KCK Yürütme Konseyi üyesi Sabri Ok, bir ay içinde yapılması kararlaştırılan Kürt Ulusal Kongresi'nin başarıyla gerçekleşeceğine inandığını söyledi. Ok, "Şu saatten sonra hangi şahsiyet ya da örgüt kendisini Kürt halkının çıkarları üzerinde görür ve basit şeylere tenezzül ederse büyük bir yanlış içerisine girmiş olur" dedi.

22 Temmuz günü Selahaddin kentinde yapılan "Kürt Ulusal Kongresi" hazırlık toplantısına katılan KCK Yürütme Konseyi üyesi Sabri Ok, Kürtleri bir araya getiren tarihi toplantıyı değerlendirdi.

Yaptığınız Kürt Ulusal Kongresi hazırlık toplantısında Kürdistan'ın dört parçasından Kürtler bir araya geldi. Bu toplantı ve ardından yapılması planlanan Kürt ulusal kongresi Kürt halkı açısından ne ifade ediyor?

Bu toplantı tarihi bir toplantıydı, heyecan verici ve olumluydu. Tarihselliği şuradan geliyor. Kürt halkının coğrafyasıyla, demografisiyle, hatta sömürgecilerin Kürt bireyini ve toplumunu beyninde ve yüreğinde parçalama gayretine baktığımızda bütün bunlara karşı bir duruş ortaya çıkıyor. O da nedir? Kürt halkının tarihteki bu iyi olmayan, bu sömürgeciler ve egemenler tarafından Kürt halkına sunulan ve kabul ettirilen bu parçalanmışlığa, bu dağılmışlığa, bu iç ve dış çelişkilere son verip ortak bir irade, ortak bir perspektif, ortak bir stratejiyle tarihin ve imkanların el verdiği kadarıyla Kürt halkının kendi özgürlüğünü kazanması anlamına geliyor. Bu açıdan çok değerlidir. İnanıyorum ki, bu tüm Kürtlerin de bir rüyasıydı. Toplantıda da çok kısa dile getirdim. Dünyanın her tarafında birlikler var. En çok parçalanmış halklardan biri olan Kürt halkının bu gününe kadar bir birlik oluşturmaması kendi başına bir sorundur. Kürt halkı da ilk sefer kez birlik oluşturuyor ve bir araya geliyor. Her ilk her zaman önemlidir ve her zaman heyecan vericidir. Bu açıdan bu toplantı da hem çok tarihi hem de büyük bir heyecan yaratmıştır. Halkımızın bundan büyük bir mutluluk duyduğuna inanıyorum.

Toplantının bölge halkları ve güçleri açısından nasıl bir etki yapacağını tahmin ediyorsunuz? Bir tehdit gibi algılanabilme ihtimalini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dış etkileri ve boyutları açısından iki açıdan ele almak lazım. Birincisi, Ortadoğu halkları ve insanlık açısından Kürtler arası ulusal birlik nasıl bir anlam taşıyor. İkincisi devletler açısından ne anlam taşıyor. Halklarında bundan büyük bir mutluluk duyduğuna inanıyorum. Çünkü Kürt halkının özgürlüğü ve birliği Ortadoğu halklarının çıkarlarının tersine değildir. Aksine onlarında arzuladığı diğer halklarla beraber yaşama istemine, demokratik ve özgürlük taleplerine büyük destek ve katkısı olacaktır. Ulusal birliğin Ortadoğu halkları açısından daha olumlu karşılanacağını düşünüyorum. Olumsuz bir etki yapmasının hiçbir tarihsel, toplumsal sebebi yoktur.
Öte yandan devletlerin durumu var. Ortadoğu devletlerini biliyorsunuz. 20. yüzyıldan kalma özellikle ulus devletçi, demokrasiye çok fazla açık olmayan devletlerdir. Belki biraz tedirgin olabilirler. Fakat bunun da çok anlamsız olduğunu düşüyorum. Çünkü Kürt halkının mücadelesi o devletleri de daha çok demokrasiye duyarlı hale getirir. Daha çok çağın gelişmeleriyle bütünleşmesine vesile olması gibi bir rolü olacaktır. Şuna da inanıyoruz ki, yani Kürt halkının geleceğiyle bölge halklarının geleceği birbirinden çok ayrı ve uzak değildir. Ortadoğu halklarda demokrasi bilinci ve özgürlük mücadelesi geliştikçe Kürt halkı kendisini daha fazla güvence de hissedecektir. Kürt halkı başka halkların mücadelesine her zaman birbirine destek veren, saygı ile yaklaşan bir tutum sergilemiştir. Bölge halklarının da Kürt halkının bu gerçeğini görerek bundan heyecan duyacağına inanıyorum.

