
Kobanê'deki özgür yaşam modelinin, Batı'nın emperyalist anlayışına uymadığını dile getiren tarihçi ve yazar David Morgan, gazetemize konuştu. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın PKK ile DAİŞ'i eşitlediğine dikkat çeken Morgan, "Erdoğan, 'DAİŞ ve PKK arasında hiçbir fark görmüyoruz' dedi. Bu, Barack Obama, David Cameron, Hollande ve diğer liderlerin dünyaya yönelik en büyük tehdit olarak tanımladıkları DAİŞ konusundaki işbirliğine, alaycı net bir giriştir" diye konuştu.
Türkiye ikiyüzlü ve hilekar
Türk devletinin Rojava'ya yönelik saldırgan ve ikiyüzlü politikasına tepki gösteren Morgan, şunları söyledi: "Kobanê'deki mevcut kriz sürecinde, kendi siyasi amaçlarını ilerletmek amacıyla Kürtleri yenilgiye uğratmak isteyen Türkiye'nin tutumu, Ankara'nın DAİŞ ile işbirliğinin daha fazla kanıtı olmaktadır. Dış politikada ikiyüzlülük ve hilekarlık yeni bir şey değil; şimdiki tek değişiklik artık halktan gizlenemiyor olmasıdır. Kobanê ve Kürtlere karşı suçlar, internet sayesinde, şimdi dünyanın gözleri önünde gerçekleşiyor. NATO müttefikleri tarafından Türkiye'nin suçluluğu, herkesi buna tanıklık etmeye maruz bırakıyor.
Türk askerlerinin, Kobanê'deki olayları haber yapmak isteyen gazetecilere göz yaşartıcı gaz ile müdahale etmesi tesadüf değildir. BBC çekim ekibi, iki kez Türk polisi tarafından göz yaşartıcı bomba ile saldırıya uğradı. Birçok gazeteci gözaltına alındı. Utanç verici eylemlerini gizlemeye çalışıyorlar fakat başarısız oluyorlar."
Batılı güçler neden geri duruyor?
"Asıl sorulması gereken soru; Batılı güçler neden geri duruyor?" diyen tecrübeli tarihçinin bu konudaki yorumu da şöyle: "Şüphesiz Batı istihbaratı neler olup bittiğinin tamamen farkındadır. Her şey TV ekranlarımızda gösteriliyor; nasıl farkında olamaz? Bu politikanın yansımaları korkunç; Ortadoğu'da özgürlük ve gerçek demokrasinin boğulması anlamına geliyor. ABD ve AB şimdi demokrasiye karşı ayakta. Anlaşılır şekilde, iyi niyetli bir sürü insan bunu itiraf etmek istemiyor. Zorlu gerçekleri kabul etmek çok güçtür. Çünkü onlar sadece çok çirkinler. Eğer Batılı güçler Kobanê ve Rojava'nın temsil ettiği gibi özgürlük, demokrasi, cinsiyet eşitliği ve halkın rızası ile kurulmuş bir hükümet için bir duruş sergilemiyorsa, o halde ne için böyle bir duruş sergiliyorlar? Dost tiranlarla uygun işbirlikleri, serbest pazarlar, fakat özgür olmayan insanlar, kadınlara yönelik zulüm, zayıf ve yoksul, kârı artırmak için olmasın? Onlar dünya üzerinde milyarderler, şirketler ve bankacılara fayda sağlayan ve biz geri kalanları sanal kölelik koşullarına maruz bırakan bir sistem empoze ediyorlar. Kobanê ve Rojava Kürtleri buna en ön safta karşı duruyor."
Kobanê insanlık için direniyor
"Batı, uzun vadede muazzam yanlış hesaplar yapıyor. Zira halkın özgürlük ve demokrasiye olan özlemlerini sonsuza kadar bastıramazlar" vurgusunu yapan Morgan, "Tarihin yanlış tarafında durduklarını farketme ve bu geç kalınan saatlerde bile olsa düşüncelerinde bazı radikal düzenlemelere gitme zamanıdır. Herkes için adaletsiz bir dünya, insanların çoğunun yaşamak istediği bir dünya değildir. Kobanê bölgesindeki Kürtler sadece kendileri için değil, bütün insanlık için mücadele ediyorlar. Onlar adalet, özgürlük, kadınlar için eşit haklar, azınlık haklarına saygı ve herkes için daha iyi bir yaşam için mücadele ediyorlar. Onları desteklemek bizim menfaatimizedir" diye konuştu.
SUNA ALAN/LONDRA