MIHEMED HESEN/ŞEMAL HESEN/ROJNEWS

KODAR Eşbaşkanı Fûad Berîtan, demokratik çözüm için yol haritası sunacaklarını; bunu destekleyen adımlar atacaklarını belirterek, eğer İran daha önce olduğu gibi yanıt vermezse başka yollara başvuracaklarını söyledi.

KODAR Eşbaşkanı Fûad Berîtan, mevcut sorunların çözümü için bir yol haritası sunacaklarını belirterek, İran’ın değişime mecbur olduğunu söyledi.

Doğu Kürdistan Özgürlük ve Demokrasi Hareketi (KODAR) Eşbaşkanı Fûad Bêrîtan, İran’ın mevcut durumu, Kürt halkının ve İran halklarının protesto gösterileri ve ABD’nin İran’a dönük baskıları hakkında RojNews’in sorularını yanıtladı.

İran halklarının protestoları temelini nereden alıyor, İran iktidarının değişmesinde hangi boyuta kadar etkili olabilir?

Bölge şu an değişimlere doğru gidiyor. Dış güçler, Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek istiyor. İran kendisini bu değişim ve dizayndan uzak tutamaz. İran rejiminin değişmesi gerekiyor. İran toplumunun mevcut duruma muhalif olduğunu görebiliyoruz. Siyasi, askeri yöntemlerden ve toplumsal yönetimden memnun değiller. Halk, bu yüzden de değişim gerçekleştirme çabasında. Bu değişimlerin sonucunda halk geçen kış serhildan (ayaklanma) başlattı, haklarını talep etti. İran toplumu, aktif bir toplumdur. Toplum ayaktaydı, yeni bir yaşam ve sistem arayışındaydı. Toplumun bütün kesimleri, bütün yaşam alanlarında hakkını istiyor. Bugün de İran halkları planlı ve programlı bir şekilde baskılarını arttırır ve devlete karşı birlik olursa başaracaktır.

ABD, İran’a hangi amaçla siyasi ve ekonomik baskılar kuruyor? Halkın İran hükümetinin baskı ve tavrına karşı çözüm geliştirme yolu nedir?

Ortadoğu’da 3. Dünya Savaşı yaşanıyor ve bu savaşın merkezi Kürdistan’dır. Kürdistan’ın merkezinde yeni bir dizayn ve sistem modeli geliştirilmek isteniyor. Bu dünya ve bölge için bir model olacaktır. Bir yanda ABD ve Avrupa devletlerinin öncülük ettiği sistem bulunuyor. Diğer yanda bölgede yıllardır ulus devlet sistemiyle halkın kanını emen, değişimlerin karşısında duran devletler bulunuyor -ki İran’da bu devletlerden birisi-. Bu ikisinin karşısında üçüncü bir güç bulunuyor. Bu da halkın gücüdür. Toplumun öz gücü, mevcut sistem ve siyasetin değiştirmesini istiyor.

ABD, tehditlerle İran’ı sınırlandırmayı ve bu sayede İran üzerindeki siyasetini yürütebilmeyi istiyor. İran’ı teslim almak ve kendi sistem ve siyasetinde eritmeyi istiyor. ABD’nin amacı, İran’ı kendi siyaseti içerisinde sınırlandırmaktır. ABD, diplomatik, ekonomik ve siyasi alanlarda İran üzerine baskı kurmak ve İran rejimi karşısında duran muhaliflerle anlaşma yapmak istiyor. Bu kapsamda, iki taraf zarar görecektir. Bunlar da devlet ve toplumdur. Halkın ekonomi durumu daha da kötüleşecektir. Bunun tek çözümü de halkın devlete baskı kurması, hak ve özgürlüğünü talep etmesidir. Yalnızca talep etmekle kalmamalı, bütün halk bileşenleri bu temelde birlik olup örgütlenmelidir. Bu süreçte birlik olmalıdır. Devleti, siyaset ve halkı yönetim biçiminde değişikliğe gitmeye mecbur bırakmalıdır. İran’ı bu krizlerden yalnızca demokratik değişimler kurtarabilir.

İran İslam Cumhuriyeti, 40 yıllık tarihinde krizleri aşabileceğini ispat etti. 2009’da da büyük siyasi bir kriz yaşadı ancak aşmayı başardı. Mevcudun diğerlerinden farkı nedir?

