8 fotoğrafçının çektiği fotoğraflardan oluşan serginin geliri, inşa sürecine katkı olarak Kobanê’ye gönderilecek.

Öte yandan serginin açık olduğu günlerde Kobanê etkinlikleri de  gerçekleşiyor. Bu kapsamda Çarşamba akşamı Alman solcu gençleriyle ortaklaşa yapılan FH Aachen Üniversite Öğrenci Parlamentosu’nun desteklediği sunum ve Akademisyen İsmail Küpeli’nin yazmış olduğu ‘Kampf um Kobanê (Kobanê Mücadelesi)’ kitabın tanıtımı gerçekleşti. 70 gencin katıldığı tanıtımda akademisyen yazar İsmail Küpeli, kitabın içeriğine ilişkin aktarımlarda bulundu. Rojava ve Kuzey Kürdistan’da yaşanan durumu da anlatan Küpeli, “Avrupa’da yaşayanlar, Rojava’da yaşanan savaşı az çok biliyor ama Kuzey Kürdistan’da özellikle Cizîr, Ferqîn, Lîce’de yaşanan savaştan haberdar değiller. Bunları tanıtım gecelerinde, toplantılarında anlattığımda buradaki özellikle Alman solunun bunlardan habersiz olduğunu görüyorum” dedi. 


‘Kobanê prestij kazandırdı’

Küpeli kitabın içeriğine ilişkin şunları belirtti: “Rojava’da oluşan proje, Avrupa’daki sol, demokratik insanlar için özel bir öneme sahip. Özellikle kadın devrimi konusunda Rojava’da olan, bizim Avrupa’da yapabildiklerimizin çok daha üzerinde. Bunun için orada oluşan projeden biz ne öğrenebiliriz, benim uğraştığım konu bu. Biz Rojava’da olanlara birşeyler anlatmak değil, orada olanlardan, oradaki tecrübeden biz ne anlayabiliriz, kitabın bir amacıda bu. Türkiye’deki ve Ortadoğu’daki duruma baktığımızda çok uzun bir süre için durum çok kötü gözüküyordu. Bölgede bir hareketin, devrimin olabileceği mümkün gözükmüyordu. Çok kısa bir sürede, dışardan bakınca kısa bir sürede böyle bir gelişmenin oluşması, bize de güç veriyor. Kobanê’de olan mücadele, Kürtlere ve Kürt hareketine  prestij kazandırdı ve bu prestij hala sürüyor. Kobanê savaşından bir yıl geçmesine rağmen, bugün de  Rojava ve Kobanê savaşında yer alan kadın savaşçıların mücadelesine sempati devam ediyor. Bu özellikle Alman sol kesiminde artık bir ikon gibi kullanılıyor. Pankartlarında, resimlerinde Kürt kadın savaşçıları gözüküyor. Sanki Ortadoğu’daki o karanlık ortamda bir ışık gibi gözüküyor o ışıkta insanlar için Rojava oluyor.Rojava’daki en önemli konu en önemli deneyim kadın devrimidir. Özellikle Kadınların bu projedeki rolü ve kadın kurtuluşunun bu kadar santral bir şekilde ele alınması aslında bu devrimin bence en önemli bileşenlerinden bir tanesidir.

Kitapta araştırdığımız ve ele aldığımız bir diğer konu ise, Rojava’daki modelin dışında başka hangi hareketler var ki, bu projeye destek olabilir konusuydu. Bölgedeki diğer sosyal hareketleri tanımak içinde bu kitap yazıldı. Yani Rojava tek kendi başına kalırsa gücü bütün bölgeyi değiştirmeye yetmeyebilir bütün bölgeyi demokratikleştirmek için olan bu proje başka ülkelerden destek alabilmeli. Bu destek nerelerden gelebilir diye bir araştırma yaptık. Bunu araştırırken de Türkiye’deki kadın hareketini bu projenin yanında gördük.”


HAKKI DİNÇ/AACHEN