ÇHD İzmir Şubesi Cezaevi Komisyonu Üyesi Serdar Gültekin, "Şakran Cezaevi'nin iyi bir yer olduğuna dair gelen açıklamaların hepsi hayaldir. Bariz yalandır" dedi.

Meclis İnsan Hakları Komisyonu Cezaevleri Alt Komisyonu üyeleri, geçtiğimiz günlerde sürekli hak ihlalleri ile gündeme gelen Şakran Cezaevi'ni ziyaret ederek, incelemelerde bulunmuştu. Yapılan incelemenin ardından Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün, "Fiziki şartları itibari ile son derece iyi ve olumlu. Adeta iş yurdu gibi bir cezaeviyle karşılaştık. Ancak, bazı sorunlar iletildi bize. Bu zamana kadar gezdiğimiz cezaevleri içerisinde en modern cezaevinin burası olduğunu gördük. Buradaki açık cezaevinde bulunan hükümlüler bir okulda, tesiste, kurumda geziyormuş gibi. Çocuklara baktık, onlarla konuştuk, kadınlarla birebir konuştuk. Çok şükür artık ülkemizde dayak dediğimiz, şiddet dediğimiz durumlar ortadan kalkmıştır. Şiddet ya da benzeri herhangi bir şikayet gelmedi" açıklamasında bulunmuştu.

Toplama kampıdır

Üstün'ün yaptığı açıklamalara tepki gösteren İzmir Tutuklu Aileleri Yardımlaşma Derneği (TAY-DER) Başkanı Dünyamali Ariç, Şakran Ceza İnfaz Kurumları Kampusu'nun devletin bir projesi olduğunu belirterek, "Hem psikolojik hem de fiziki işkence yapılıyor tutsaklara. TBMM İnsan Hakları Komisyonu yaşanan durumla ilgili düzgün bir rapor vermiyor. Orayı güllük gülistanlık sanıyorlar. Şakran Cezaevi devlete göre bir terbiye yeridir. Çünkü insanlar oraya sürgüne geliyor. Açlık grevlerinden sonra tutsakların tedavi edilmeleri gerekirken, hücre cezaları verildi. Tüm cezaevlerinde kanayan bir yara vardır. Ama Şakran ayrı bir yerdir. Çünkü burası sürgün yeridir. Deyim yerindeyse bir toplama kampıdır" diye konuştu.
Şakran Cezaevi'nde darp edilen 11 tutsağı yakın tarihte Kırıklar Cezaevi'ne sürgün edildiğini hatırlatan Ariç, "Adeta bir ödüllendirme var. Cesaretlendiriyor bu konuda. Sanki orada hiç işkence yapılmamış, hücre cezası verilmemiş, orayı bir dinlenme tesisi gibi gösteriyorlar. Kamuoyu bunu çok iyi bilsin, Şakran bir toplama kampıdır. Bu devletin bir projesidir. Pastayı keserek projeyi kutladılar. Yaşanan bu olaylar karşısında hiç bir zaman susmayacağız. Tutsakların her zaman yanındayız" dedi.

Mahkumlarla görüşmemişler

Şakran Cezaevi'nde yaşanan sorunlara ilişkin hatırlatmada bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi Cezaevi Komisyonu Üyesi Avukat Serdar Gültekin, "Çocuklar ve kadınların üzerindeki baskılar, basında geniş yer aldı. Bu yaşanan olaylar geçmişte yaşandı gibi anlatıyorum; ama orada halen insanlar bunları yaşıyor. Biz müvekkillerimizi ziyarete gittiğimizde ya da bize yazılı gelen başvurularda bunu net bir şekilde görüyoruz" diye belirtti. Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nun yaptığı açıklamanın gerçekle hiç bir alakasının olmadığını ifade eden Gültekin, "Şakran Cezaevi'nin iyi bir yer olduğuna dair gelen açıklamaların hepsi hayaldir. Gerçeklikle ilgisi olmayan bariz yalan diyebileceğimiz açıklamalardır. Komisyon oraya gittiği zaman cezaevi onlara nereyi gezdirdi ya da nasıl bir açıklamada bulundular bilemiyorum; ama bizim gördüğümüz, ailelerin gördüğünün bu açıklamalarla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Bunu net söyleyebilirim. Keşke cezaevine giden yetkililer, işkenceye maruz kaldığını söyleyen ve bize başvuran mahkumlarla da görüşüp dertlerini dinleyebilselerdi. Bizim genel olarak bu ziyaretlerin nasıl yapıldığını geçmiş bilgilerimizle biliyoruz. Hiç bir mahkumla muhtemelen görüşülmedi. Sadece cezaevi müdürü ya da gardiyanlarla görüşülüp, bir çay içildi. Daha sonrada açıklama yapıldı" diye konuştu.

Aynı cezaevinden bahsetmiyoruz

İHD İzmir Şubesi Başkanı Adnan Kaya ise, derneğe tutsaklar tarafından 400'e yakın başvuru geldiğini ifade ederek, Şakran Cezaevi'nde tutsakların çok zor şartlar altında yaşadığını kaydetti. Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nun yaptığı açıklamalara tepki gösteren Kaya, "Herhalde komisyon ile İzmir İnsan Hakları Derneği ayrı dünyalarda yaşıyor. Bizim gördüğümüz cezaevi, komisyonun sözünü ettiği cezaevi değil. Şakran'da yaşananlara ilişkin kamuoyunu yanıltma söz konusudur. Biz gelen başvurulara dayanarak, konuşuyoruz. Ortada bu kadar hak ihlali varken, bu ülkenin yetkililerinin keyiflerine göre beyanda bulunmaları çok vahim. Bu ülkenin insanlarına karşı bir sorumsuzluktur" dedi.

İZMİR