
4 gün önce Kobanê’den Suruç’a geçtiğini söyleyen 62 yaşındaki Teyyar Ahmed, Türk devletinin ikiyüzlü politika yürüttüğünü ifade etti. Ahmed, “Aslında bir anda panik havası yaratıldığı için kendi memleketimizi terk ettik. Sınırı geçtikten sonra Türk devletinin bakanları medya önünde bize kucak açtı ve masum yüzünü gösterdi. Şu an tekrar Kobanê’ye geçmek istiyoruz, bu talebimize Türk devleti coplarla bize saldırarak cevap veriyor” dedi.
Kobanê boşaltılmak isteniyor
Kobanê’nin Karamox Köyü’ne yönelik DAİŞ saldırıları nedeniyle Suruç’a ailesi ile birlikte geldiğini belirten Hüseyin Muhamed, Kobanê’yi korumak için savaşmaya gideceklerini söyledi. Muhamed, “Eşim ve çocuklarımı burada bıraktım ancak Kobanê’yi korumak için gitmek istiyorum. Buna rağmen Türk devleti bizi burada rehin tutuyor. Savaş nedeniyle yaşlı, hasta ve çocukları buraya getirdik ancak biz kendi vatanını koruyabilecek olanlar geri gitmek istiyoruz. Türk devleti gitmemizi istemiyor. Kobanê boşaltmak istediğini artık biliyoruz. Biz sınırı aşarken yüzümüze gülenler şimdi geri döndüğümüz için bize saldırıyorlar’’ şeklinde konuştu.
‘DAİŞ’ten ne farkı var?’
Kobanê’nin güneyindeki Karamezra Köyü’nden 300 küçükbaş hayvanı ile Suruç’un Oğan (Dikmetaş) köyüne ulaşan Ebdullah Hemed Ehmed, sınırı geçerken gözaltına alınıp işkence gördüğünü ve hayvanlarının askerler tarafından çalındığını belirtti. Ehmed, askerlerin uyguladığı işkence ve çalınan hayvanlarından sonra Kobanê’ye geri dönmek için Mürşitpınar Sınır Kapısı‘na geldi. Ehmed, “3 saat beni karakolda dövdüler. Burnumu kırdılar. Serbest bıraktıklarında hayvanlarımızı sordum. ‘Hırsızlar çaldı’ dediler. Askerin bu uygulamasını gördükten sonra Kobanê’yi dönüp savaşmaya karar verdim. DAİŞ evlerimizi, asker hayvanlarımızı talan etti. İkisi arasında ne fark var? Gider ülkeme savaşır canımı veririm. Bize kapıyı açıp bu zulmü uyguladılar. Kendi topraklarımda şehit olmaya gidiyorum” diyerek, Kobanê‘ye döndü.
Topraklarımızı koruyacağız
Kobanê’nin güneyindeki Qilheydê köyünden Orhan Civan, DAİŞ çetesinin köylerine gelmesi üzerine ailesini bırakmaya geldiğini ve yeniden YPG saflarında savaşmaya gittiğini belirtti. Civan, “Kobanêli tüm gençler direniyor. Başarı mutlaka bizim olacaktır. Kobanêli gençler gelsinler birlikte direnelim. Kanımızın son damlasına kadar topraklarımızı koruyacağız” diye ifade etti.
Birlikte savaşalım
Kobanê’ye savaşmaya gittiğini söyleyen Efrînli Evdilla Bozan da tüm genç kadın ve erkeklere seslenerek, “Gelin birlikte savaşalım. Topraklarımızı özgürleştirelim. Kobanê her zamankinden daha güzel olacak” dedi.
Rojavalı Mihemed Mistefa Mihemed ise, tüm Kürtleri Kobanê’yi savunmaya çağırdı. Tüm Kürdistanlılara seslenen Mihemed, “Gelsinler topraklarımızı koruyalım. Bizi yenecek hiç bir güç yoktur. Biz çetelere karşı da Türk devletine karşıda topraklarımızı savunacak güçteyiz. Türkiye’de ölmektense, Kobanêya rengînde ölelim.”
103 yaşına rağmen döndü
İlerlemiş yaşı ve tüm güçlüklere rağmen köyüne dönmek isteyen Êdo Selah ise aile bireylerinin sırtında Kobanê’ye geçti.
Selah’ın gelini de topraklarını terk ettiği sırada felç geçirdiğini dile getirerek, “Topraklarıma dönüyorum öleceksem de orada öleyim” dedi.
DİHA/URFA
Kobanê Musul olmayacak
Kobanê halkı, cephede savaşan çocukları, kardeşleri ve akrabaları ile kanlarının son damlasına, nefeslerinin son anına kadar direnecekleri mesajını vererek, “Kimse hayal görmesin. Ne çeteler ne de başkaları. Biz Kobanêliyiz, burada olacağız” diyor.
