İlk kongresini 2005 yılında gerçekleştiren Yekîtiya Star, 25-26 Şubat tarihlerinde 600 kişinin katılımıyla 6. kongresini gerçekleştirdi. Kongrede isim değişikliğine giden Rojavalı kadınlar, önümüzdeki dönemde çalışmalarını Kongra Star ismiyle yürütecek. Kongra Star, Suriye'deki tüm kadınları kongre çatısı altında birleştirerek, ortak mücadeleyi hedefliyor. Kongra Star Yönetim Kurulu Üyesi Naime Hesen, kongrede alınan kararları ve geleceğe yönelik hedeflerini aktardı. 


Rojava'daki kadınlar olarak Kongra Star'ın kuruluşuna zemin oluşturan süreci nasıl yarattınız? Örgütlenme çalışmalarınız hangi aşamalardan geçti?

İlk Yekîtiya Star kongresini gerçekleştirdiğimiz 2005 yılından bugüne büyük zorluklarla mücadele ettik ve bu koşullarda binlerce kadının örgütlenmesini sağladık. Buna rağmen avantajlarımız da vardı. Önderliğimizin bu alanda olması ve PKK'nin birçok kadrosunun daha önce bu alanda kalması toplumda büyük bir değişim yarattı. Bu mücadelenin yarattığı zemin üzerinden mücadelemizi yürütmemizin sağladığı olanaklar çoktu. Kadın örgütlenmeye hazırdı ve bununla ilk özgün örgütlenme çalışmalarımıza başladık. Sonraki etapta daha çok zihniyet sorunundan kaynaklı engellerle karşılaştık. Yekîtiya Star'ın ilk kongresinin gerçekleşmesi bizim için dönüm noktalarından biriydi. Kadınlar bunu sahiplendi, Rojava ve Suriye'de Kürt kadınlarının bulunduğu her yerde özgün örgütlenmemizi geliştirdik. Bu örgütlenmenin geliştirilmesi için çok büyük emek sarfettik. Kadınlar hep önce oldu. Toplumsal gerçeklikten kaynaklı engellerle birlikte BAAS rejiminin baskılarına karşı da mücadele etti. Devrimden sonra da bu örgütlenme zemini sayesinde DAİŞ'in saldırılarına yanıt verdik. Dünya kadınların örnek aldığı bir düzeye taşıdık. Bunun kadının gelişen bilinç düzeyi, örgütlülüğü ve bizden çalınanları geri alarak gerçekleştirdik.


Bunları ne kadar başarabildiniz?  Örgütlenme sisteminizi nasıl geliştirdiniz? Sorunlarınıza nasıl çözüm buldunuz?

Sistemimiz alttan üste gelişen bir örgütlenme sistemi. Toplumun tüm kesimini, tüm kadınları örgütleyebilmek için bu tarzı esas alıyoruz. Komün örgütlenmesiyle başladık. Şüphesiz ilk etapta kadınları ikna etme ve komünlere işlerlik kazandırmada yaşadığımız sorunlar oldu. Komünler ardından mahalle meclislerinden kent meclislerine, Yekîtiya Star'ın kanton yönetimlerine doğru örgütlenmemizi geliştirdik. Komünler eğitim, sağlık, hukuk ve savunma olmak üzere dört temel komiteden oluşuyor. Komün sistemini oluştururken halkın kendi kendisini yönetmesini, inisiyatif kazanmasını sağladık. Toplumumuzun daha önce alışık olmadığı bir sistem olduğu için oturtma konusunda eksikliklerle, ''neden böyle bir örgütlenme'' anlayışıyla karşılaştık. Her kadına ulaşıp bu sorunları çözmeye çalışsak da halen ulaşamadığımız çok sayıda kadın var. Komünlerimiz içinde Arap ve Asuri-Süryani kadınlar da yer alıyor olsa da özellikle Arap kadınları bu sisteme yeterince dahil ettiğimizi söyleyemeyiz. Şu ana kadar Kürt kadını ekseninde bir çalışma yürüttük fakat Suriye'deki tüm kadınlarla çalışmak, örgütlenmemize dahil etmek istiyoruz. Sadece Suriye'deki kadınlara değil, dünya kadınlarına da ulaşmak istiyoruz.

Kadına karşı yürütülen erkek egemen sistemin etkilerini birkaç yıl içerisinde yok edemeyiz ama devrim süreci boyunca kadının ortaya koyduğu güç ve kahramanlık bunun mücadelesini daha keskin vermemizi sağladı. Bu, şüphesiz uzun vadeli bir mücadele ve şartlarımız ne olursa olsun her koşulda devam  edecek.


