16 yıllık evliliği boyunca kayınının şiddetine maruz kaldığını dile getiren 6 çocuk annesi Şedal, defalarca hastanelik olduğunu dile getirdi. En son ilçe merkezinde kaynı tarafından uygulan şiddet sonucu kuyruk sokumunun kırıldığını ifade eden Şedal, taburcu edildikten sonra S.S. Kısıklı Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nin kendilerine tahsis ettiği bir eve yerleştiklerini söyledi. Eşi Cafer Şedal ve 6 çocuğuyla eve yerleştirilen Şedal, bir de kendisine kooperatifte iş verildiğini söyledi. Kendileri için yepyeni bir hayatın başladığını kaydeden Şedal, "Şiddet sona erdi. Yeni yaşama başladık. Ancak hakkımız olan arsamız kaynım tarafından verilmiyor" dedi.
Kumarı bırakan eşiyle tekrar evlendi
Yıllardır koruculuk yapan kayınının şiddetine maruz kaldığını dile getiren Şedal, şunları aktardı: "Kaynım evlilik hayatım boyunca bana sürekli işkence yaptı. Eşim de kumar oynadığı için bizimle ilgilenmiyordu. Hastaneden taburcu edildikten sonra, boşanma kararı alarak babamın evine dönünce 6 çocuğumu bana gönderdiler. Burada başta köy komünü ve kooperatif bana sahip çıkarak ev verdi. Beni işe aldıktan sonra geçimimi sağlamaya başladım." Yaptığı işin yanında bir de tavuk ve hindi yetiştirmeye başladığını ifade eden Şedal, "Dağlarda kurumuş odun toplayarak kışlık yakacağımı sağlıyorum. Daha sonra kooperatif yöneticilerinin telkini üzerine kumar oynamayı terk eden eşimle tekrar evlendim. Onu da yanıma getirerek kooperatifte iş verdiler. Huzurum yerine geldi. Ancak kooperatif ve komün karşıtı art niyetli kesimler, komüne ait hayvanların otlatılmaması için çeşitli zorluklar çıkarıyor. Eşim hayvanların bakımıyla da ilgileniyor. Bu çalışmayı engellemeye çalışanlar, evime gelen elektriği de 2 haftadır kesmişler. Ama kooperatifin girişimiyle elektriğim tekrar bağlandı" diyerek kooperatif ve komüne teşekkür etti.
'Seyirci kalmamız mümkün değildi'
Erkek şiddeti mağduru Şedal'e ve ailesine yardım eden Dêlezî Köyü Kooperatif Başkanı Selahattin Özdemir ise "Nazlı, aslen bizim köyün kızıdır. Evlendikten sonra erkek zihniyetinin baskıcı yaklaşımına maruz bırakılıp perişan edilmişti. O yoğun şiddete maruz kalırken, bizim buna izleyici kalmamız mümkün değildi. Yaşadıklarını duyduktan sonra kooperatif olarak bu işe el attık. Yeniden bir yaşama başladı" dedi.
SAMİ YILMAZ/DİHA/COLEMÊRG