
Anlaşmanın resmiyet kazanması ise 26 Eylül’de Cartagena kentinde atılacak imzalar sonrası gerçekleşecek.
Bu anlaşmaya göre 2 Ekim’de gerçekleşecek olan referandum sonrası, 180 gün içinde 7 bin FARC militanının bulunduğu 17 bin kişinin silahsızlanma ve entegrasyon süreci başlayacak. Bu konuda yaşı küçük olanların terhisiyle adımlar atılmaya başlanmıştı. Bu sürecin Ekim ayını beklemeksizin ilerlemesi öngörülüyor.
FARC, 17-23 Eylül tarihleri arasında ilk defa kamuoyuna açık bir gerilla konferansı düzenlemeye hazırlanıyor. 10. konferansta hedef barış anlaşmasının tartışılması ve daha ileri hedeflerin belirlenmesi. Konferansa toplam 200 delegenin yanı sıra 50 kadar uluslararası gözlemcinin katılması bekleniyor.
Ayrıca ülkenin farklı bölgelerinde “barış haftası” kutlamaları yapılıyor. Basına yansıyan haberler bu etkinliklere katılım ve coşkunun yüksek olduğunu gösteriyor.
Ülkede barışın popülaritesi yükselirken, aynı şeyin Devlet Başkanı Juan Manuel Santos için geçerli olduğu söylemez. Son yapılan kamuoyu yoklamalarına Santos’a desteğin yüzde 29’a düştüğü, Kolombiya’nın beş büyük şehrinde yapılan anketlerde ise Santos karşıtlığının yüzde 66'ya yükseldiği (ilk göreve geldiğinde bu rakam yüzde 17'ydi) basına yansıyor.
ELN
Ülkenin ikinci büyük gerilla grubu Ulusal Kurtuluş Ordusu-ELN adına geçtiğimiz hafta sonu Komutan Nicolas Rodriguez Bautista-Gabino tarafından açıklama yapıldı.(1)
Gabino, ELN olarak FARC’ı bekleyen terhisi kolaylaştırmak için ellerinden geleni yapacaklarını, uyum kamplarının bulunacağı bölgelerde sürece saygılı ve duyarlı olacaklarını ifade etti.
Geçtiğimiz Mart ayında anlaşma yapılmasına rağmen kendileriyle başlatılmayan müzakere sürecinin hükümet tarafından sabote edildiğini, sürecin ötelendiğini, bunun yerine ordunun ELN’ye dönük saldırıları artırdığını, kendilerinin görüşmelere hazır olduğunu, ancak ordunun operasyonları devam ettiği sürece bu olasılığın mümkün olmadığını da söyledi.
Gabino’nun konuşması ELN ile hükümet arasında olası uzlaşmanın çok daha fazla zaman alacağı, aynı zamanda ELN’nin sadece “yasal siyaset yapma hakkı” ile perspektifini sınırlı tutmadığını gösteriyor. Doğrudan olmasa da konuşmanın içerisinde FARC’ın tutumu da "52 yıllık mücadelenin sonucu, kazancı bu olmamalıydı" denilerek eleştiriliyor.(2)
Barış görüşmeleri ve anlaşmaların halkın örgütlenme ve mücadelesini durdurmaması gerektiği, Kolombiya’nın geleceğinin bu uğraşlar sonucunu şekilleneceği, Gabino’nun önem verdiği meselelerden biri olarak göze çarpıyor.
Gabino ayrıca mevcut hükümetin bir barış konusunda ciddi olmadığı, Kolombiya oligarşisinin dertlerinden birinin de ülkede savaşı bitirip, NATO kontrolünde Kolombiya askerlerini (başta Ortadoğu ve Afganistan olmak üzere) başka ülkelerde, başka halkların kanını dökmek üzere göndermek istediği, bunun kabul edilemez olduğunu dile getiriyor.
Son dönemde ELN güçleriyle ordu arasında çatışmalarda artış yaşanıyor. ELN sabotaj ve tutsak alma eylemlerini artırdı.
Kolombiya barışı ve TC’nin akıl daneleri
Bunlardan ilki TİKA Kolombiya ve Güney Amerika Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Özkan, diğeri ise emekli diplomat Akın Özçer. İlki bir röportajla ikincisi ise bir yazı ile Kolombiya müzakere süreci ve Türkiye’de olanlar arasında bir karşılaştırma yapmışlar. Her ikisinin de savaşın neden varolduğunu anlamadıkları, çatışmaların sorumlusu olarak gerillaları gördükleri, barış deyince de gerillaların teslim olması, tasfiyesinden başka bir şey hayal edemediklerini görüyoruz. Sonuçta bu iki şahıs, gerçeği arayıp bulmak yerine, kendilerini o makamlara getiren devletin (emeklilik de bile) sadık birer memuru olduklarını tescil etmiş oluyorlar.
Dipnot
1: https://www. youtube. com/watch?v=DYqgGYNddgc
2: Kolombiya’daki süreçle ilgili tartışmaları geçen haftaki yazımdan okuyabilirsiniz. http://bianet. org/ bianet/siyaset/ 178334-kolombiya-da-baris-bir-toplumsal- hesaplasmaya-donusebilecek-mi
AYKAN SEVER