Avrupa’ya zorunlu olarak göç etmiş Kürdistanlı ‘şehit’ ve kayıp ailelerinin kurduğu Komela Malbatên Mexdûr û Wendahîyan (KOMAW e.V) kuruluş kongresini gerçekleştirdi. 7 kişilik dernek yönetiminin seçildiği kongrede, pratik çalışmaların yürütülmesi için de 40 kişiden oluşan genişletilmiş bir yönetim komisyonu oluşturuldu.

Türk devleti ve sömürgeci güçlerin Kürdistan’da sürdürdüğü kirli savaşa maruz kalıp, diasporaya göç etmek zorunda kalan ‘şehit’ ve kayıp ailelerinin, uzun bir uğraştan sonra Avrupa’da kurduğu “Komela Malbatên Mexdûr û Wendahîyan (KOMAW e.V) derneğinin, 1’inci olağan kongresi gerçekleştirildi. Almanya, Fransa, İsviçre, Belçika başta olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinden 200’e yakın delegenin katıldığı kongre, geçtiğimiz gün Almanya’nın Hagen kentinde yapıldı.
Kongre, Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’e adanarak, tüm Kürdistan ‘devrim şehitleri’ anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Kongrenin açılış konuşmasını yapan Ali Ömer, derneğin amacına değinerek, sömürgeci güçlerin Kürdistan’da sürdürdüğü savaşa maruz kalıp diasporaya göç etmek zorunda kalan ‘şehit’, kayıp ve mağdur ailelerin bir çatı altında daha örgütlü ve aktif çalışmalarını hedefleyerek, böylesi bir kuruma gereksinim duyulduğunu belirtti. Ailelerin umut ve beklentilerine ellerinden geldiğince cevap olmayı ve bu ailelerin mağduriyetlerini dosyalar şeklinde, gereken uluslararası platformlara taşımayı hedeflediklerini dile getirdi.
Divan seçiminin ardından, Dernek Başkanı Dilovan Musa da tüm delegeleri selamlayarak, “Eğer Kürt Özgürlük Mücadelesi şehitlerin emeğiyle kurulmuş ve yürütülüyorsa bu dernek de şehitlere bağlılığın simgesidir” dedi.
Katılan bütün delegelerin kaldıkları yerlerde, ‘şehit’ düşen çocuklarının emeğine sahip çıkması gerektiğini belirten Musa, “Ancak o zaman çocuklarımıza layık olabiliriz” dedi. Bu vesileyle de bütün delegeleri, ‘şehit’ ve kayıp yakınlarını daha aktif çalışmalara katılmaları çağrısında bulundu.

‘Şehitlere sahip çıkmak kimliğini sahiplenmektir’

Kongrede konuşan Ahmet Çelik de, Kürtlerin geldiği noktada, ‘binlerce şehidin emeği’ olduğunu belirterek, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 21 Mart tarihinde deklere ettiği demokratik çözüm sürecinin ardından, böylesi bir kongrenin yapılmasının önemli ve kutsal olduğunu ifade etti. “Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin en kutsal varlıkları olan şehit yakınlarının kurumlaşmaya gitmesini önemli bir mevzi” olarak niteleyen Çelik, “şehitlere sahip çıkmanın Kürt kimliğine, kültürüne, değerlerine sahip çıkmak” olduğunun altını çizdi.

‘Saf ve temizler’

Civaka Îslamiya Kurdistan adına konuşan Mele Salih ise “Kürdistan şehitleri”ni İslam’ın ilk dönem savaşçılarına benzeterek, onların “saf, temiz ve kutsal” olduğunu söyledi. Onların zulme ve baskılara karşı haklı mücadelenin içindeyken yaşamını yitirdiklerini söyleyen Mele Salih, “onların yeri ve mevkisi Allah katında, Hz. Hamza ve Hz. Hüseyin ile aynı derecededir” dedi. Bütün Kürtleri özgürlük mücadelesine destek vermeye çağıran Mele Salih, AKP ve Fethullah Gülen hareketine sert eleştiriler yönelterek, İslam adına takkiyecilik yaptıklarını söyledi.
Kongreye ayrıca KON-KURD, YEK-KOM, Heyva sora Kurdistanê, Kürdistan Êzidî Dernekleri Federasyonu, Kürt Enstitüsü gibi Kürt kurum temsilcileri de birer konuşma yaparak, yaratılan değerlere sahip çıkılması gerektiği mesajı verdiler.  Yapılan konuşmaların ardından ve yürütülen tartışmalarda, Avrupa’da yaşayan binlerce kayıp ve ‘şehit aile’nin olduğu ve bunlara ulaşılması gerektiğinin altı çizildi. Ayrıca bu ailelerin mağduriyetinin uluslararası platforma taşınması gerektiği vurgusu yapıldı.
Konuşma ve tartışmaların ardından seçime geçilerek, 7 kişilik bir yönetimin yanısıra pratik çalışmaların yürütülmesi için 40 kişiden oluşan genişletilmiş bir yönetim komisyonu oluşturuldu. KOMAW’ın başkanlığına Dilovan Musa’nın seçildiği yönetim şu isimlerden oluşuyor: Süreyya Alıcı, Nevim Yenigün, Halit Ertaş, Cemil Gültekin, Mohammad Axayarî ve Harun Sever.