Toplantı Türkiye'de barış görüşmelerinin başladığı, Rojava'da çatışmaların ve Kürtlerin özgürlük taleplerinin yükseldiği bir döneme denk geldi. Bu tarih veya dönemin tercih edilmesinin özel bir nedeni var mı?

Tarihsel, toplumsal önemi olan her olayın koşullarının çok iyi hazırlanması gerekir. Hem iç hem dış koşulları. Çünkü böyle olmasaydı,  evvelki gün gerçekleşen toplantı aslında bundan yirmi yıl önce gerçekleşmesi gerekirdi. Ama olmadı. Tüm arayışlara ve duyarlılıklara rağmen olmadı. Sadece kendi hareketimiz açısından örnek vermek gerekirse Reber Apo'nun tüm arayışları Kürt halkının birliğini yaratmaya dönüktü. Bu konuda birçok perspektif oluşturdu. Birçok öneri geliştirdi. Birçok tartışma yürüttü, ama gerçekleşmedi. Birçok girişim oldu, fakat yarım kaldı. Bizim dışımızda da zaman zaman ulusal birliği gündeme getirenler oldu. Bütün bunlar Kürt halkında ve hareketlerinde bir olgunluk ve bilinç yarattı. Bir tecrübe oluştu. Herkes gördük ki, şu saatten sonra dar parça milliyetçiliğiyle, ya da örgüt ve parti çıkarlarını ulusal çıkarların üstünde tutmakla ne kendisi büyüyebilir, ne de Kürt halkının özlemlerine istemlerine cevap olabilir.
Tabi ki, bölgedeki gelişmeler de Kürt halkını ve Kürdistan'ı çok yakından etkiliyor. Kürt örgütleri baktılar mevcut gelişmeler karşısında tek başlarına tarihe cevap olamadılar. Bütün bu zorluklar hepsi üst üste binince aslında evvelki günkü toplantı çok olumlu bir zemin oluşturdu. Geç oldu, belki biraz uzun tartışmaların sonucunda oldu. Ama geçte olsa anlamlıydı. Tarihiydi. İlkti ve çok önemliydi.

Kürt Ulusal Kongresi toplanacak; ama bir de KNK (Kürdistan Ulusal Kongresi) var. Sözü edilen kongre toplandığında KNK ne olacak?

Bu da bir sorun. Çünkü KNK'nin 14 yıllık bir tarihi var. Küçümsenmeyecek bir emeği var. Önemli bir çalışması oldu. Bunları yok saymak, oluşan bu iradeyi yok saymak doğru değil, mümkün de değil. Bu durumda tabi ki KNK'nin de tartışılması gerekir. Bence KNK'yi onure eden bir yaklaşım gereklidir. Her halde ortak bir irade içinde birleşmeleri daha doğru olacaktır.

Kürt konferansının yapılması beklenirken Kürt kongresi kararı çıktı neden kongresi oldu? Bu toplantıya kadar da bir Kürt konferansının yapılacağı bekleniyordu. Ama toplantıda konferans değil de kongre kararı alındı. Neden konferans değil de kongre? Bu karar nasıl değişti?

