Kürdistan Ulusal Kongresi - Kongreya Neteweyî ya Kurdistanê (KNK) Eşbaşkanı Nilüfer Koç, Güney Kürdistan'daki kurumlara yönelik baskınlara ilişkin gazetemize açıklamalarda bulundu. Baskınlar sonrasında, KNK bürosunun çalışmalarına tekrar başlayabildiğini ancak PÇDK ve DİHA'nın mühürlü olduğunu aktaran Koç, "KNK'den Kuzeyli arkadaşları bırakmışlar; Rojavalı arkadaşımızı alıp Duhok Asayişi'ne götürmüşler. Diğer Rojavalı arkadaşlara da aynı muamele uygulanıyor. Alınan arkadaşlar 'Bundan sonra Rojava ve PKK'ye yanaşmayacaksınız' diye tehdit ediliyor" dedi.


Hukuksal zemini yok

KNK ve diğer kurumların yasal ve meşru faaliyet yürüttüğünü; hem mevcut yasalara riayet ettiğini hem de Federe Kürdistan kazanımına saygılı olarak hukuksal zemini zorlamadığını hatırlatan Koç, yönelimin tamamen siyasi bir kararın icrası olduğunu söyledi.

KDP'nin zorbalığı

Koç, diğer siyasi partilerle de görüştüğünü belirterek, PDK'nin zorbalığını şu sözlerle özetledi: "YNK'nin haberi yok. Hükümetin kararıyla İçişleri Bakanlığı'nın talimat vermesi sonucu Asayiş devreye girer. Burada ise süreç tamamen KDP'nin kararı ve güçlerinin uygulaması şeklindedir. Bunun netleşmiş olması önemli"

Rojava çalışmaları hedefte

KNK'nin Rojava Devrimi'ne sahip çıkarak hem Güney Kürdistan'da hem diğer parçalar ile Avrupa'da çok ciddi faaliyetlerde bulunduğunu anımsatan Koç, bu çalışmalarının hedeflendiğini söyledi. KDP'nin Rojava Devrimi'ni hedef almasının hiçbir mantıki gerekçesi olamayacağını belirten Koç, "KDP sorumluluğunu yerine getirmedi. Tersine attığı adımlarla Rojava'ya karşı tecrit politikası geliştirdi" dedi.

Zamanlaması dikkat çekici

Yeni kabinenin belirlenmeye çalışıldığına işaret eden Koç, baskınların zamanlamasına dikkat çekti: "Bununla ilgili çok yoğun pazarlıklar var. Dolayısıyla saldırının zamanlaması, Güney'de bir tepkinin oluşmaması için saptanmış gibi. Buna rağmen YNK, Goran ve İslami partilerden yetkililer bizi aradılar ve ardından ulusal diplomasi çerçevesinde girişimlerde bulundular. Bu durumu kabul etmediklerini ilettiler."

KDP işaretini vermişti

KDP'nin baskınların işaretini dört gün önceki açıklamasıyla verdiğini hatırlatan Koç, "Siyasi kültüre yakışmayan; aşağılama dolu, düzeyi düşük ve sert bir dil kullanıldı. Fakat kurumlarımız, gerçekten de sağduyulu yaklaştı. Çünkü biz, halkımızın özgürlüğü için doğan fırsatları, herhangi suni bir gündeme kurban etmek istemiyoruz. Bütün kurumlarımızın yaklaşımı da bu yönlü" diye kaydetti.

Gidişat tehlikeli
KDP'nin tutumunun 'tehlikeli bir gidişat yarattığını' vurgulayan Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunu engellemek için de bütün Kürdistanlı sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin, kanaat önderlerinin devreye girmesi gerekiyor. Rojava Devrimi'nden dolayı hepimizden intikam alınıyor. Bu da ulusal ahlaka ve vicdana sığmayan bir durumdur. Çünkü Rojava Devrimi'nin zafere ulaşması, Kuzey'in, Güney'in ve Doğu'nun da faydasına olacak. Bütün parçaları güçlendirecek. Rojava Devrimi'nin zaferi, Güney'in güvencesinin artması anlamına gelecektir."
Koç, KNK'li arkadaşlarının önemli kısmının serbest bırakıldığını, kurumun anahtarlarının iade edildiğini de sözlerine ekledi.


OSMAN OÐUZ/HABER MERKEZİ