
Hükümet yetkililerinin “misliyle karşılık bulur, gereken yapılacak” yönündeki açıklamalarını değerlendiren Ayhan, “Mısır’daki Mübarek’in verdiği ve Zeynel Abidin Bin Ali’nin Tunus’ta verdiği tepki bugün Ankara’nın verdiği tepkilerden çok da farklı değil. İktidar, toplumun neden bu şekilde hareket ettiğini anlayamıyor. Bunu anlayamadıkları için de ‘misliyle cevap vereceğiz’ tarzındaki açıklamalarla toplumdaki bu öfkeyi daha büyük bir şiddet dalgasıyla kontrol altına alabileceklerini öngörüyor. Ama gözüken o ki bunlar, öyle kontrol altına alınabilecek hareketler değil” şeklinde konuştu.
Yaşanan olayların toplumsal isyana dönüşme noktasına varabileceğini dile getiren Ayhan, “Bunun öncülüğünü Kürt hareketi yapıyor ama bugün bu muhalefeti, gerçekten özgürlükçü dediğimiz yapılar toplumsal gruplar destekliyor” dedi. Ayhan, “Hükümet bu şekilde devam ederse, talepler karşısında bir yaklaşım göstermezse Türkiye’deki toplumsal muhalefet hareketi iktidarın değişmesini hedefleyen bir noktaya gidecektir” uyarısında bulundu.
İşverenler destek istedi
Diyarbakır Ticaret Borsası, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ve Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı ortak basın açıklaması yaptı. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’ndeki açıklamada konuşan DTSO Başkanı Ahmet Sayar, yaşanan gelişmelerden kaygı duyduklarını belirterek, “Can kayıplarının ve mevcut çatışma ortamının, yol kat etmeye çalıştığımız barış sürecinde, başlangıç noktasına gerilememize sebep olması, hatta doksanlı yıllarda yaşanan acılı ve sancılı sürece geri dönme ihtimali bizleri oldukça kaygılandırıyor” dedi. DAİŞ’in Ortadoğu’da başta Kürtler olmak üzere tüm halklara yönelik başlattığı katliam, zulüm ve insanlık dışı muamelenin kabul edilemez olduğunu kaydeden Sayar, AKP Hükümeti’nin Kobanê‘de yaşayan Kürt halkının mücadelesine, eylemsel anlamda destek vermesi ve yardım koridoru açması gerektiğini belirtti.
İmza kampanyası başlatıldı
Türk Meclisi ve hükümetinin Kobanê’ye gönderilecek yardımların ulaştırılması için Türkiye sınırları içinde yardım koridoru açması talebiyle bir imza kampanyası başlatıldı. Türkçe, Kürtçe ve İngilizce hazırlanan imza metninin ilk destekçileri arasında Noam Chomsky, Ezel Akay, Fatih Akın, Özgür Mumcu, Serra Yılmaz, Reyan Tuvi’nin de olduğu gazeteci, sanatçı ve akademisyenler de destek verdi. 230 kişinin imzasıyla paylaşılan kampanyaya şimdiye dek 6 bine yakın kişi katıldı. DAİŞ’in Kobanê‘ye yönelik saldırısının kaygıyla izlendiği belirtilen imza metninde, “Olası bir katliamın önünün kesilmesi için, kamuoyunun da talep ettiği gibi, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’inden ve Rojava’daki diğer kantonlardan Kobani’ye gönderilecek insani ve askeri yardımların ulaştırılması için, Türkiye’nin kendi sınırları içinde bir yardım koridoru açması gerektiğine inanıyoruz. Aksi takdirde yanıbaşımızda gerçekleşecek olası bir katliamdan hepimiz sorumluyuz” denildi.