
* DAİŞ’in Kobanê’de hedeflediği katliamlara karşı Kobanê halkının ihtiyaç duyduğu yardım koridoru acilen açılmalı.
* DAİŞ başta olmak üzere bölgedeki bütün gerici ve mezhep çatışmalarının tarafı olan örgütlerle ilişkiler kesilmeli, yardımlar durdurulmalı ve ülkemizin olanak ve kaynaklarının katliamlar için kullanılmasının önüne geçilecek önlemler acilen alınmalı.
* Rojava’nın statüsü tanınmalı.
* Kobanê ve tüm Ortadoğu halklarıyla dayanışma amaçlı yapılan gösteri, yürüyüş ve etkinliklere yapılan engellemeler ve saldırılar durdurulmalı. Mevcut polis salahiyetleri kanunu dahi insan haklarına aykırı iken, yasakları ve engellemeleri pekiştirmek için çıkartılmaya hazırlanılan yasadan vazgeçilmeli.
* AKP iktidarı her demokratik talep ve eylem sonrasında “hükümet düşürülmek isteniyor” “bunlar bahane” “faiz lobisi” “dış güçler” gibi söylemlere sarılarak söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğünü ortadan kaldıran girişimlerden vazgeçmeli toplumun ilerici ve özgürlükçü talepleri doğrultusunda adım atmalı.
* DAİŞ protestoları sürecinde ortaya çıkmış olan halklar arasında düşmanlığı derinleştirecek tutumlardan uzak durulmalı.
* Birçok yerde sokağa çıkan halka karşı gerçekleşen saldırılar ve linçler sonucunda 46 insanımızın hayatını kaybetmesine ve yüzlercesinin yaralanmasına neden olan olaylarda devlet güçlerinin açık ortaklığı, provokasyonu ve yönlendirmesi açığa çıkarılmalı.
* Tezkereler geri çekilerek, tampon bölge, güvenlik kuşağı ve uçuşa yasak bölge oluşturma projelerinden vazgeçilmeli. Ülkemizin herhangi bir komşu ülke/halkın toprağında askeri harekat düzenlemeyeceği dünya halklarına duyurulmalı.
İSTANBUL
Davutoğlu: Tampon bölge demedik
Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Biz hiçbir zaman tampon bölge ifadesini kullanmadık, bizim kullandığımız ifade güvenli bölge” dedi.
Davutoğlu Al Jazeera’ye verdiği röportajda, Suriye’nin kuzeyinde Halep, İdlib, Lazkiye ve Kobanê’de güvenli bölge oluşturulması gerektiğini savundu. Türkiye’nin en başından beri tampon bölge değil güvenli bölge istediğini belirten Davutoğlu, El Cezire televizyonuna şunları söyledi: “Biz hiçbir zaman tampon bölge ifadesini kullanmadık, bizim kullandığımız ifade güvenli bölge. Tampon bölge dediğinizde askeri bir anlam taşıyor ve sanki bir ülkeyle başka bir ülke arasında bir geçiş bölgesi gibi görülüyor. Biz Suriye’nin ve hiçbir dost ülkenin toprağında gözümüz yok. Kast ettiğimiz tampon bölge askeri bir tanımlama değil insani bir güvenlik bölgesi ama askeri bakımdan koruma altına alınmış bir güvenlik bölgesi.”