Savaşın yeni bir boyut kazandığını ve mutlaka başaracaklarını belirten Kobanî, aslında bütün insanlık için savaştıklarının altını çizdi.
YPJ Kobanê komutanlarından Meryem Kobanî, önceki gün Amerika’nın Sesi Radyosu’ndan (VOA) Mutlu Çiviroğlu’nun sorularını yanıtladı.

Sayın Kobanî, YPG ve YPJ güçlerinin Kobanê’de bazı ilerlemeler kaydettiği aktarılıyor. Savaş cephesinde son durum ne?

Genel olarak güçlerimizin birçok noktada DAİŞ’e ağır darbeler vurduğunu söyleyebiliriz. Onlara Rakka, Til Abyad ve Carablus gibi yerlerden gelen takviye ekiplerin kullandığı bazı yollarda ve Miştenur Tepesi’nin eteklerinde, küçük grupların gerilla taktiği ile büyük bir darbe aldılar. Şehir içinde de gece iki üç defa saldırmaya çalıştılar fakat saldırıları boşa çıkardık, ilerleyemediler. Yine hava saldırıları sonucu birçok kayıp verdiler. Eskisi gibi her tarafta hareket edemeyecekler. Sadece Kobanê’de değil, hangi yoldan gelirlerse gelsinler her noktada bizim gerilla taktiğimiz ile karşılaşacaklar.

Bahsettiğiniz gerilla taktiğinin ne olduğunu biraz açıklar mısınız, vur-kaç taktiğinden mi bahsediyorsunuz?

Fırsat bulduğunuzda düşman kuvvetini vuracaksınız ve o sizin yerinizi bilemeyecek, kestiremeyecek. Her tarafta olacaksınız, mantar gibi her tarafa yayılacaksınız fakat kendi yerinizde gizlenmiş olacaksınız. Düşman kuvvetleri ateş açtığınız yere kadar gelse bile sizi orada bulamayacak.

Peki, ne oldu, alanda ne değişti de güçleriniz bu şekilde ilerleyebiliyorlar?

DAİŞ bütün gücünü bölgemize yığdı ve biz zaman içerisinde deneyim kazandık. Bu savaşın bir kuralıdır, düşman kuvvetiyle savaştıkça savaş deneyiminiz artıyor ve daha etkili bir mücadele yürütebiliyorsunuz.

Rakka, Cerablus ve Til Abyad taraflarından DAİŞ’e sürekli yardım geliyor değil mi?

Tabii ki! Önceki gece ve gün de onlara yardım kuvvetleri geldi. Onlara her taraftan sürekli yardım geliyor, sürekli ağır silahlar geliyor. Fakat bu saatten sonra geldikleri her noktaya müdahale edip orayı onlara mezar yapacağız.

Miştenur Tepesi’ne çıkan yollara ve aynı şekilde Kobanê’ye ulaşan yollarda artık etkili bir gücünüz var, öyle mi?

Evet ama bu saatten sonra her tarafta olacağız.

İki ay geride kaldı, önümüzdeki günlerde Kobanê’yi nasıl bir durum bekliyor? Kobanê’yi kurtaracağınıza dair bir umut oluşmuş, neler diyeceksiniz?

60 gün önce, doğu cephesinde saat 21:00’da başladı saldırılar. Savaşın başladığı ilk saatten bu saate kadar savaştayım. Şüphesiz Kürt’üz biz fakat Kobanê’de gerçekten sadece Kürtler için savaşmıyoruz. İnsanlığı hedef alan bu terör örgütü karşısında insanlık için savaşıyoruz.

Bir önceki görüşmemizde ‘elim tetikteyken bütün dünya kadınlarını düşünüyorum’ demiştiniz…

Evet, şüphesiz öyle. Savaşçı arkadaşlarımızla konuştuğum zaman da kendim savaştığım zaman da bütün Kürt kadınları adına, bütün dünya kadınları adına yapıyorum bunu. Özgürlüğü düşünen her insanı düşünüp savaşıyoruz.

1 Kasım’da bütün dünya sizin için ayağa kalktı. Genel olarak dünya kamuoyuna ve özelde de bütün dünya kadınlarına neler söylemek istersiniz?

Kobanê’deki savaş uluslararası bir savaştır. Kobanê’nin özgürleştirilmesi Ortadoğu’nun özgürleştirilmesine vesile olur. Savaş daha başlar başlamaz Kobanê’nin Ortadoğu için Stalingrad olacağını, direnişin sembolü olacağını ve bunu etrafında birliktelik oluşacağını söylemiştim. Yalnız olmayacağımızı, milyonlarca insanın haksızlığı görüp bizi destekleyeceğini belirtmiştim. Birçok kişi neden böyle bir şey söylediğimi sordu. Çünkü biz kendi topraklarımızda, kendi ülkemizdeyiz. Evimizi, kendimizi, varlığımızı savunuyoruz.
21. yüzyılda ne dünya da ne de insan haklarını savunanlar bu hakikate göz yumamaz. Vicdan sahibi her insan, her ülke, her gücün bu haksızlık karşısında bir tutum sergileyeceğini düşündüm. Birçok kişi bunu nasıl öngördüğümü soruyor. Çünkü başta kimse destek vermedi, yalnız başımıza, irademizle tanklar toplar karşısında mücadele ettik. Benim umudum vardı.

Bahsettiğiniz bu umut, bütün dünyaya da ilham olmuş gibi. NBC televizyonundan Amerikalı ünlü gazeteci Richard Engel de birkaç gün önce Kobanê’deydi. YPG ve özellikle de YPJ’yi övüp savaşçılarınızın DAİŞ’e karşı yürütülen mücadele bütün dünyanın umut kaynağı olduğunu belirtiyor.

Bu umudun birçok insanın, milyonlarca kadının umudu olacağına inanıyorum. İslam adı altında insanlığı hedef alan bu vahşi örgüt karşısında yürüttüğümüz mücadele, gerçek İslam’ı savunan insanlar için de modern bir geleceğin kaynağı olur.

Bahsettiğiniz bu vahşi kişiler ne durumda? Savaş cephesinde onları görüyor ve telsizde onları dinleyebiliyorsunuz, moralleri nasıl?

Savaş kuralı, düşmanınız çok zayıf da düşse düşmanınız çok kuvvetliymiş gibi hareket etmenizi söyler. Düşmanlarımızın zorluklar yaşadığını biliyoruz. Fakat dediğim gibi ben bir komutan olduğum için savaş kuralları gereği ancak bu şekilde açıklayabilirim bunu.

Önümüzdeki günlerde ilerleyişinizin devam etmesi mümkün mü? Kamuoyunu beklentileri bu konuda iyimser…

Çok açıklama yapmak istemiyorum şimdi. Bir hedefim var, oraya ulaştığım zaman her şeyi açıklayacağım. Orayı bıraktığım gün buraya mutlaka döneceğim diye ahdetmiştim.

Sesinizden bahsettiğiniz yere çok uzak olmadığınız anlaşılıyor?

Ben umutluyum, şu an konuştuğumuz bu dakikada bir mevzideyim ve bahsettiğim o yere bakıyorum…


HABER MERKEZİ