Örgütlenmeniz bugün ne düzeyde?

Rojava'da var olan örgütlenmemizle birlikte, DAİŞ işgalinden kurtarılan her alanda da örgütlenmemizi geliştiriyor, komünler oluşturuyoruz. Bugüne kadar 600'ün üzerinde özgün komünlerimizi oluşturduk. Yeniden oluşturmaya çalışırken, üyelerimizin sayısını da artırmayı esas alıyoruz. Kürt kadını dışındaki kadınları da buna dahil etmek, bu sayıyı artırmak en büyük hedefimiz.


Diğer halklardan bu örgütlenmeye katabildiğiniz kadınlar konusunda bir veri belirtebilir misiniz?

Doğrusu diğer etnisitelerden kadınlarla ortak bir mücadele yürütme bu sisteme dahil etmek konusunda geçmişten bugüne yaşadığımız bir eksiklik var. Geçmişte yapılmayan bir çalışmanın sonuçlarıyla karşılaşıyoruz. Devrim süreci ve özellikle de kadına yönelik sadırıların yoğunlaşmasıyla yaşanan boşluk ve bunun en kısa zamanda telafi etmenin zorunluluğu daha çok ortaya çıktı. Arap ve Asuri-Süryani kadınlarla birlikte her alanda ortak mücadele yürütmemiz bir zorunluluk oldu.


Rojava'da savaşın şiddetlendiği bir dönemde kongrenizi gerçekleştirdiniz. Kongrede hangi tartışmalar öne çıktı? 

Kongremizi Kuzey Kürdistan ve Rojava'da Kürt halkına yönelik saldırıların yoğunlaştığı, Kürt halkının özgürlük, özerklik taleplerinin daha da belirginleştiği bir dönemde gerçekleştirdik. Savaş koşulları ve sınır geçişlerindeki engellemeler nedeniyle Kuzey, Güney Kürdistan, Lübnan ve Efrîn delegelerimiz gelemedi.

Kongre esnasında cephede devam eden çatışmalar değerlendirmelerimizi de elbette etkiledi. Cizîra Botan şehitlerine atfedilen konferansımızda en çok dile getirilen konulardan biri de Kuzey Kürdistan direnişi oldu. Delegeler tereddütsüz desteklerini ifade ettiler. Rojava olarak her açıdan Kuzey'deki direnişi desteklemeye hazırız. Öz yönetim direnişinde yer alan kadınların hedef alındığına dikkat çektik. Sêvê, Fatma ve Pakize arkadaşların katledilmesi, devletin öncü kadına yönelik yaklaşımını net bir biçimde gösteriyor. Onların mücadelesine sahip çıkacağız. 

Çalışma alanlarımızda ortaya çıkan eksikliklerle birlikte, en çok değerlendirilen bir konu da Rojava ve Kürdistan'dan göç meselesi oldu. Bunu durdurmak için kadınlar olarak neler yapabileceğimizi konuştuk. Devrimin yaşandığı bir yer olan Rojava'da halkın ülkesini terketmesi acı bir durum. Bunu teşvik eden yaklaşımları da Rojava Devrimi'ne karşıt politikalar olarak görmek lazım. Ayrıca çalışmalarımız içerisinde örgütsel, pratik ve yaklaşımlar boyutuyla karşılaştığımız sorunları bir bütünen değerlendirdik. 


Alınan kararlar içerisinde başlıcaları nelerdi ve bunları nasıl uygulayacaksınız? 

Kongrede alınan kararlardan biri Önderliğimize yönelik tecrit politikasıydı. Önderliğimiz özgürleşinceye kadar bu mücadelemiz sürecek ve buna yönelik tepkilerimizi farklı alanlarda dile getireceğiz. 

Bir diğeri, yukarıda da belirttiğim gibi, Kuzey Kürdistan'daki direnişe yönelik maddi ve manevi desteğimizi arttırmak. Bunun gereğini yerine getireceğiz. 

Suriye'deki tüm kadınlarla ortak mücade yürütmek ve örgütlemediğimiz tek bir kadın kalmayıncaya kadar bunu sürdürmek de büyük bir iddiayla uygulayacağımız kararımız olacak. Bunun için komün ve meclislerimizdeki eksikliklerimizi kısa sürede gidermeye çalışacağız. Eğitim çalışmalarına daha çok ağırlık vereceğiz. Eğitilmiş kadınlarla ancak devrimin yükünü kaldırabiliriz. 

Rojavalı kadınlar olarak dünya kadınlarından büyük ilgi görüyoruz. Bu da sorumluluklarımızı artıran bir durum. Kendimizi daha çok tanıtmamız, daha çok kadına ulaşmamız gerekiyor. Diplomasi çalışmalarına da ağırlık vereceğiz. 

