Kobanê davasında ekonomiyi anlattı

21 Aralık 2021 Salı - 17:48

  • Kobanê Davası’nda konuşan HDP eski MYK üyesi Bülent Parmaksız, kendisini savunmak yerine iktidarın ekonomi politikası eleştirdi.

 

DAİŞ’in Kobanê’ye yönelik saldırıları karşısında 6-8 Ekim 2014’te gerçekleştirilen eylemler gerekçe gösterilerek Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eşbaşkanları ve HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında bulunduğu 21’i tutuklu 108 isim hakkında açılan Kobanê Davası’nın 8. duruşması, 2. gününde Sincan Cezaevi Kampüsü’nde devam etti. 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davanın duruşmasına, tutuksuz siyasetçiler Gülfer Akkaya ve Berfin Özgü Köse, İstanbul’dan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) bağlandı. Tutuklu siyasetçiler bulundukları cezaevlerinden duruşmaya SEGBİS ile bağlanırken, Sincan Cezaevi’nde tutulan siyasetçiler ise duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşmaya dava avukatlarının yanı sıra HDP’li milletvekilleri Erdal Aydemir, Abdullah Koç, Serpil Kemalbay ile tutuklu siyasetçilerin yakınları ve HDP il ilçe yöneticileri katıldı. 

HDP eski MYK Üyesi Bülent Parmaksız, savunma yapmayacağını ama davayı ilgilendiren bazı şeyler söyleyeceğini belirtti. Mahkeme başkanı araya girerek, “Esasa dair savunma yapın, buraya gelip siyaset yapmıyoruz” dedi. Parmaksız “Bizi siyasetten yargılıyorsunuz, tabi ki siyaset konuşacağız” yanıtını verdi. Mahkeme başkanı sözlerini keserek, “Size istinat edilen fiiller var bunlarla ilgili konuş” şeklinde konuştu. Parmaksız, “Baştan aşağıya her şey siyasi. Bu süreç sadece hukuki sürece göre işleseydi, AİHM kararına uyarak bizi bırakmanız gerekiyordu” diye yanıtladı.  

Görev alanları karıştı

 AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Faiz sebep enflasyon neticedir” sözlerini hatırlatan Parmaksız, şunları ifade etti: “Sonuç şu; faiz düşürüldü ama enflasyon sürekli yükseldi. Faizin sebep, enflasyonun netice olduğu tezinin doğru olmadığını gösteren veriler bunlar. Şu an tek dertleri cari fazla vermek. Görev alanları birbirine karıştı ve tezleri bir kez daha çöktü. Yeni model olarak ilan ettikleri şey ise şu; ‘düşük faiz yüksek kur.’ TL’nin değeri yabancı paralar karşısında düşüyor. Cari fazla verdiniz ama dolar düşmedi. Çünkü Merkez Bankası’nda döviz yok, dış borç çok fazla. Amaç faizi düşürmekti fakat kur yükseldi.

Bu iktidar gidecek

Bütçe açığı şimdiden artmaya başladı. Bu nasıl aşılacak, borçlanarak. Bir açmaz daha. Türkiye’nin çok sıcak paraya ihtiyacı var. TL’yi basabiliyor ama dolar basamıyor. Türkiye şimdi parasını takas yapmak istiyor ama Amerika bunu yapmak istemiyor. Kimse Türkiye’yle swap (takas) yapmak istemiyor. Kim ki büyük devalüasyon yaparsa o iktidardan düşer. Bunu tarihi olarak söylüyorum. CHP yaptı düştü, Demokrat Parti yaptı düştü. 2001’de MHP-ANAP devalüasyon yaptı düştü ve AKP geldi. Şu anda Türkiye'de büyük bir devalüasyon yapıldı ama dolar geldiği yeri unutmaz. Verdiği zarar, yarattığı tahribat ortada. Bu iktidar gidecek. Bu iktidarın gitmesi için birçok neden var, biri de bu. Devalüasyon bu iktidarı götürecek. 5 puan düşürüldü ve dolar 18 TL’ye çıkarıldı. Bizi tutukladığınızda 6 küsürdü, 18 TL’ye çıktı. Dün müdahale yaptılar. Üstü kapalı bir şekilde faizi artırdılar.

Siyasal İslam iflas etti

Resmi enflasyon yüzde 20, gerçek rakam yüzde 50. Önümüzdeki dönem geçici olarak dolar düşürme çabası içindeler ama sonuçlar hep aynı. Bu üstü örtülü faizi de yine vatandaşın cebinden verecekler. Önümüzdeki dönem hiper enflasyon olacak, borçlanma artacak. Bunlar son moda saçmalıklar. Türkiye ekonomisi geçici tedbirlerle ayakta kalmaya çalışıyor ama olmuyor. Türkiye toplumu yine mağdur olacak. Asgari ücret bir şekilde cebinden alınacak. Muhalefet artacak. O yüzden OHAL’i telaffuz ettiler. Siyasal İslam iflas etti artık. Türkiye’yi özelleştirmelerle parça parça sattılar. Toplumun kimyası bozuldu. Bu nedenle toplumsal muhalefetin artması lazım. Türkiye halkının iradesine güveniyorum. Türkiye toplumu işçileşti. Birçok insan asgari ücretle bile maaş alamayacak.

Fırtınalı bir dönem bekliyor

Bunu kabul etmiyoruz. Biz bu toprakları patronlara yedirmeyeceğiz. Direneceğiz, mücadele yükselecek bu hükümet gidecek. Fırtınalı bir dönem bekliyor bizi. Bizi bırakmıyorsunuz rakamlar bu noktaya geldi. Anayasa ve AİHM kararlarına uymuyorlar ve rakamlar bu noktaya geldi. Hukuka uymak zorundasınız. Bu dava siyasi bir dava, hukuken söyleyecek şey çok az, siyaseten şeyler söylemek gerekiyor.”

Duruşmaya ara verildi.  ANKARA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.