Konferans da şüphesiz bir platformdur, bir bileşimdir. Bir anlamı ve değeri vardır. Tabi kongre, ismi kadar daha ağır, daha önemli gözüken, daha rol sahibi işlev sahibi bir platform ve bir örgütlenme oluyor. Bu her halde bir kararlılık düzeyine işaret ediyor. Yani Kürtler, mevcut partiler, konferans değil de, kalıcı, tüm halkı kucaklayıcı ve kendisini sürekli örgütleyebilen, sürece cevap olabilen bir perspektifle bir oluşuma ihtiyacı duydu. Buna en iyi cevap veren de her halde kongre olabilir. Genelde böyle öneriler gelişince, bizde şahsen hareket olarak uygun gördük. Daha kararlılık ifadesi oluyor, daha bir rol biçme oluyor, daha ulusal bilinçle daha kararlı atılmak oluyor. Bizce de yerindedir. Çünkü önemli olan kongrenin kendisini iyi örgütlemesi, süreklilik kazandırması, Kürt halkının çıkarlarını savunan bir irade bir örgütlenme düzeyini yakalamasıdır. Bu açıdan bence isimi iyi olmuştur.

Öcalan dört konferansın yapılmasını önermişti. Ama bu toplantı konferanstan çıkıp kongreye dönüştü. Mevcut haliyle de Öcalan'ın dile getirdiği konferans özelliğini yerine getiriyor mu?

Şüphesiz Önderliğin önerdiği konferansın yerine geçmiş oluyor. Çünkü öteden beri konferans diye tabir edildi. Fakat son günlerde bu tartışmalar yürütülürken, kongre ismi gündeme geldi. Ve doğrusu da bu çalışmalar Önderliğin önerisiyle beraber hızlandı. Önderlik dört konferans gündeme getirdi. Biz hareket olarak bunu bir görev ve talimat olarak algıladık. Ve bunun yoğun çalışması içerisine girdik. Birçok örgütle ikili görüşmeler yaptık. Güney'deki Kürt örgütler başta olmak üzere, diğer parçalardaki birçok Kürt örgütüyle görüştük. Zaten Kuzey'de parçaya özgün bir konferans yapıldı.
Biz çalışmaları böyle hızlandırınca, şöyle bir gerçekle karşı karşıya kaldık. Yani belli başlı bazı örgütler ve hareketler gerçekten inanarak bu sürece katılmazlarsa çalışma bir kez daha yarım kalabilir. Bu da Kürtlerde bir kez daha bir kırılma, bir moral bozukluğu ve bir kanıksamayı beraber getirebilir. Bu anlamda da biz örgütlere biraz daha samimi gittik. Şunu söyledik; "Siz de gerçekten inanıyorsanız, bir Kürt konferansı veya kongresi sürecini başlatalım. Ama sadece siyaseten, propaganda amaçlı veya daha dar bir ufukla eskisi gibi bir şeyler söyleyip de yerinde kalacaksa bu işe hiç girişmeyelim." Yürüttüğümüz tartışmaların sonucunda edindiğimiz izlenim; Herkes, tüm partiler, görüştüğümüz bütün şahsiyetler "kongre elzemdir ve acildir" dediler. Görüşmelerde böyle bir moral görünce, bu sefer daha pratik yol almak için en iyi yöntem ne olabilir diye yoğunlaştık. Şu gerçek ile bu sefer karşılaştık; bir kongreyi örgütlemek için belki de yüz kadar örgüt var parçalarda. Hepsi ile aynı düzeyde bir tartışmakla işin içinden çıkılamaz. Daha ön açıcı ve somut adımlar atmak için biz belli başlı bazı örgütlerle bu projeyi gündemleştirme kararı aldık. Mesele YNK, KDP, Goran, Yekgurti ile görüştük. Kuzey'de ve diğer parçalarda da görüşmeler yaptık. Dedik somut adım atalım, en azından toplantının tarihini belirleyelim. Şimdi yüz örgütün toplanıp toplantı tarihinin belirlenmesi için yüz gün geçer. Ama daha pratik olması için belli başlı örgütlerle toplandık ve toplantıyı koordine edilebilecek bir çalışma nasıl yürütülebilir diye düşündük. Sonuçta PKK, KDP ve YNK bu çalışmayı toplantıya kadar sürdürdü. Olumlu da oldu ve gerçekleşti. İşte bu kongrenin gerçekleşmesinin yarısı demektir. Mümkündür bazı örgütler şunu düşünebilir;"Neden hepimiz beraber bunu yapmadık?" Bir anlamda hak veriyoruz. Ama yöntem olarak öyle olsaydı belki de biz yıl altı ay daha uzayabilecekti. Daha pratik ve gerçekleşecek bir adım atmak için bu yöntem doğruydu. Sanıyorum sonuçları ortaya çıkınca herkesi de memnun eder.

