ABD ve Avrupa, ABD’nin başkenti Washington’da düzenlenen DAİŞ Karşıtı Koalisyon Dışişleri Bakanları toplantısında, tutuklu DAİŞ çetesi elemanlarının ülkelerine gönderilip yargılanması konusunda anlaşamadı. ABD, Avrupa ülkelerinin vatandaşı olan DAİŞ elemanlarını geri alıp yargılamasını isterken, Avrupa ülkeleri bu konudaki isteksizliklerini bir kez daha gündeme getirdi. Özellikle DAİŞ elemanlarının vatandaşı oldukları ülkelere nasıl ve ne şekilde gönderilecekleri konusunda uzlaşma sağlanamadı.

Washington, son olarak Trump yönetiminin Suriye’den çekilme planı üzerinde çalıştığı dönemde, geçen Şubat’ta DAİŞ’le Mücadele Küresel Koalisyonu’ndaki ülkelerin dışişleri bakanları toplantısına ev sahipliği yapmıştı. Koalisyonda 68 ülke bulunuyor. Son toplantı ise daha dar kapsamlıydı. 30 kadar ülke temsilcisinin yanı sıra NATO Genel Sekreteri Jen Stoltenberg de ABD Dışişleri Bakanlığı’ndaki toplantıya katıldı.

Uluslararası Kriz Grubu geçen ay açıkladığı raporda, DAİŞ’in Irak ve Suriye’de yeniden ortaya çıkma olasılığının yüksek olduğunu bildirmişti. Rapora göre DAİŞ, Irak ve Suriye’de geriledi, ancak tamamen ortadan kaldırılmadı ve bölgede yaşanan bazı gelişmeler, örgütün tekrar canlanmasına ön ayak olabilir.

DAİŞ Karşıtı Koalisyon Dışişleri Bakanları, Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal operasyonu ile ABD’de bölgedeki asker sayısını azaltma kararını masaya yatırdı. Tutuklu DAİŞ elemanları ile ailesinin geleceği ise toplantının en önemli gündem maddesini oluşturdu. Avrupa ülkeleri, yargılanacak kişiler hakkında ”kanıt toplamanın zorluğu”, ”kendi topaklarında terör saldırılarını yeniden artacağı” ve ”kamuoylarındaki tepki” yüzünden bu konuda ayak sürüdü. ABD’li yetkili Sales, “Başka bir ülkeye kendi teröristini gönderip, bu kişilerin orada yargılanmasını istemek uygulanabilir çözüm değil” dedi. Tutuklu DAİŞ elemanlarının muhafızlığını ABD’nin desteklediği Suriyeli Kürtlerin yaptığını ifade eden Sales, bunun uzun süre devam edemeyeceği uyarısında bulundu. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ise tutuklu DAİŞ’lilerin suçlarını işledikleri yere en yakın bir yerde yargılanmasını isterken, kendi vatandaşı DAİŞ’lileri Fransa’da yargılamak istemedikleri mesajını verdi. Fransa’nın Irak’ta yargılanması önerisini de ABD hükümeti reddetti.

Herkes ciddiyetin farkında

Toplantının ardından ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri gelinen noktayı değerlendirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı’nda, Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ve Terörle Mücadele Koordinatörü Nathan Sales gazetecilerin sorularını yanıtladı. Jeffrey, Koalisyon’da yer alan bütün ülkelerin bunun ciddi bir sorun olduğunu bildiğini, ancak iade konusunda fikir ayrılığı bulunduğunu söyledi. Jeffrey,ülkelerin taahhütlerini bir kez daha vurguladıklarını söyledi, DAİŞ ile mücadelede “daha kat edilmesi gereken yol var” mesajını verdi.

ABD’nin Terörle Mücadele Koordinatörü Nathan Sales de yabancı DAİŞ’lilerin iadesi konusunda “Kimse ABD’den bunu tek başına çözmesini beklememeli. Şu an için Suriye’de durum stabil görünüyor olabilir, ancak burada Suriye’den söz ediyoruz. Her şey göz açıp kapayıncaya kadar değişebilir. Ülkeler vatandaşlarını alıp insani koşullarda yargılamalı” dedi.

Basın toplantısında Türkiye’nin sınır dışı ettiği, ancak Türkiye-Yunanistan sınırı arasında kalan ABD vatandaşı DAİŞ’linin durumu gündeme geldi. Türkiye Yunanistan’ın almayı reddettiği bu DAİŞ’liyi Amerika’ya iade edeceğini açıklamıştı. Nathan Sales, “Durumu yakından takip ediyoruz. Federal yasalar gereği ayrıntı veremem ama hem Türkler hem de Yunanlarla çalışıyoruz” demekle yetindi.

DAİŞ yeniden canlanabilir

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’ye, QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî’nin, DAİŞ’in yeniden canlanabileceği konusunda uyarıda bulunduğu, toplantıda Türkiye’nin işgal saldırısının DAİŞ’le mücadeleyi zorlaştırıp zorlaştırmadığı konusu soruldu. Jeffrey, “Bundan çok memnun olmadığımız biliniyor. Kuzey-Doğu Suriye’de değişen tek şey bu değil. Bölgede Rus askerleri var. Hepsini üyelerle görüştük. Koalisyon parmakla gösterip suçlamak yerine, safları sıklaştırıp birliği ve eşgüdümü muhafazaya odaklanmaya karar verdi” ifadelerini kullandı.

Gidenler yerlerine dönecek

Basın toplantısında James Jeffrey’ye “Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye’nin kuzeyindeki güvenli bölgeye 1 milyon Suriyeli mültecinin yerleştirileceğini açıkladı. Burada bir Arap kuşağı oluşmasından endişeli misiniz ve bunun olmaması için bir şey yapıyor musunuz?” diye soruldu. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi, Türkiye ile Suriyeli mültecilerin dönüşü konusunda sürecin BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile eşgüdüm içinde yürütüleceği konusunda mutabakat olduğunu belirtti. James Jeffrey, bölgedeki sivil nüfusun korunması konusundaki endişeleri hem ABD Kongresi’nde ifade verdiği oturumlarda hem de Ankara’daki temaslarında Türklerle yaptığı görüşmelerde gündeme getirdiğinin altını çizdi. “Kuzey-Doğu Suriye’ye bu bölgeden gidenler dönecek. Dönüşlerin güvenli, onurlu ve gönüllü şekilde yapılması sağlanmalı. Türk yetkililer Türkiye’de 350 bin Suriyeli Kürt’ün bulunduğunu, bunların DAİŞ ya da YPG’den kaçtığını söylüyor. Kürt Kürt’tür” şeklinde konuştu.

Koalisyon’un verilerine göre, Haziran ayında bölgedeki 14 bin ile 18 bin arasında DAİŞ yanlısının bulunduğu, bunlardan yaklaşık 3 binin yabancı olduğu belirtiliyor. ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere Amerikalı yetkililer, Avrupa ülkelerini vatandaşları olan DAİŞ’lileri geri almakta isteksiz davrandıkları için eleştiriyor. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından verilen bilgilere göre, QSD’nin yakaladığı yabancı DAİŞ’lilerin ülkelerine geri gönderilmesi süreci çok yavaş ilerliyor. Avrupa ülkeleri arasında Bosna, Kosova ve İtalya’nın vatandaşı olanDAİŞ elemanlarını geri aldığı belirtiliyor.