Kobanê’de 37 gündür süren özgürlük direnişi tarihe damgasını vurmaktadır. Her yönüyle insanlık canileri olan İŞİD çeteleri, saldırılarını had safhada artırarak sürdürürken Kobanê halkı, YPG ve YPJ güçleri de tarihi bir destan yazmaktadır. Uluslararası emperyalist güç unsurları ve onların Ortadoğu’daki koalisyon güçleri ise oluşturdukları bu çete örgüt ile Rojava Devrimi'ni boğmak istemektedir. Rojava Devrimi ile Apocu felsefeyi Kobanê’de sonlandırmayı amaçlamaktadırlar. Bunun için hep birlikte Türkiye’ye başat rol veren bu uluslararası güç odakları kendisine de bekle gör politikasını rol olarak önüne koymaktadır. Amaçları Kürdistan devrimi başta olmak üzere Ortadoğu halklarının devriminin yolunu engellemeyi ve bu devrimi Kürdistan ve Ortadoğu için önemli bir yeri olan Kobanê’de boğmayı amaçlamaktadır. Bunun için Ortadoğu’daki paramiliter güçler ve militarist Türk devleti ile ortaklaşa bir plan içerisinde bulunan bu güçler, halk devrimini engelleyerek kapitalist devlet yapılandırmalarının önünde engel olan Apocu ideolojiyi yok etmeye çalışmaktadır.
Şu da unutulmamalıdır ki Önder Apo, 9 Ekim 1998 komplosu ile Suriye’den çıkartılmıştı. Geçtiğimiz 9 Ekim ise bize 1998 yılında başlatılan komplonun başarıyla sonlandırılmasını arzuladıklarını gösteriyor. Nasıl ki Önder Apo’yu 9 Ekim komplosu ile Suriye’den çıkartarak PKK devriminin bitirmeyi amaçlayan bu emperyalist güçler, bu günde Kobanê’de başlattıkları saldırı ile 16 yıldır hayallerini kurdukları komployu sonlandırmayı hedeflemektedir. Bunun için 16 yıl sonra tekrardan komployu canlı tutarak Kürt halkının Rojava’da ki kazanımlarını bitirmeyi ve bu saldırılar ile 16 yıldır büyük bir heyecan ile büyüyen PKK devriminin Ortadoğu’da oluşturduğu devrimsel hamlesinin önünü almayı amaçlamaktadırlar. Ancak Kürt halkı bu komplocu güçlerin oyunlarını bozarak 16 yıl önce komploya verdiği cevabı şuanda aynı nefret ve öfke ile Kobanê’de ve Kürdistan’ın dört parçasında vermektedir. Kobanê saldırıları 9 Ekim komplosu gibi şuan da Kürdistan’ın dört parçasında ve Kürt halkının yaşadığı her yerde yapılan büyük serhildanlarla boşa çıkarılıyor. Çünkü Kobanê’de gösterilen bir halkın tarihsel direniş devrimidir. Bunu bilen bu güçler ise son kozlarını oynayarak bu devrimi bitireceğini zannediyorlar. Yoksa ideolojilerinin bir daha Ortadoğu’da filizlenmeyeceğini bilmektedirler. Bunun içinde tüm dünya bu saldırıların karşısında sessiz kalarak bu saldırıların yanında saf tuttuğunu gösteriyor. Ve Türk devletine ve insanlık düşmanı olan İŞİD çetelerine verdikleri görevi başarıyla yerine getirecekleri günü iple çekiyorlar.
Türk devleti ise kendine biçilen rolü başarıyla yerine getirmektedir. İŞİD çeteleri ile koalisyon kurarak Kobanê şahsında Kürt halkını katliamdan geçirmeyi hedeflemektedir. Bunun için çeteleri güvenli bir şekilde Rojava sınırından geçiren Türk devleti bununla yetinmeyip, Kobanê sınırında oluşturmak istediği tampon bölge ile Kobanê halkını toplu katliamlarla karşı karşıya bırakmak istemektedir. Bunun yanında mecliste yasa tasarısı olarak çıkardıkları tezkere kanunuyla da Rojava Kürdistan’ına geçerek koalisyon güçlerine resmi olarak yardım etmeyi amaçlayan Türk devleti, bu şekilde yıllardır hedeflediği ve arzuladığı tekçi devlet yapısını oluşturmanın köklerini Kobanê’de atacağını zannetmektedir. Bunun için Önder Apo’nun 2013 yılının başından itibaren başlattığı “Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa” sürecini hiçe sayarak çetelerle beraber Kürt soykırım arzusunu gerçekleştirmenin hayallerini yaşamaktadır. Ancak Kuzey Kürdistan halkı ise Kürt halkının soykırım kıskacında olduğunu ve bir an önce yok edilmeyle karşı karşıya olduklarını fark ederek gösterdikleri serhildanlarla, direnişlerle bunu engellemeyi amaçlamaktadır. Türk devletinin bu tekçi arzularının gerçekleştirmesine izin vermemektedir. Bunun için “her yer serhildan, her yer direniş” diyerek sokaklara ve meydanlara çıkmaktadır. Tarihi bir direnişin yanında olduklarını ve Kürt halkının birlikteliğini esas alarak Ortadoğu halklarının devrim yolunun öncüleri olduğunu bir kez daha göstermektedir.
Bunun yanında Kürt halkının gerçekleştirdiği bu direniş destanının yanında olduklarını belirten bazı dost çevrelerde bulunmaktadır. Ancak dünya sosyalist partilerin, komünist hareketlerin, demokrat çevrelerin, antifaşist güçlerin Rojava’nın Kobanê kentinde 37 gündür süren bu direnişe ses vermelerini ve yanında yer almalarını bekliyorum. Çünkü Kobanê, insanlık devriminin yaşandığı bir yerdir. Bunun içinde tüm bu çevreleri Kobanê direnişini sahiplenmeye ve bu direnişin yanında saf tutmaya, mücadele etmeye davet ediyorum.