YPG/YPJ’nin bileşeni olduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (QSD), Suriye’de DAİŞ’in işgalindeki son toprakları özgürleştirme operasyonunda sona gelinirken, Amerika’nın başkenti Washington’da DAİŞ Karşıtı Uluslararası Koalisyon’un üyesi ülkelerin temsilcileri bir araya geldi.
Toplantı sonrası ise bir sonuç bildirgesi yayınlandı. Toplantıya katılan 79 ülkenin bakan ve temsilcilerinin ortak açıklamasında DAİŞ’in kalıcı yenilgiye uğratılması ve bir daha canlanmasını önlemenin Koalisyon’un öncülüğü olmaya devam ettiği vurgulandı. DAİŞ’e karşı son bir yılda sağlanan ilerlemelerden duyulan memnuniyetin dile getirildiği sonuç bildirgesinde 7,7 milyon kişinin DAİŞ zulmünden kurtarıldığı, DAİŞ çetelerinin yönetim kadrosuyla kaynaklar ve küresel ağlara erişimine ciddi darbe vurulduğu belirtildi.
Iraklıların geçen yıl ülkelerini DAİŞ’den kurtardıktan sonra da güvenlik ve terörle mücadele operasyonlarını sürdürdüğüne işaret edilen bildiride, “Aynı şekilde DAİŞ’in Suriye’deki kalıntılarına karşı da ortaklarımızın taarruz operasyonları yürütmeye ve Koalisyon’un desteğiyle DAİŞ’ten kurtarılan bölgelerde güvenlik ve istikrarı sağlamaya devam etmesinden minnettarız” ifadesi kullanıldı.
‘DAİŞ’le mücadele sürüyor’
DAİŞ’in Irak ve Suriye’de toprak olarak yenilgiye uğratılmasının örgüte karşı savaşta önemli bir köşe taşı olacağı belirtilen bildiride şunlar kaydedildi: “Ancak bu, DAİŞ’e karşı kampanyamızın sona ereceği anlamına gelmez. Terör örgütünün hala dirençli olduğu Irak ve Suriye’de daha fazla angajmana ihtiyaç var. DAİŞ’in liderliği, bağlantılı grupları ve destekçileri, Irak ve Suriye’deki toprak kayıplarını yenilgi değil gerileme olarak görüyor. DAİŞ giderek artan biçimde Suriye ve Irak’ı istikrarsızlaştırmak için isyancı taktiklerine yöneliyor. Buna paralel olarak da, savaşı daha olanaklı noktalardan ilerletmek ve içeride radikalleşen teröristleri ilham vermek için dünya genelindeki kollarına ve ağlarına desteğin arttırılmasına odaklanıyor.”
Ortak bildiride, Koalisyon’un Suriye’de kapsayıcı, mezhepsel olmayan ve tüm Suriyelilerin iradesini yansıtan bir hükümetin kurulması ve Suriye’nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğüne desteği içeren 2012 Cenevre Bildirgesi ve 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararını temel alan gerçek bir siyasi değişime destekte Suriye halkının yanında yer aldığı vurgulandı.
Siyasi çözüm tek seçenek
Öte yandan toplantının ardından ayrıca Mısır, Fransa, Almanya, Ürdün, Suudi Arabistan, İngiltere ve ABD dışişleri bakanları BM’nin Suriye’deki siyasi çözüm çabasına destek vermek amacıyla ortak bir açıklamaya imza attı. Suriye için askeri çözümü reddeden açıklamada “Siyasi çözümden başka seçenek yok” denildi. Suriye’deki çatışmaları sona erdirmek için diplomasiye ve uluslararası siyasi iradeye ihtiyaç olduğu kaydedildi. Bölgeyi istikrarsızlaştırma çabalarının ve askeri çözüm talebinin yalnızca çatışmaların tehlikeli şekilde daha çok yayılmasına neden olacağı belirtilen açıklamada “Çabalarımızı BM Güvenlik Konseyi kararıyla uyumlu siyasi bir çözüm bulunması konusunda yoğunlaştırmakta kararlıyız” denildi. Söz konusu 7 ülkenin bu açıklaması, AKP-MHP yönetimindeki Türk devletinin Minbic ve Fırat’ın doğusu için yeni bir işgal girişimine hazırlandığı bir döneme denk geliyor.
Trump: DAİŞ’in bittiği haftaya açıklanabilir
Öte yandan ABD Başkan Donald Trump, Uluslararası Koaliyon’un içinde yer alan 79 ülkenin temsilcisine hitap ederken “ABD ordusu, koalisyon ortaklarımız ve Suriye Demokratik Güçleri, Irak ve Suriye’de daha önce DAİŞ’in elinde olan bölgenin neredeyse tamamını kurtardı. Bu resmi olarak açıklanmalı. Muhtemelen gelecek hafta hilafetin (DAİŞ) yüzde 100’ü elimizde olacak ancak resmi açıklamayı beklemek istiyorum. Erken konuşmak istemem. Ellerindeki toprak gitti. Bu büyük bir faktör” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin tek derdi ‘Kürtler kazanmasın’
Dünya, DAİŞ ve benzeri çetelerden kurtulmanın heyecanını yaşarken, Türk devleti ise DAİŞ’e karşı büyük bir mücadele yürüten Kürtlerin, Suriye’de bir kazanım elde etmemesi için çabalıyor. Washington’da temaslarda bulunan Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu düzenlediği basın toplantısında ABD ile ‘Ortak görev gücü’ kurulması konusunda açıklamalarda bulundu. Çavuşoğlu bu gücün sadece ABD’nin Suriye’den çekilmesine odaklanacağını ileri sürdü. Çavuşoğlu, Irak’ın şu anda içinde bulunduğu durumunu ise “ABD’nin bu ülkeden plansız çekilmesine” bağladı. Çavuşoğlu, Türkiye’nin Kürt düşmanlığını ise şu sözlerle gözden kaçırmaya çalıştı: “ ABD’de bilerek ya da bilmeyerek bir kafa karışıklığı var. YPG’lilerle diğer Kürtleri bir tutuyorlar. Kürtler’le YPG’lileri bir tutmayın.”
HABER MERKEZİ