
Açlık grevi eylemcileri, Avrupa’da yaşayan Kürdistanlıların bütün güçleriyle ortaya çıkıp Kobanê’yi sahiplenmesi gerektiğini dile getiriyorlar. Açlık grevi eylemcilerinden Ali Ercan “Kobanê’yi sahiplenmeliyiz çünkü orası bizim onurumuzdur” diyor.
Açlık grevi eylemcileri, gazetemize demeç verdi. İşte o demeçler…
Ruken Karakoç (Hanau Amara Kadın Meclis Sözcüsü)
Bizler dünden itibiaren başlayan bir haftalık açlık grevindeyiz. Almanya’da bütün merkezlerde Kobanê’ye karşı sürdürülen saldırılara karşı Kürt halkı eylem halinde. Yapılan bu saldırılara karşı seferberlik ruhu ile Kürdistan halkı alanlar çıkıyor. Kürt halkına karşı yönelik bu saldırılara karşı hiçbir insan sessiz kalmamalı. Nerede olursak olalım Kobanê halkının bu çığlığını herkese duyurmamız lazım. Özellikle kadınlara çağrımız, DAİŞ’in kadınları uyguladığı barbarca tutuma karşı alanlara dökülmemiz gerekir. Kadınlarımız tecavüze uğrarken, çocuklarımız açlıktan ölürken, halkımız orada soykırıma uğrarken bizler evimizde rahat oturmamalıyız. Frankfurt’ta başlayan ve bölgede yayılan bütün eylemliklere kitlesel katılım bekliyoruz. Hiçbir Kürt, gencinden yaşlısına ve kadınına kadar, hiç kimse evinde oturmamalı. Herkes üzerine düşeni yapmalı. Rojava’nın ve kantonlarının statüsü kabul görene kadar eylem ve etkinliklerimiz devam edecek. Biz Kürt kadınları bu mücadelenin en ön saflarında yerlerimizi almalıyız.
Helîn Dirik (Offenbach)
Kürt gençleri, kadınları ve toplumu olarak elimizden ne geliyorsa yapmamız lazım. Bizim görevimiz Kürdistan’da, Şengal’de, Kobanê’de, Rojava’da yaşayan insanları savunmak ve onların mücadelesine sahip çıkmaktır. Sadece Ortadoğu olduğu için bu olaylara sessiz kalmamalıyız. Bir çok devlet, buna Avrupa Birliği de dahil, bu durum karşısında sessiz kalmamalı. Avrupa basınının daha çok bu duruma değinmesi gerekiyor. İnsanların bizim yardımlarımıza ihtiyacı var. Öncelikle kadınlar, bu direnişte yer almalı. Çünkü DAİŞ çeteleri kadına düşmanca bir savaş yürütüyor. Kadınlar tecavüze uğruyor. Onlar kaçırılırken evlerimizde sessiz kalıp izleme gibi bir lüksümüz olamaz.
Kürt halkını yalnız bırakmayalım
Meral Kaya (Frankfurt)
Ben bir Türk’üm. Bugün Kobanê ile dayanışma için 5 günlük açlık grevine girdim. Türk medyasına ve Türk devletine sesleniyorum. Bugün Rojava devrimi ve başlangıcı olan Kobanê’ye hiç değinmedikleri için bugün o topraklarda insanlar katlediliyor. Bütün Türk ve Kürtleri duyarlı olmaya çağırıyorum. Müslümanlıkta insanlığı katliamdan geçirmek yoktur. İnsanlar, bu katliamların sahibi ve insanlık düşmanı DAİŞ’e karşı seslerini çıkarmalılar. Alman devletine sesleniyoruz. Bu dönemde Alman devleti sessiz kalmamalı. Kürt halkını böylesi bir dönemde yalnız bırakmayalım. Bu katliam karşısında sessiz kalmak ve seyretmek bu soykırıma ortak olmaktır.
Rojava dünya halklarının umudu
Cenk Ulaş (Frankfurt Yeni Demokrat Gençlik YDG)
Rojava benim açımdan yeni bir yaşamı ifade ediyor. Tüm dünyada halkların kaderinin yazıldığı, onlara umut olabilecek toplumsal yapının inşaa edildiği bir yerdir Rojava. Orada toplumsal bir devrimin filizleri atıldı. Bunun yaşaması gerekiyor ve Kobanê’nin sahiplenmesi lazım. Kobanê’yi sahiplenmek Rojava devrimini sahiplenmektir. Bu konuda tavır almamanın devrimciliğe karşı bir tutum olarak nitelendiriyorum. Rojava aynı zamanda gençliği temsil ediyor ve yeni bir yaşamı ifade ediyor. Bütün yönleri ile anlatabilmeliyiz bu devrimi.
Xezal Sonar (Nürnberg)
30 yıldan beri Kuzey Kürdistan’da savaş yürütülüyor ve haklarımızı elde etmek için ve bir sistemi inşaa etmek isterken, Rojava’da böylesi bir devrim gelişti. Rojava’da halk kendini yönetiyor ve halk kararı veriyor. Halk Savunma Birlikleri olmadan Kuzey Kürdistan’da halkın savunması fazla mümkün değil ama Rojava’da halk kendini koruyor. YPG halktan gelmiş bir yapı ve halk ile birlikte hareket ediyor. Rojava’da farklı bir durum söz konusu. Kobanê ile beraber bir devrim başladı ve büyük bir rol oynuyor bu mücadele içerisinde. Bu yüzden DAİŞ çeteleri, orada başlayan devrimi bitirmek için Kobanê’yi hedef alıyor. Kobanê’de DAİŞ ile savaşan halkın kendisidir.
Ali Ercan (Aschaffenburg)
Avrupa’da gerçekliğimize ve Kobanê’ye sahip çıkmamız lazım. Orası bizim onurumuz. Kürdistan’ın her parçası bizim için önemli. Bugün Avrupa’da yaşayan halkımız Kobanê için seferber olmalı. Artık Avrupa’daki Kürdistanlılar olarak söylemde kalmamalıyız. Artık pratiğimizi ortaya çıkarmalıyız. Bu yüzden tepkimizi alanlarda göstermeliyiz. YPG ve YPJ’nin sergilediği direnişte olduğu gibi her yerde bu mücadeleyi savunmalıyız.
AGİT ERKENDİ/ŞERVAN UCAL /WIESBADEN