73 yaşındaki Bedirhan Koç, "Direnmedikçe ayakta kalınır mı?" diye soruyor
- Colemêrg'de simgeleşen isimlerden biri olan Bedirhan Koç, Türk devleti tarafından 6 kez cezaevine atıldı, 74 soruşturmaya maruz bırakıldı. İki oğlunu şehit verdi. Koç, 73 yaşında ve mücadeleden vazgeçmiyor.
Halkın Emek Partisi'nin (HEP) Colemêrg'de kurulan ilk binalarından birini kendi eliyle inşa eden Koç, dönemin ilçe başkanlığını yaptı ve bugün de aktif siyasetin içinde.
Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana devletin sistematik politikalarıyla karşı karşıya kalan Kürtler, her türlü baskı ve zulme karşı mücadelelerinden vazgeçmedi. Toplumun her kesiminden insanlar, ağır bedeller ödemelerine rağmen mücadelelerini yaşamın her alanında görünür kıldı. Mücadelesiyle Colemêrg'de simgeleşen isimlerden biri olan 73 yaşındaki Bedirhan Koç. Colemêrg’in Çelê (Çukurca) ilçesine bağlı Bilecan köyünde 1953'te doğdu. Koç, 1970'li yıllarda Kürdistan Özgürlük Mücadelesiyle tanıştı. İçerisinde yer aldı ve ağır bedeller ödedi. Koç hakkında 74 ayrı soruşturma açıldı, 6 kez cezaevine girdi. Koç, bu süre içerisinde sayısını dahi hatırlamadığı gözaltılarda fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldı. Kendisiyle sınırlı kalmayan işkence ve baskıların hedefinde ailesi de oldu. Koç'un iki çocuğu ise bu süre zarfında PKK'ye katıldı.
HEP binasını inşa etti
Halkın Emek Partisi'nin (HEP) Colemêrg'de kurulan ilk binalarından birini kendi eliyle inşa eden Koç, dönemin ilçe başkanlığını yaptı ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'ne (DEM Parti) kadar Kürt siyasi partileri içerisinde yıllarca aktif görev aldı.
İki çocuğu şehit düştü
İki çocuğundan biri 2011'de, diğeri 2015'te Rojava'da şehit düştüler. MA'dan Ceylan Şahinli'ye konuşan Koç, mücadelesini "Direnmedikçe ayakta kalınır mı?" diye özetliyor.
Bedel verdim, veririm de
Ape Mûsalardan, Vedat Aydınlar ve Hamit Geylanilere simgeleşen pek çok öncü isim ile bir arada çalışma yürüten Koç, "Demokrasi ismi bu mücadeleye girdiği günden bu yana bu mücadelede yer aldım. HEP'ten DEM Parti'ye bu siyaset içerisindeydim. İşkence, zulüm dolu bir yaşamım oldu. 6 kez cezaevine girdim. Bu süreçte sadece bana değil, aileme, çocuklarıma da işkenceler, baskılar uygulandı. Gözüm asla dünya malında olmadı. Demokrasi ve barış istedim. Ben bu mücadeleye her şeyimi verdim. Bir o kadar da vermeye hazırım. Verdiğim bu onurlu mücadelede dört parça Kürdistan'da başım dik" dedi.
Devlet hemen kapımdaydı
"Colemêrg'de bir silah patlasaydı devlet benim kapımda biterdi" diyen Koç, şunları söyledi: "HEP'in adının belirlendiği o kongrede yer aldım. Hamit Geylani ile oraya gitmiştik. Burada ilk parti kurulduğunda üç kişiydik. Partimizi kurduk. O günden bu yana hep demokrasi istedik. Siyasetimiz hep aynıydı ama bunu istemek bile bir sürü bedele neden oldu. Ben ne çatışma ne de savaş yanlısıydım ama ne zaman bu kentte bir şey olsa devlet bizim eve baskın yapardı."
70 gün gözaltı, aile boyu işkence
İlk gözaltına alındığı süreçlerden birinde 70 gün gözaltında kaldığını söyleyen Koç, şunları paylaştı: "Annemler benden haber alamayınca bir hocaya gidiyorlar. Hocaya benim ölüp ölmediğimi soruyorlar. Hoca da bakıyor, sorduruyor. Benim ölmediğimi söylüyor. Ailem ölmediğimi bu şekilde öğrenebiliyor. O süreçte öyle işkenceler gördüm ki... 80'lerde de cezaevlerinde kaldım. Bugüne kadar gördüğüm baskı ve zulümlerden ailem de nasibini aldı. Evime yapılan baskınlarda hem bana hem de eşime ve çocuklarıma da işkence yapılırdı. Her iki çocuğum da bu zulmü gördükten sonra yönlerini mücadeleye çevirdi. Ben dosyalarımı inanın artık bilmiyorum. Bazıları kala kala yazıları dahi silinmiş durumda.
Kimliğimiz ve dilimiz için
Ben 80'den bu yana bu işkencelerin tanığı, mağduruyum ama yine de geri durmadım. Biz aynı şeyler bir daha yaşanmasın, işkence, sürgün olmasın istiyoruz. Dört parçaya bölündük. Bir kardeş burada diğer 'sınır'ın diğer tarafında. Bana 'Türk' deniyor, ona 'Arap'. Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz kimliğimizin, dilimizin mücadelesindeyiz. Biz de diğer herkes kadar varız. Bizi de kabul etsinler istedik ve istiyoruz."
Mücadele bitmedi
Wan, Amed, Bedlîs, Mûş gibi birçok kentte cezaevlerinde kalan Koç, cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı da başta açlık grevi olmak üzere çeşitli eylemlerde bulunduklarını söyledi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile mücadelenin başka bir yere evrildiğini belirten Koç, "Mücadele bitmedi. Bir şeyi istiyorsak mücadelesiz olmaz. Ben hala mücadeleye devam ediyorum. Edeceğim" şeklinde konuştu. COLEMÊRG