‘Onlar birliğimizi sağladı’

Kapanış konuşmasını yapan KOMAW yönetiminden Mohammad Axayarî, “Kürt halkının birlik ve beraberliği ancak değerleri ayakta tutabilir ve şehitleri ölümsüz kıldırabilir. Kürdistan’ın dört bir parçasında, değişik bölgelerinden şehitlerin kanları birbirine karıştı. Kürdistan şehitleri ulusal birliği sağladı ve aradaki sınırları kaldırdı” dedi. Önümüzdeki günlerde ise KOMAW’ın karar tasarısı ve sonuç bildirgesi deklere edilecek.


EVÎN AKSOY/HAGEN




‘KOMAW tarihi bir sürece tekabül ediyor’

Komela Malbatên Mexdûr û Wendahiyan’ın (KOMAW e.V) 1’inci kongresinde bir araya gelen aileler derneklerinin zamanlama açısından tarihi bir sürece tekabül ettiğini belirterek, görüşlerini paylaştı.

Harun Sever (Almanya): Önderliğimizin başlattığı süreci şehit aileleri olarak destekliyoruz ve sürecin arkasındayız. 30 yılı aşkındır binlerce gencimiz şehit edildi, binlerce insanımız faili meçhul cinayetlere kurban gitti, binlerce köy yakıldı, insanlarımız topraklarını terk ettiler ve bugün geldiğimiz aşama bütün bunların toplamıdır. Bedel ödeyerek kazandıklarımızı, şehit aileleri olarak sahibi olacağız. Bu anlamda kongre önemli bir tarihi sürece tekabül ediyor. Tüm şehit, kayıp ve bu mücadelenin mağdurlarının yardımlarıyla bu güne kadar ulaşılmayan, karanlıkta kalan arkadaşlarımızın akıbetini öğrenmek için ulaşılmayan bilgilere ulaşacağız.

Ali Matur (İsviçre): Kongremiz sürecin ruhuna uygun bir kongre oldu, bileşim şehitlerin amacına, hedefine denk bir çalışma içerisine girecektir. Herşeyi şehitlere borçlu olduğumuzu, bu borcumuzu ödemenin bedeli bugün içinde geçtiğimiz süreci daha iyi sahiplenmektir. Başka şehitlerin olmaması için hepimizin üzerine büyük ve tarihi sorumluklar var.

Zeynel Eren (Fransa): Ortadoğu’da yaralı bir coğrafyanın, parçalanmış bir ülkenin adı, dili, kimliği yok edilen bir halkın umudu olan şehitlerimiz başladıklarında bir avuçtular. Ancak oğlumun ülkeye giderken dedesi ile yaptığı son konuşma gibi düşünüyordu hepsi: Dedesi oğluma ‘oğlum beyniniz yıkanmış, boşuna uğraşıyorsunuz’ dedi. Oğlum da ona ‘dede, biz o kirlenmiş dünyamızı temizlemeye gidiyoruz’ dedi. Bu mücadelenin kutsallığının farkına bir gün herkes varacak. Bugün geldiğimiz aşama bize bu ışığı gösteriyor.

Fatoş Yener (Almanya): Avrupa’da ilk defa böylesi bir kongrenin olması ve kurumsallaşması önemli. Bu şehit aileleri arasında önemli bir bağ yaratıyor. Şehitlerimizin bedenleri, kanları ve canları ile yakılan özgürlük ateşi yeni çözüm sürecinde oğullarımızın ve kızlarımızın bedenleri ile değil, kanları ile değil bizlerin yürüttüğü siyaset ile hatırlanmalı. Artık bir tek canımızın toprağa düşmesini istemiyoruz. Bu umut, duygular ile şehit ailelerini, gazilerimizi ve bu mücadelede bedel ödeyen tüm halkımızı süreci güçlü sahiplenmeye çağırıyorum.

Azize Yıldız (Almanya): Önderliğimizin başlattığı çözüm ve barış sürecinin yanındayız fakat TC devleti gördüğümüz kadarı ile buna hazır değil. 1999 geri çekilme sürecinde oğlumu kaybettim ve akıbetini bilmiyorum. Bir ana olarak, bu süreçte böylesi olayların yaşanmamasını istiyorum. Benim gibi oğlu ve yakını kayıp yüzlerce hatta binlerce aile var Kürdistan’da ve kongre bu yüzden de önemlidir.

 HÜSEYİN BAKIR /HAGEN