Direnişin kalesi haline gelen Kobanê Kantonu’nda halk ve savunma savaşçıları, topraklarını işgal etmek isteyen çetelere geçit vermedi. IŞİD saldırıları 10. gününe girerken, YPG ve YPJ savaşçılarının en büyük destekçisi ise silahlarıyla topraklarını savunmaya koşan kanton halkı oldu.”Berxewadan jiyane (Yaşamak direnmektir)” cümlesinin tam olarak anlam bulduğu Kobanê’de, halk kimsenin topraklarını işgal etmesine izin vermeyeceklerinin altını çiziyor. Çetelerin ağır silahlarla gerçekleştirdiği saldırılara kalaşnikof ve babalarından kalma eski silahlarla direnen kanton halkı, özgürlükleri için direnişin vazgeçilmez olduğunu belirtiyor. Halk seferberlik içinde bir taraftan cephelerde çetelere karşı savaşırken, diğer taraftan uygulanmak istenen psikolojik baskı ve ambargoya karşı da direniyor.
Günlük yaşamın olağan akış içinde devam ettiği kanton merkezinde, insanlar iş yerlerini açıp normal yaşamlarını da sürdürüyor. Yaşamın direnişle sentezlendiği Kobanê’de, çöpler toplanıyor, tüm kantonun ihtiyacını karşılayan fırın aralıksız çalışarak cephelere ve sivillere ekmek taşınıyor. Gün içinde işyerlerini açan insanlar geceleri ise mevzilere giderek savunma savaşçıları ile birlikte nöbet tutuyor.‘Zafer bizim olacak’
Kobanê’de verilen savaşın öneminin farktında olan kanton halkı, Kobanê’nin Musul olmadığını ve tek bir Kobanêli kalana dek mücadele vereceklerinin altını çiziyor. Topraklarını savunan savaşçılarını yalnız bırakmayan halk, kantona gelebilecek saldırılara karşı tedbir alıyor. Kardeşleri, çocukları ve akrabaları cephelerde savaşan kanton halkı, nöbetler şeklinde ihtiyaçlara göre mevzilerde yerini alıyor.
Kanton merkezinde esnaf olan Müslim Abbas isimli Kobanêli, herkesin topraklarını savunarak, yaşamaya devam ettiğini belirtiyor. Abbas, “Biz düşmanlarımıza karşı savaşmak için buradayız. Topraklarımızı bırakmadık bu yüzden zafer bizimdir” diyor. Kobanê halkının kanının son damlasına kadar direneceğini vurgulayan Abbas, “Kobanê’yi bırakmadık ve bırakmayız” diyerek, tüm Kürtlere ‘’Gelin topraklarımızı mevzilerde savunalım” çağrısı yapıyor.
‘Başka yolu yok’
Reşat Şükrü isimli Kobanêli esnaf da kantonu boşaltmadıklarını ve yurtlarını boşaltmak için bir nedenleri olmadıklarını belirtiyor. “Neden topraklarımızı bırakalım? Burada doğduk, burada ölürüz. Ya biz ya onlar, başka yolu yok bunun” diyen Şükrü, YPG ve YPJ savaşçıları sayesinde bugün Kobanê’de yaşadıklarını söyledi. Şükrü, “Biz savunma güçlerimiz ile birlikte varız. Onlar bize güç veriyor” diyerek halk ile YPG ve YPJ’nin omuz omuza verdiğini belirtti.
‘Direniyoruz, kazanacağız’
Yusuf Muhammed isimli esnaf ise her koşulda kendilerini topraklarında güvende hissettiklerinin ifade etti. Muhammed, “YPG bizim yanımızda olduğu sürece Kobanê’yi bırakmayız. YPG de biziz. Çocuklarımızla, ailemizle birlikte buradayız. Kimse hayal görmesin. Ne çeteler ne de başkaları. Biz Kobanêliyiz burada doğduk, kafalarımız da gitse burada olacağız” dedi. Türkiye’ye göç etmeyeceklerinin altını çizen Muhammed, Kobanê üzerindeki saldırıların altında Türkiye’nin olduğuna değindi. “Direniyoruz. YPG ve YPJ olduğu sürece kimseden korkmayız. Kazanacağız” diyen Muhammed, topraklarını bırakacak bir halk olmadıklarını ifade etti.
Aynı iş yerinde birlikte çalışan Azad Muhammed ise, çete saldırıları ve “Kobanê boşaldı” iddialarına karşılık tek bir cümle sarfediyor: “Berxwedan jiyanê.”
İSMAİL ESKİN/DİHA/KOBANÊ