Bundan sonraki süreç nasıl işleyecek. Kongrenin kalıcılaşması için ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Tabi ki dünyadaki örneklerden esinlenmek lazım. Mesela Afrika Kongresi var. Filistinlilerin benzer örgütlenmeleri var. Başka örnekler var. Ama biz kendi özgünlüğümüzden de hareketle. Toplantıda 21 kişilik hazırlık komitesi oluşturma kararı aldık. Yani örgütlendirilecek. Parçalar ve yurtdışına göre sayı belirlendi. Küçük bazı tartışmalar var, bunlarında aşılacağına inanıyorum. İşte yarın öbür gün bu hazırlık komitesinin toplanması gerekiyor. Hazırlık komitesi adı üzerinde kongrenin hazırlık çalışmalarını yürütecek. Yani kongre hangi tarihte toplanacak, kongre kaç delegasyonla toplanacak, hangi parçaya ne kadar delegasyon düşecek, kongrenin gündemi ne olacak, hatta kongrede muhtemel karar tasarıları ne olabilir bütün bunları kararlaştıracak ve ön hazırlıklarını yapacak.
Bu temelde kongre gerçekleşirse muhtemelen bazı tartışmalar kongrede geliştirilebilir. Mesela bize göre kongrenin iradesini temsil eden, sürekliliğini sağlayan bir örgütlenme gereklidir. Bu meclis mi olur, kongre mi olur, komite mi, koordinasyon mu olur. Ama bir şey olmalı. Ondan sonra bence bazı komisyonlar olmalı. Siyasi komisyonu, diplomasi komisyonu, yerel yönetimler komitesi, parçalar arasındaki diyaloğun geliştirilmesi ve sorunların zamanında çözülmesi için bir komite, bir ekip veya bir komisyon olabilir. Yani kongrenin bu anlamda kendisini örgütlemesi gerekir. Bunlar sanıyorum kongrede tartışılarak daha netlik kazanabilir. Tabi ki kongrenin bir de hukuku olmalıdır. Sizin söylediğiniz sözleşme gibi. Bu tüzük mü olur, bir sözleşme mi olur. Bunu da netleştirmek gerekir. Şimdiden bir şey söylememiz yerinde olmayabilir. Ama doğru ve gerekli olan kongrenin bir hukuku olmalı. Kongre ne zaman ve nerede toplanır, kaç kişiyle toplanır, hangi kararları alabilir, kongrenin bu açıdan da bir perspektifi olmalı.

Bu arada 21 kişiden oluşan bir hazırlık komitesi oluşturuluyor. Bu komite ne tür çalışmalar yürütecek?

Hazırlık komitesinin görevi kongreyi örgütlemek, tarihini belirlemek, kongrenin hazırlıklarını yapmak, delegasyonu belirlemek, ilgili delegasyonu kongre yerine çağırmaktır ve kongre gündemine belirli bir çerçeve oluşturmaktır. Özetle tüm çalışması kongre zamanına kadardır. Kongrenin gerçekleştiği gün hazırlık komitesinin de bir işleve kalmaz. Ondan sonra kongrenin kendisini örgütlemesi gerekir.

Yaptığınız toplantıda ideolojik farklılıkları bulunan ve yıllarca birbiriyle çatışmış örgütleri aynı masanın etrafında toplandıklarını gördünüz. Bu tabloyu sizde nasıl bir his uyandırdı?

