Kobanê'ye yönelik saldırılar ardından çetelerin sınırdaki geçişlerini engelleme ve Türk devletinin çetelere desteğini protesto amacıyla 17 Eylül'de Kobanê-Suruç sınırında başlatılan nöbet eylemi tüm engellere rağmen binlerin katılımıyla sürüyor. 30 kilometrelik sınır hattı boyunca sıralanan, Etmanek, Mehser, Dewşen, Bedhê, Merdisimêl, Qop, Elîzer, Siwedê, Zehwan, Boydê gibi çok sayıda köy ve bağlantı noktalarında onbinlerce kişi gece gündüz nöbette.

Nöbet eylemcileri Kobanê'de yaşanan şiddetli çatışmalara da tanıklık etti. Gece hava saldırılarının ardından Kobanê'nin doğu cephesinde çatışmaların şiddetlenmesiyle YPG/YPJ güçleri karşısında zorlanan çeteler kaçarak sınırdan geçmek istedi. Suruç'a doğru geldiği iddia çetelerin geliş-gidişlerini engellemek amacıyla halk sınırda sabaha kadar teyakkuzda kaldı. YPG ve YPJ güçlerinin çetelerine yönelik her nokta atışında eylemciler sevgi gösterileri ve sloganlarla destek verdi.
Suruç'a gelen sanatçı, siyasetçi ve akademisyenler de sınırdaki eylemcilerle birlikte sabahladı. Nöbet eylemine destek için Avrupa'dan gelen Hozan Comerd de çatışmaların dozunun düştüğü anlarda kitleye moral vermek amacıyla marşlar söyledi.
Kuzey Kürdistanlılar ile beraber sınır nöbetini tutan Kobanêliler, bulundukları sınır hattının 100 metre ilerisinde çatışmalardan kaçarak sınırı geçen çetelerin Türk askerleri tarafından araçlara alınarak götürüldüğü iddiasına karşı tepki gösterdi. Çetelere sınırın diğer tarafından müdahale etmek isteyen araç sahipleri bu kez askerin ikazı ile durduruldu.

Güney heyetinden ziyaret

Bazı temaslarda bulunmak üzere Suruç'a gelen Kürdistan Parlamentosu heyeti de çeşitli görüşmelerin ardından Kobanêliler ve sınırda direniş nöbeti tutan halkla görüştü. KDP, YNK, Türkmen Cephesi, Goran, Hizbi Şui, Yek Gurtî İslam, Komala İslamî, Ermeni temsilcisi, Partiya Karkeren Rezderan Kurdistan parlamenterleri hazırlayacakları raporu Kürdistan Parlamentosu'na sunacak. Temaslarına ilişkin konuşan KDP'li parlamenter Amina Zikrî, Kürt halkının hedef alındığı bu savaşın
ulusal birliğin gerçekleşmesine zemin sunduğunu vurguladı. Zikrî hazırlayacakları rapora ilişkin şunları belirtti: "Bu raporda bazı talepler olacak. İnsani yardımları ve silah desteğini de kapsayacak. İkinci bir Şengal olmaması için harekete geçilmeli.''

Kobanê için destek verilmeli

YNK parlamenteri Said Masifî ise Türk devletinin Kobanê'ye geçmelerine izin vermediğini söyledi. Kobanê'ye silah yardımı yapılması için imkan sunulmasını isteyen Masifî, ''Eğer Türkiye destek sunmuyorsa dahi sınırlarını çetelerin geçişine kapatması gerekir'' diye konuştu.
Açıklama ardından Kobanê'ye geçmek için bir kez daha girişimlerde bulunan Güney heyeti, izin verilmemesi üzerine sınır kapısı önünde oturma eylemi yaptı. 




Yaralılar pazarlık konusu


Kobanê'ye yönelik düşmanca tutumunu sürdüren Türk devleti, yaralıları sınırda bekletirken, gözaltına aldığı Kobanêlilere de işkence uyguladı.
Çetelere her türlü desteği sunan Türk devleti, Akçakale Sınır Kapısı'ndan yaralanan çeteleri geçirirken, yaralanan Kobanêlilerin geçişlerini engellemeyi sürdürüyor.
Kobanê direnişinde başından aldığı kurşunla ağır yaralanan Ferman Şeyh Ahmet'in geçişine izin verilmeyerek, 5 saat boyunca sınır kapısında bekletildi. Ahmet, kan kaybından yaşamını yitirdi.

'Savaş suçudur'

SES, DTK Sağlık Meclisi ve Türk Tabipler Birliği tarafından Eğitim Sen Suruç binasında konuyla ilgili basın toplantısı düzenlendi. SES Genel Başkanı Gönül Erden, yaralıların geçişinin Kobanê'ye yönelik tepkilerin dinmesi için pazarlık konusu yapıldığını belirterek, bunun savaş suçu olduğunu vurguladı. Erden, ''İnsan yaşamı üzerinden yapılan hiçbir pazarlık bizim tarafımızdan kabul edilemez'' dedi.
Kobanêlilere sorguda işkence
Kobanê'de 5 Ekim'de başlayan sokak savaşının ardından güvenlik amacıyla kentten tahliye edilen ve aralarında gazetecilerin de bulunduğu yaklaşık 160 kişi, Suruç'un Aligör Mahallesi'ndeki Fen Lisesi'nde tutulmaya devam ediyor. Ankara'dan gelen "özel ekip" tarafından ifadeleri alınan Kobanêlilerin, hangi prosedür gereği tutulduğu öğrenilemezken, okulun kapısında bekleyen askerler, milletvekili ve avukatlar dahil kimsenin içeri girmesine izin vermiyor.
Sohbet adı altında sorgulanan Kobanêliler, maruz kaldıkları işkence ve kötü muamele ve hakaretlere karşı açlık grevinde.