Rojava’da Kobanê halkı saldırılara karşı kahramanca direniyor. Kürt Halk Önderi de Kobanê için seferber olunması çağrısını yaptı. Kobanê Kürt Halk Önderinin Kuzey Kürdistan’dan Rojava’ya geçtiği noktadır. Ortadoğu’daki çalışmalarına ilk önce Kobanê’de başlamıştır. Apocu direnişçi kültürün Rojava’da tohumunun ilk atıldığı yer Kobanê’dir. 19 Temmuz Rojava Devrimi de ilk önce Kobanê’de başlamış; devlet güçleri ilk önce Kobanê’den sökülüp atılmışlardır. Zaten Rojava Devrimi düşmanları da en ağır saldırılarını Kobanê üzerinde yürütmektedirler.

Kobanê halkı da tarihine yakışan düzeyde direnmektedir. Büyük kahramanlıklar göstermektedir. Rojava’daki direniş gerçeği de Rojava’da direnen bir halk gerçekliğinin var olduğunu kanıtlamıştır. Apocu ruh, direnen bir halk gerçekliği ortaya çıkarmıştır. Apocoluğun ilk ciddi pratikleşmesi olan 14 Temmuz direniş ruhu direnen bir halk gerçekliği ortaya çıkarmıştır. Kobanê’de direnen 14 Temmuz ruhu ve Kürdistan devriminin tarzıdır. Bu da zor koşullarda direnip başarmanın tarzıdır. Kürdistan devriminin tarzında zorluklar sadece direnmenin gerekçesidir. Kürdistan coğrafyası zorun zoru coğrafya olduğu için, Kürdistan devriminin tarzı da zor koşullarda direnip başarma biçiminde şekillenmiştir.
Rojava Devrimi üçüncü yılına girecek. Bu devrime Türk devletinin ve başka güçlerin desteğinde defalarca saldırıldı. Ancak tüm zorluklara rağmen Rojava Devrimi direndi ve nasıl bir devrim olduğunu dünyaya tanıttı. Bu devrim süresince bine yakın gerilla fedaice yaşamını yitirdi. Yine bir o kadar yaralandı. Bu çatışmalar içinde birçok sivil de çeteler tarafından katledildi. Tüm dünya bu devrimin zorluklar içinde nasıl ayakta kaldığını gördü.
Rojava Devrimini gerçekleşen demokratik devrimin yarattığı demokrasiye dayanarak direnmektedir. Demokratik toplumların direnci daha fazladır. Demokratik olmayan toplumların ise direnme gücü zayıf olur. Radikal demokrasi ile toplumun direnme gücünü en iyi biçimde Rojava Devriminde görmekteyiz.
Rojava Devrimi ve Kobanê direnişinin ulusal, bölgesel ve evrensel boyutları bulunmaktadır. Kobanê direnişinin böyle bir gücü vardır. Rojava Devrimi sadece kendi toplumuyla sınırlı devrim değil, tüm Kürdistan parçalarının, Suriye ve Ortadoğu’nun demokratik devrimini ilgilendiren devrimdir. Kobanê devriminin başarısı, tüm Kürdistan, Suriye ve Ortadoğu’da siyasi sonuçlar doğuracaktır. Bu açıdan Kobanê’de direnişe verilen destek de bu boyutta olmalıdır. Tüm Kürdistan parçaları ve siyasi örgütleri destek vermelidir. Kobanê’ye saldıran çeteler tüm Kürt düşmanlarının desteğini almaktadır. Bu nedenle tüm yurtseverler ve demokratlar da bu direnişe aktif destek vermelidir.
Destekler, açıklamalarla, protestolarla, birkaç yüz kişilik eylemlerle sınırlanamaz. Yüz binlerin ayağa kalkması gerekmektedir. Sadece ayağa kalkmak da yetmez; sınırların yıkılması, binlerce gencin Rojava Devrimini savunmaya koşması gerekir. Sınırda bir gencin koşarak YPG’ye katılması örneği çoğalmalıdır. Yüzlerce, binlerce genç bu sınırları aşıp Kobanê direnişiyle bütünleşmelidir. Özellikle gençler ve kadınlar bu bütünleşmenin öncülüğünü yapmalıdır. Bugün namus ve onur günüdür deyip bu direnişin içinde yer almalıdırlar.
Hiç kimse de Rojava Devrimine koşanları engellememelidir. Türk askeri ve polisi de engel olmamalı, ya da engel olmaktan çıkarılmalıdır. Çünkü Kobanê’de direnenler Kuzey Kürdistan halkının parçasıdırlar, akrabalarıdırlar. Hiç kimse Kobanê direnişine Kürt halkının sessiz kalmasını bekleyemez, kabul edemez. Aksine sessiz kalmak, beklemek onursuzluktur. Kobanê’de çiğnenmek istenen tüm Kürt halkının namusu ve onurudur.
Kobanê’ye saldıran çeteler yenilmeye mahkumdur. Kürdistan devriminin tarzıyla yapılan hiçbir direniş başarısız kalamaz, mutlaka düşmanlarını yenilgiye uğratır. Bu mücadelenin kırk yıldır her türlü saldırıya rağmen sürekli başarı kazanması ve gelişmesi bu gerçekliğin kanıtıdır. Kürdistan devriminin direnme tarzının Rojava’da başarısı için sadece bir iki siyasi gücün desteği yetmez, bir ulusal direniş vardır; bu nedenle Kürdistani tüm siyasi güçler bu direnişin yanında yer almalıdır. Bu açıdan Güney Kürdistan’daki durum kabul edilemez. Kuşkusuz destek verenler olmuştur, ancak bu desteğin genelleşmesi gerekir. Kobanê direnişi de en az Kerkük direnişi kadar gündemleşmelidir. Hatta Kobanê’ye yönelik saldırılar daha kapsamlı olduğu için Kobanê’yi gündemleştirme ve verilecek destek daha acil hale getirilmelidir.
Kobanê’de saldırıların kapsamı kadar direnişin kapsamı da o kadar büyüktür. Kürtlerin Özgürlük Mücadelesi diyalektiği, denklemi hep böyle olmuştur. Kürt Özgürlük Hareketi mücadele tarihinde hep bu duruşta olmuştur. Saldırı kapsamlılaştıkça direniş daha fazla kapsamlılaştırılmıştır. Kobanê direnişinin karakteri de böyledir. Zaten saldırgan çeteler bu nedenle şaşkına düşmüşlerdir. Kobanê, çeteler için zafer değil, mezar yeri haline gelecektir.
Saldırgan çeteler her yerde vahşet görüntüleri yayarak psikolojik savaş yürütmektedirler. Silah üstünlüğümüz var,  kimyasal silahımız var diyerek toplumun direnişini kırmaya çalışmaktadırlar. Zaten en temel propaganda araçları, ne kadar vahşi olduklarını yayıp korku salarak üstünlük sağlamaya çalışmaktır. Bu da bir savaş tarzıdır. Bu açıdan bu çetelerin ne psikolojik savaşlarına alet olunmalıdır, ne de bu psikolojik savaştan etkilenilmelidir. Bu tür güçler Kürdistan direnişinin tarzına çarpıp yenilmeye mahkumdurlar.
14 Temmuz ruhuyla direnen Kobanê direnişi, Rojava Devrimi zafere kavuşacak, çeteler ise yenilgi yaşamaktan kurtulamayacaklardır.