Kongre toplantı yerine geldiğimde tanıdığım ve tanımadığım çok sayıda örgüt temsilcisi ve kişi vardı. Kadınlar vardı, gençler vardı. Ama en önemlisi sizinde belirttiğiniz gibi tarihte birbiriyle çatışmalı olan kişiler, şahsiyetler vardı. KDP, PKK ve YNK vardı. Bunlar geçmişte biriyle ayrı ayrı zamanlarda çatışmış güçlerdi. Bütün o bileşimin ve kongrenin anlamını görünce hissedince, insan müthiş duygulanıyor, seviniyor. Yani tarihsel yeni bir sürecin başladığını görüyor.

Bu toplantıda gördüklerinizden ve dinlediklerinizden sonra "tamam bu kongre olacak, Kürt ulusal birlikteliği yakalanacak?" diyebiliyor musunuz? Bu konuda umutlu musunuz?

Umutlu, umutsuz demeyelim, ama şöyle diyelim; Biraz önce de belirttiğim gibi bu toplantı çok uzun yıllar, çok acılar, çok tartışmalar ve çok değişim dönüşümler sonucunda gerçekleşti. Tüm bunları görmezden gelip yok sayamayız. Tarihin bize emri, halkın bizden beklentisi, halkın bize gösterdiği yol, bu çalışmanın başarıyla sürdürülmesidir. Ben buna inanıyorum tabi ki. Şu saatten sonra hangi şahsiyet ya da örgüt ve parti kendisini Kürt halkının çıkarları üzerinde görür, öne alırsa, ya da halkın bu büyük beklentisine ters düşen daha sorumsuz ve basit şeylere tenezzül ederse kaybeder ve büyük bir yanlış içerisine girmiş olur. Önemli olan herkesin bunun bilincine varmış olmasıdır. Bunun farkında olması, sanıyorum daha farklı ve ilkeli yol almasının önemli bir nedeni olacak. Bu açıdan ben umutluyum tabi ki. Kongrenin başarıyla da gerçekleşeceğine inanıyorum.


NİHAT KAYA / ALİ DAÐLI / DİHA/HEWLÊR




Kongre Ağustos'ta toplanacak


26 Temmuz'da Selahaddin kentinde Kürt Ulusal Kongresi hazırlık toplantısında oluşturulan komite çalışmalarına hız verdi. Kürt Ulusal Kongresi Hazırlık Komitesi'nin birinci toplantısı, Selahaddin kentinde yapıldı.


Hazırlık Komitesi yaptığı  açıklamada, "Yapılan bu ilk toplantıda, bir kez daha tüm katılımcılar kongrenin önemini dile getirdi bununla birlikte ulusal birlik ruhu ve bilinciyle tarihi sorumluluğunu layıkiyla yerine getireceğini ifade etti" diye belirtti. Açıklamada devamla şunlar belirtildi: "Dördü kadın olmak üzere 21 kişilik komite üyelerinin parti veya örgütleri adına değil Kürt halkını temsil etme anlayışını bir ilke olarak benimsedi. Yanı sıra komite üyelerinin ulusal bir ekip ruhuyla hareket ederek, 22 Temmuz'da geniş katılımlı toplantıda ortaya konulan ve konsensüs sağlanan konular dışında gündemi olmayacağı hususlar üzerinde durmayacağını bir kez daha vurguladı. 22 Temmuz tarihinde gerçekleşen geniş katılımlı toplantıda tartışıldığı gibi kongre bir ayda toplanmasını sağlayacak şekilde hazırlık komitesi çalışmalarını tamamlamayı planladı. Kürt Ulusal Kongresi'ne kadar hazırlık komitesi kongrenin altyapı çalışmalarını üstlendiği sorumluluk çerçevesinde yürütecek."

Alınan bilgilere göre, kongrenin Ağustos ayı ortalarında yapılması kesinleşti. Hazırlık Komitesi’nin  bugün toplanarak, kongre tarihini belirlemesi bekleniyor.

SELAHADDİN