Almanya’nın köklü iktidar partilerinden Hristiyan Demokratlar Birliği’nde (CDU) bugünden itibaren yeni bir dönem başlıyor. Hamburg kentinde bugün başlayacak ve yarın sonuçlanacak CDU’nun kongresinde, tam 18 yıldır genel başkanlık koltuğunda oturan Federal Başbakan Angela Merkel yerini, bu mevki için yarışan 3 adaydan birine teslim edecek.

Bin delegenin katılacağı CDU kongresindeki liderlik yarışı, 3 isim arasında geçecek: CDU Genel Sekreteri Annegret Kramp-Karrenbauer, CDU eski Grup Başkanı Friedrich Merz ve Sağlık Bakanı Jens Spahn.  Ancak Saarland eyaletinde arka arkaya seçimleri kazanarak partisi içinde sempati toplayan Kramp-Karrenbauer’i geçtiğimiz yıl genel sekreter olarak atayan Merkel’in işi zor. Çünkü CDU’nun ağır toplarından Federal Meclis Başkanı Wolfgang Schäuble, Alman basınına verdiği bir röportajda Friedrich Merz’i partinin başında görmek istediğini açıkça söyledi.

Yıllar sonra Merkel-Merz rövanşı

40 yıldan fazladır CDU’nun ‘derin ismi’ olarak görülen ve hemen hemen bütün Hristiyan demokrat hükümetlerinde görev alan Schäuble “Merz’in kongrede büyük çoğunlukla seçilmesi ülkemiz için en iyisi olacak” dedi.

Şüphesiz Merz-Schäuble ikilisinin ilişkisi eskilere dayanıyor. 2000 yılında da dönemin Genel Başkanı Helmut Kohl’ün parti içindeki bağış skandalı ardından görevi bırakmak zorunda kaldığında Merz’i lider olarak görmek istemişti.

Ancak Kohl bağış skandalı yüzünden yıldızı sönmek üzere olan partinin başına Merkel’in gelmesi halinde CDU’nun yeniden toparlanacağını ön görmüştü. Merkel Almanya’nın ilk kadın başbakanı olarak tarihe geçecekti hem de Demokratik Almanya Cumhuriyeti (DDR) kökenli olduğu için 1990’da birleşen iki Almanya’yı daha da bütünleştireceği ön görülmüştü.

Almanya’nın en zengin siyasetçisi ünvanını elinde bulunduran Merz ise 2002 yılında Merkel tarafından meclis grup başkanlığından alınmıştı. 2009’da Merkel ile girdiği genel başkanlık yarışını kaybeden Merz’in Merkel’in “Aday almayacağım” açıklamasından hemen sonra “Adayım” demesi ardından öne çıkması, CDU içinde yıllar sonra gelen bir rövanş olarak yorumlanıyor.

İş dünyasının elamanı olduğu yönünde yorumlar yapılan Merz aslında Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un izinde gitmeyi planlayan bir olacağı belirtiliyor. Macron gibi Avrupa’nın bütünlüğünden ve AB’nin kendisini yenilemesinden yana olan Merz’in lider olması halinde Merkel ile nasıl işleri yürüteceği merak ediliyor. Her ne kadar “Koalisyon anlaşmasına sadık kalacağım” dese de Merz’in seçilmesi halinde sosyal demokratlarla ağır aksak yürüyen Merkel hükümetinin de çökme ihtimali yüksek.

Zaten geçtiğimiz ay eski Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel bu konuda iddialı konuşmuştu. Gabriel, Merkel’in parti liderliğini bırakması halinde hükümetin Mayıs ayına kadar çökeceğini ve başbakanın da değişeceğini söylemişti. SPD cephesi de aslında Gabriel gibi şimdiden kara kara düşünüyor.

 

ANF/BERLİN