele geçirme amaçlıdır. Bu durum Kürtlere karşı yeni bir imha konseptinin de devreye konulmasıyla somutlaşmıştır. Bu şekilde HTŞ’nin iktidarlaşması ve devletleştirilmesi, halkların, kadınların ve Ortadoğu’nun özgür demokratik geleceğine saplanmış bir hançerdir.”
Kürtler için yeni bir soykırım kıskacı
İran’da rejimi değiştirme hedefine bağlı olarak selefi güçlerin öne çıkarılması ve oluşacak bölgesel Sünni ittifak ile İran’a müdahale gerçekleştirileceğini belirten KJK, bu ittifakın Rojava ve Kürt soykırımına onay alma temelinde start aldığını şu sözlerle ifade etti: “Paris anlaşması, Suriye ve Rojava’da yeni bir dönemi başlatmıştır. Paris anlaşması İsrail-ABD-Suriye-Türkiye arasında varılan bir paylaşım ile sonuçlanmıştır. Yapılan bu kirli ittifak ve pazarlıklarla emperyalist güçler bir kez daha yeni bir Sykes-Picot ve Sevr kıskacını örmüştür.”
Önderliği ve Rojava’yı savunun!
Suriye’de gerçekleştirilen saldırıların Kürtlerle sınırlı kalmayacağını ifade eden KJK, “Türkiye devletinin Suriye’de cihadist güçlerle kurduğu ilişki ve ortaklık tehlikelidir. Türkiye devleti telafisi zor tarihi bir hata yapmaktadır. Unutulmamalıdır ki bugün Suriye’de saldırılar Kürtlerle sınırlı kalmayacak; bu tehlikeli gidişatın önüne geçilmezse halklar arasında düşmanlığı yayacaktır” dedi. Türk devletinin Önderliğe ve sürece dönük geliştirdiği dezenformasyonun da bu politikaların bir parçası olduğuna dikkat çeken KJK, herkesi Önderliği ve Rojava’yı savunmaya çağırdı.
İran ikinci bir Gazze
İran ve Rojhilat serhildanlarında on binlerce insanın hayatını kaybettiğine, yaralandığına ve tutuklandığına işaret eden KJK, tüm bunlara rağmen molla rejimine herhangi bir müdahale gerçekleştirilmediğini belirtti. İran devletine saldırılarını durdurma çağrısında bulunan KJK şunları ifade etti: “Kürtlerin İran rejimine karşı tüm korku duvarlarını yıkarak sürdürdüğü direniş büyük bedellerle sürdürülmektedir. Artık tahammül edilemez hale gelen rejimin baskısına, zoruna, idamına, işkencesine, zindanına, ekonomik yıkımına ve hukuksuzluğuna karşı direnen tüm toplumsal kesimlerden geri adım atmalarını beklemek beyhudedir. Hakikate karşı direnmektir. Halklar ve kadınlar baskıdan, sömürüden, ayrımcılıktan ve eşitsizlikten kurtulmak istemektedir. Binlerce insanımızın yaşamını yitirdiği, binlercesinin tutuklandığı, işkenceye maruz kaldığı İran’da bugün ikinci bir Gazze dramı yaşanmaktadır.”
Saldırıları durdurun
KJK açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Direnişten vazgeçmeyen halka ve kadınlara ağır silahlarla saldıran, İran sokaklarını adeta bir mezbahaya çeviren İran devletini saldırılarını bir an önce durdurmaya çağırıyoruz. Kendi insanlarını böylesi bir barbarlıkla katleden ve işkence eden bir rejim meşru değildir. İran bugün devlet terörüyle Gazzeleşmektedir. Dünya kamuoyunun sessizliği ve tavırsızlığı ölümlere davetiye çıkartmaktadır. İran devlet terörünü durdurmak için başta dünya kamuoyunu, ilerici-sol-demokratik kadın yapılarını; İran halkları ve kadınlarla özgürlük, adalet, eşitlik ve demokrasi mücadelesi ile dayanışmaya çağırıyoruz.” HABER MERKEZİ













