
Til Temir’in Cizîrê Kantonu için stratejik önemi olduğu için hedef seçildiğini ifade eden Dr. Koçer devamla şunları söyledi: “Halep-Cizîrê arası uluslararası yol Til Temir üzerinden Cizêrê Kantonu’na geliyor. DAİŞ burayı kontrol altına alarak Kantonun dışarıyla bağlantısını kesmek istiyor. Diğer yandan da Hesekê ile Serêkaniyê arasındaki hattı da kopararak iki şehrin bağlantısını kesmiş olacaklar.”
Belediye seçimlerinin yapıldığı bir dönemde saldırı dalgasının başladığını kaydeden Dr. Koçer, şunları söyledi. “Şunu çok net ifade edeyim ki, burada da bu çeteleri yok edip temizleyeceğiz” dedi.
Üç yıllık deneyim var
Kobanê direnişi ve zaferinin, Rojava’ya dönük tüm egemen güçlerin hesabını bozduğunu, ancak halen düşmanların boş durmayarak yoğun bir saldırı geliştirdiklerini kaydeden YPG Halkla İlişkiler Sorumlusu Dr. Hüseyin Koçer, “Riskler var, fakat toplum artık uyanmış ve üç yıldır kendi kendini yöneterek özgürlük havasını solumuştur. Kobanê’deki direniş tüm egemen güçlere şu mesajı net olarak verdi: Eğer yönetim ise biz kendi kendimizi yönetiriz. Savunma ise biz kendimizi savunuruz ve eğer siyaset ise biz siyasetimizi yürütürüz. Artık kimsesin üzerimizde egemenlik kurmasına ve dayatmasına izin vermeyeceğiz. Kimseye bu toprakları işgal etmesine izin vermeyeceğiz... Tüm dünya da Kobanê direnişinden sonra bu gerçeği kabul etmek zorunda kaldı” dedi.
Seçimlerin başarısı cevap oldu
Dr. Hüseyin Koçer, çetelere verilen dış desteğin yanında içeride de toplumun gelişiminin önünü keserek çetelere destek verilmek istendiğini belirtti. Koçer, “Yani çetelere dışardan verilen destek ile içerde verilen destek birbirini tamamlıyor. Toplum sandık başına giderek seçimini yaptı, adaylarını belirledi ve bu çete uzantılarına gereken cevabını vermiş oldu. Rojava halkı, ‘temsilcilerimizi çıkaracağız, kendimizi yönetebiliriz. Kimseye muhtaç değiliz’ şeklinde net tavrını ortaya koydu.
Rojava dışından gelen izleme heyetleri de seçimleri izledi. Güneyden gelen İzleme heyeti de memnuniyetini dile getirip ‘kutsal şeyler oluyor Rojava’da’ dedi. Belediye seçimlerinin başarılı geçmesi çetelere ve onlara destek verenlere büyük bir darbe oldu” diye konuştu.
Til Temir direnişi 23. gününde
Til Temir direnişinin 23. gününe girdiğine dikkat çeken Dr. Koçer, şöyle konuştu: “Aslında saldırı Asuri, Süryani, Arap ve bölgedeki tüm topluma yapıldı. Bölgeye getirilen çetelerin tümü yabancı uyruklu işgalcilerdir. Öldürülen ve cenazeleri elimizde kalanların çoğu Afgan, Çin, Türkistan, Moğol ve Avrupa gibi yabancı ülkelerden gelmişlerdi. Bunların başarı şansı olabilir mi? Şimdi Rakka’da Irak’tan, Afganistan’dan, Pakistan’tan çeteleri getirip yerleştiriyorlar. Çeteler bu şekilde bu coğrafyanın tüm demografik yapısını değiştirmek istiyor. Bu kirli oyunları bilindiği için onlara karşı direniş de büyük oluyor. Ve toplumun her kesimi el ele vererek çete saldırılarına karşı ortak direniş ve mücadele yürütüyor.
‘Kültürel mirasa saldırı soykırımdır’
Musul’da 15 bin yıllık tarihi eserler parçalandı. Bu coğrafyaya en büyük kıyımı, kültürel alanda yapmak istiyorlar. Ne kadar kutsal değer varsa ayaklar altına almak istiyorlar. Kadını köleleştirip pazarlarda satma düzeyine getirdiler. Êzîdî ve Asuri kadınlarını pazarlarda satıyorlar. Bu toplumda hiçbir değer yargısı bırakmayacaklarının mesajını veriyorlar. Bu soykırım girşimidir. Ancak toplum da onlara karşı tüm gücüyle direniyor. Nasıl diğer yerlerde direndiyse, burada da ortak direnerek onları yok edecektir.”
YPG çatısı altında
Halkların YPG çatısı altındaki ortak direnişinin, halkların özgür geleceğinde, demokratik ve özgürlükçü sisteminde en büyük zeminini oluşturacağını ifade eden Dr. Koçer, “Bu savaşta Asuri ve Arap kardeşlerimizden birçok şehitler verdik. Bu halklarımızın ortak değerleridir. Birçok Arap köylerimiz bu çeteler yüzünden evlerini terk etti. Asuri halkımıza yönelik saldırı ve ardından esirlere karşılık fidye isteme vardır.
Bu saldırı ve tehdit tüm bölge halklarına yöneliktir. Tehdit İslam dinine de, Asuri halkı ve inancına, kısaca tüm halklar ve inançlara dönüktür. Bu çete tehdidini bertaraf etmek ve topraklarımızdan çıkarmak için herkese çağrımız, herkesin büyük bir bilinçle kol kola kenetlenmesi, gücünü birleştirip direnişini daha fazla ortaklaştırmasıdır” şeklinde konuştu.
Uluslararası toplum desteklemeli
Uluslararası toplumun da bu büyük savaşta Rojava’ya ve direniş güçlerine destek vermesi gerektiğini kaydeden Dr. Koçer, “Çünkü bu direniş sadece Rojava halkı için değil, tüm insanlık içindir. Çeteler burada başarı kazansa, bu durum tüm insanlık için büyük tehlikeler oluşturacaktır. Avrupa’daki ve diğer yerlerdeki saldırılar buna en çarpıcı örneklerdir.”
MEHMET NURİ EKİNCİ/ANHA/SERÊKANİYÊ