İran, şu ana kadar yaşadığı krizleri farklı yöntemlerle yönetebildi. Ancak, şu an İran kendisini bu mevcut krizlerden hiçbir şey söylemeden kurtaramaz ve eskiden olduğu gibi yaşam sürdüremez. Ömrünü bir seviyeye kadar uzatabilir. İran, şu an var olan kaosta siyaset ve devlet yönetimini devam ettiremez. Değişim yoluna gitmeye mecburdur. Kendisini bu krizlerden kurtarmak istiyorsa halkların iradesini tanımalı ve demokratize olmak için çabalamalıdır. Halkın taleplerini dinlemek zorundadır. Yönetim biçimini değiştirmelidir. Demokrasiyi geliştirmelidir. Başka türlü kendisini kurtarabileceği bir yol kalmadı.

Kürt halkının Rojhilatê Kurdistan ve İran’da var olan protestolardaki rolü nedir? İran halkları, Rojhilate Kürdistan serhildanlarını destekliyor mu?

İran toplumu daima birlikte yaşadı, her dönem birbirine destek verdi. Protestolar ve talepler açısından birbirini destekledi. Dikkatli izlersek; serhildan İran’da başladı ve Kürdistan’a doğru yayıldı. Şimdi de Kürdistan kentleri bu protesto gösterilerine öncülük ediyor. Kürt halkının diğer uluslarla ilişkilerini güçlendirmesi gerekiyor. Birlikte örgütlenmeliler. Birlikte, ortak bir proje, ortak bir plan ve tek bir ses olarak siyaset alanına girmeliler. Ancak yine dağınık ve parçalı olurlarsa İran rejimi başarılı olabilir. İran halkları dayanışma içerisinde olmalıdır.

KODAR’ın İran’daki bu gelişmeler için tutumu ve çözüm projesi nedir?

KODAR, daha önce İran seçimleri için bir yol haritası sundu. Bu yol haritasında, tehlikelerden ve var olan fırsatlardan söz ettik. İran devleti, açık bir şekilde ve doğrudan taleplerimize yanıt vermedi. Şimdi de önümüzdeki günler için yeni bir yol haritası hazırlama çalışmaları yapıyoruz. İran’ın temel değişimlere gereksinimi var. Halk artık pratiğe geçmeyen karar ve söylemlerle ikna olmuyor. Halk pratik adımlar talep ediyor. Bu yol haritasında, Kürt halkı ve İran halklarının yaşadığı sorunlara çözüm geliştirilmesi için bir çaba olmasını istiyoruz. Siyasi, ekonomik, doğanın korunması ve kadın sorunlarının çözüme kavuşması için projelerimiz bulunuyor. Demokratik ulus ve bilinç çerçevesinde demokratik bir siyasete sahibiz. Plan ve projelerimiz ile İran’da bulunan azınlıklar için adım atmak istiyoruz. Projemizi bütün taraflara sunacağız. O zaman yol haritası ile yetinmeyecek, çabalarımızı diplomasi, siyaset ve çeşitli yöntemler çerçevesinde sunacağız. Bu durumda da bir yanıt verilmez ve İran daha önce olduğu gibi taleplere kulak vermezse işte o zaman başka yollarımız bulunuyor. Biz büyük bir savunma gücü olan bir hareketiz. Bu açıdan da büyük hazırlıklarımız bulunuyor. İran’da bu değişiklikler yaşanırken elbette ki programsız ve plansız değiliz.

KODAR’ın İran’da bulunan muhalif parti ve taraflarla ilişkileri nasıl? Bu ilişkilerin varlığını gerekli görüyor musunuz ya da iç muhalefetin örgütlenmesine mi odaklısınız?

İki model bulunuyor. Bunlar, ulus-devlet modeli ve bizim önerdiğimiz bütün bileşenlerin içerisinde yer aldığı model. Bunun için de kapılarımız açık, Kürt taraflarla ilişkilerimiz bulunuyor. Hepimiz birlikte tek bir ses olup, kolektif bir çalışma ve ulusal birlik formülü ile Rojhilatê Kurdistan’ın geleceği için çalışabiliriz. KODAR yalnızca siyasi partilere yönelmiyor. Topluma, özellikle de kadın, genç, sanatçı ve aydınlara yöneliyor. Bu anlamda da herkes kendi rolünü üstlenmelidir. Ayrıca, Kürt halkı ve bütün özgürlükçü halklar, İran’da yaşanacak olan gelişmelere hazır olmalıdır. Bu hazırlıklar hem askeri hem de örgütsel hazırlıklardır. Büyük bir savaş yaşanması ihtimali söz konudur. Bunun için de halkımız ve herkes, kendisini bu değişikliklere hazırlamalıdır.”

MAHABAD