Yine genç kadınların örgütlenmesini de geliştirmeliyiz. Devrime koşan, bu alanda yer almak isteyen çok sayıda kadın var. Bu devrimin en büyük yükünü kaldıran kadınları da kültürel, sosyal, örgütsel alanda geliştirmemiz gerekiyor. Bunun için de eğitim çalışmalarına ağırlık vereceğiz. 


İsim değişikliğine de gittiniz, neden ihtiyaç duydunuz? İsim değişikliği ile birlikte örgütlenme, çalışma sisteminizde de değişiklik olacak mı?

Yekîtiya Star'ı kurduğumuzda Rojava'da başka bir kadın kurumu yoktu. Devrimimiz geliştikçe örgütlenme alanlarımız da genişliyor. Ortadoğu'nun geleceğinin yeniden belirlendiği bir dönemdeyiz. Rojavalı kadınlar da bu değişimin merkezinde yer alan en etkili güç. Bu değişime en hızlı biçimde yer almak, öncülük etmek, geleceği belirlenen değil, geleceği belirleyen aktif bir güç olarak dahil oluyoruz. Mevcudu kat kat aşan bir tempo ve örgütlenme gerekiyor. Rojavalı kadınlar askeri alanda kendini kanıtladı, fakat bu başarıyı en kısa zamanda siyasi, toplumsal, örgütsel alana kalıcı biçimde yansıtmamız gerekiyor. Bizi örnek alan, özgür bir gelecek için umut verdiğimiz kadınlar var ve bu sorumluluğun bilinciyle adım atmalıyız. Rojava'daki devrime kadın devrimi diyoruz, dolayısıyla bu her alanda bir değişimi, inşayı ve farkı yaratmayı gerekli kılıyor. Kongredeki delegelerimizin sık olarak dile getirdiği gibi yapacak çok işimiz var.

Kongre sloganımızda da belirttiğimiz gibi Demokratik Suriye'yi tüm kadınların katılımı, emeği ve öncülüğüyle yaratmak istiyoruz. Bu ortak bir çalışmayı şart koşuyor. Diğer kadın örgütlenmelerini de Kongra Star çatısı altında birleştirmeyi, ortak koordineli bir çalışma yürütmeyi hedefliyoruz. İsim değişikliği hem Rojava'daki gerçekliğimiz hem ihtiyacımız hem de bu hedefimizi karşılayan bir karar. Kürt, Asuri-Süryan, Arap, Türkmen kadınların örgütlenmelerini de kapsayacak, Suriye'deki tüm kadın örgütlenmelerini içine alacak bir örgütlenmeyi amaçlıyoruz. Bayrağımız da yeşil zemin üzerinde sarı güneş, içinde kadın silüeti yer alacak. 


Önümüzdeki döneme yönelik planlamanız nedir, kısa dönem için önünüze koyduğunuz çalışmanız var mı? 

Önümüzde 8 Mart var, öncelikle bunu Rojava ve Kuzey Kürdistan'da devam eden direnişe layık biçimde ve bunun bir parçası olarak karşılamamız gerekiyor. Köyden kente her alanda kadınlar çalışmalara başladı, etkinliklerimizin startını verdik. 8 Mart'ta alanlara inecek, en güçlü şekilde özgürlük taleplerimizi dile getireceğiz. Kuzey Kürdistan'da Türk devletinin faşizmi, Rojava'da DAİŞ faşizmi ve Türk devletinin DAİŞ çeteleriyle işbirliği içinde gerçekleştirdiği saldırılara karşı sesimizi yükseltecek, gücümüzü birleştireceğiz. 8 Mart bir gün değil, önümüzdeki dönem boyunca kadının direniş cephesine katılımının startı, çizgisidir. Kadına yönelik saldırılar şiddetleniyor ve Kobanê'de olduğu gibi en keskin biçimde tavır alacak, buna geçit vermeyeceğiz. Direnişimiz sadece cephede değil, her alanda sürecek. Bu kızgın savaş ortamı, Kürt halkının hedef alındığı her alanda kadına yönelik saldırıların geliştiği bir dönemde bizim için her yer bir direniş kalesi. Bu gerçeğe uygun biçimde Newroz'u da karşılayacak, bu tempomuzu tüm yıla yayacak, kadın gücünü birleştirerek hem saldırılara yanıt olacak, hem de devrimi inşayı sürdüreceğiz. Planlamamıza, çalışmamıza yön veren de bu olacak. 



DENGİR GÜNEŞ/RIMÊLAN