Konuşun ki Kürtçe yaşasın
Kadın Haberleri —

.
- Anneler, asimilasyon ve baskı politikalarına karşı Kürtçeyi bilinç ve farkındalıkla yaşatıyor. ‘Kürtçe bizim kökümüzdür’ diyen anneler, gençlere dillerini bırakmama çağrısı yapıyor.
MA/AMED
Celadet Alî Bedirxan’ın 1932’de çıkardığı Kürtçe Hawar dergisinin yayına başladığı gün olan 15 Mayıs, Kürt Dil Bayramı olarak kutlanıyor. Son yıllarda Kürdistan’daki belediyelere kayyum atanması, Kürtçe üzerindeki baskıların devam etmesi, ilçe ve köylerin isimlerinin Türkçeleştirilmesi gibi asimilasyon ve yasakçı politikalar hala kendini gösteriyor.
Asimilasyon politikalarına karşı bilinçlenme, yok etme siyasetine karşı direnme, hafızasızlaştırma anlayışına karşı sahiplenme ve mücadeleyi yükseltme günü olan 15 Mayıs’ı kutlayan Amedli kadınlar, bütün saldırılara karşı dili yaşatacaklarını söyledi.
Çocuklarını Kürtçe ile büyüttü
Yaklaşık 30 yıldır Bağlar’da yaşayan Sabiha Çağlar (62), 7 çocuğunu Kürtçeyle büyüttüğünü söyledi. Çağlar, diğer ailelerin de evlerinde çocuklarıyla Kürtçe konuşmasının önemine değinerek, “Bizim dilimiz Kürtçe, her yerde onu konuşmalıyız. Türkçe bilmiyoruz diye alay ediliyor ama biz kendimizi bu dille ifade ediyoruz” dedi.
‘Daha çok konuşmalıyız’
13 yıl önce ekonomik sıkıntılardan dolayı İstanbul’a göç eden ve orada da dillerinden, kimliklerinden dolayı ayrımcılığa maruz kaldıklarını ifade eden Çağlar, o süreci şöyle anlatı: “Çocuklarım kapının önünde oynarken Kürtçe konuştuğu için evimizin duvarına ‘Bunlar Kürt ve terörist’ yazdılar. Bir buçuk yıl dayanabildik o şeylere ve memleketimize geri döndük. Kürtçe bizim kökümüzdür. Ve daha çok konuşmalıyız, her yerde dilimizi yaşatmalıyız” diye konuştu.
Öncelik anadil
Kürt dilinin çok zengin olduğunu söyleyen Şehriban Uyanık, başındaki beyaz tülbenti göstererek, “Bakın, sadece bunun bile 10 ismi var. Bizim dilimiz çok zengin. Tabii ki başka dilleri bilmek güzel. Bu yaşımda, ben de çok öğrenmek isterim, fakat öncelikli olan anadilini unutmamaktır. 5 çocuğum var; 5’ine de her yerde Kürtçe konuşmasını söyledim. Biz Türkçeden aciz değiliz. Ne kadar dil varsa o kadar güzel, fakat bizim dilimiz yok edilmek isteniyor. Umut ediyoruz ki dilimiz her daim yaşayacak. Dilimizin kökü sağlam, ne yaparlarsa yapsınlar yok edemezler” ifadelerini kullandı.
Gençlerimiz dilini bırakmasın
Kürtçenin çok eski bir dil olduğunu ifade eden Uyanık, “Bütün dillerin içinde bizim dilimiz var. Dilimiz tek başına bile çok güçlü. Ailelerimiz çocuklarıyla Kürtçe konuşsun, gençlerimiz dilini bırakmasın. Dilimiz daha da gelişecek, o günü bekliyoruz. Mezopotamya’nın kadim dilidir Kürtçe. Bizim dilimiz kaybolmaz, annelerimiz, çocuklarımız sahip çıkacaktır” ifadelerini kullandı.
Anneler direniyor
Diline sahip çıkmanın önemine değinen Kesuman Taşlı (56) da, “Her aile çocuklarıyla Kürtçe konuşmalı. Her dil bir insandır ama öncelikli kendi dilimiz olmalı. Annelerimizin dili taşımada önemi çok büyük. Çünkü asimilasyon politikaları tamamen kültürü ve dili yok etmeye yönelik ama annelerimiz buna karşı direniyor. Ve inanıyoruz ki dilimiz daha da yaşayacak ve gelişecek. Annelere çağrımdır, her şeyden önce çocuklarınızla Kürtçe konuşun ki Kürtçe yaşasın” dedi.














