Ermeni Soykırımı'nın yıldönümü vesilesiyle yazılı bir mesaj yayımlayan KONGRA GEL Eşbaşkanlığı, Türkiye'nin tarihiyle yüzleşmek suretiyle ancak toplumsal barış ve huzuruna kavuşabileceğinin altını çizdi. KONGRA GEL, soykırımın hala inkar ediliyor olmasının tüm dünyaya büyük vicdani sorumluluklar yüklediğini kaydetti. "Kürt halkı adına, 1915 Soykırımı'nın 99. yılında kardeş Ermeni halkının, özellikle de diaspora Ermenileri'nin yasını içten paylaşıyoruz“ diyen KONGRA GEL şöyle devam etti: ‘’Soykırımın 99. yılında hala Türkiye Cumhuriyeti tarafından inkar edilmesi, soykırımın devam etmesi demektir ve bu çok büyük bir insanlık ayıbıdır. Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri tarihin bu karanlık yüzünü hep inkar ettiler. Dünyaya bunu unutturmak için her şeyi yaptılar ve hala yapıyorlar. Bu karanlık geçmiş Anadolu ve Mezopotamya halklarının geleceğini ipotek altına almıştır. Türkiye bu tarihiyle yüzleşmek suretiyle ancak toplumsal barış ve huzuruna kavuşabilir. Soykırımın hala inkar ediliyor olması, tüm dünyaya büyük vicdani sorumluluklar yüklemektedir. Bütün dünya, Ermeni halkının acısını paylaşarak, yaslarını tutmalarının önünün açılmasını sağlamalı ve inkarın bitmesi konusunda rollerini oynamalıdır.


Türkiye inkardan vazgeçmelidir

Türkiye kendi demokratikleşmesi ve barışı için yüzyıllık inkardan vazgeçmelidir. Halklarımızın yaşadığı ağır travmalardan çıkış için bu zorunlu olan bir adımdır. Demokrasi, adalet ve eşitlik temelinde özgür bir geleceğe ulaşmanın tek yolu budur. Buna ulaşmak için de, 1915 Soykırım gerçeğinin kabul edilmesi ve tarihle yüzleşmenin sağlanması için tüm hakikat arayışçılarını, demokrasi ve barıştan yana olan tüm çevreleri, halkların kardeşliğinden yana olan herkesi, Soykırımın 99. yılında Ermeni halkıyla birlikte sesini yükseltmeye çağırıyoruz."

KCK: Acıyı ve yası paylaşıyoruz

KCK Halklar ve İnançlar Komitesi de yaptığı açıklamada, "Ermeni halkımızın acı ve kederlerini paylaşıyoruz" dedi.  Ermeni halkının şimdi de  Suriye'deki iç savaşta Türkiye tarafından desteklenen çete örgütlerin katliamına uğradığını vurgulayan Komite,  ‘’Dün gerici Osmanlı devletinin şahsında tecessüm eden ve arkasında Batı kapitalizminin bulunduğu milliyetçilik ve ‘dincilik’, bugün adeta El Kaide ve IŞİD çeteleri biçiminde yeniden hortlatılmıştır. Ermeni, Asuri-Süryani, Kürt, Türkmen ve Alevi toplumlarına karşı kullanılan bu çetelerin arkasında, dün olduğu gibi bugün de, dini istismar eden bölge milliyetçiliği ve soğuk kapitalist hesaplar vardır" dedi.

Tüm halklara birliktelik çağrısı
KCK, "Halkların, kültürlerin ve inançların demokratik değerler temelinde barış içerisinde bir arada yaşamasının ifadesi olan Demokratik Ulus zihniyet ve sistemiyle kendini örgütlemek bunlara verilebilecek en doğru cevaptır" diyerek Suriye ve Rojava’da son iki yıl içerisinde Kürt, Ermeni, Asuri-Süryani, Keldani, Arap, Türkmen, Mahllemi haklarıyla; Hıristiyan, Müslüman, Êzîdî ve Alevi inanç gruplarının oluşturduğu demokratik toplum modelinin bunun en canlı kanıtı olduğunu ifade etti.  Bu modelin, halkların ve inanç topluluklarının tek güvencesi olduğunun altını çizen KCK, açıklamasında ‘’Suriye ve Rojava’da yaşayan Ermeni halkımız başta olmak üzere, tüm halkları ve inanç gruplarını, Rojava ve Suriye’deki Demokratik Ulus sistemine daha güçlü katılmaya; bölgenin diğer coğrafyalarında yaşayan halk ve inanç topluluklarını da bu sistem ve birliği daha güçlü bir biçimde sahiplenmeye çağırıyoruz“ ifadesini kullandı.