• Kürdolog Prof. Dr. Joanna Bocheńska 15 yıldır Kürtçe eğitim veriyor. 2001’de Kürdistan’a gelen, ömrünü Kürtçeye adayan Bocheńska “Kürtler Kürtçe konuşmuyor. Sadece annelerin çocuklarıyla Kürtçe konuşması yetmez” dedi.

 

Polonya’nın Krakow kentinde bulunan Jagiellonian Üniversitesi’nde eğitmen ve Kürdolog olan Prof. Dr. Joanna Bocheńska, 2001 yılında Kürdistan’a geldi. 2004 yılında Kürt edebiyatı üzerine yüksek lisans tezini veren Bocheńska, 2009 yılında modern, klasik ve estetik Kürt edebiyatı üzerine doktorasını tamamladı. Tezinden oluşan çalışması “Di Navbera Tari û Ronahiyê de” (Karanlık ve Işık Arasında) adlı kitapla okuyucuyla buluştu. Polonya’da öğrencilere Kürtçe eğitim veren Joanna Bocheńska, 24 yıldır Kürtçenin gelişimi ve tanınması için mücadele veriyor. Kurmancî ve Soranî lehçelerini anadili gibi konuşup eğitim veren Bocheńska’nın bir sonraki hedefi Kirmancki lehçesini de öğrenmek.

Kürtçenin zengin bir dil olduğuna dikkat çeken Joanna  Bochenska, Kürtlerin, Kürtçe konuşmamasına tepki gösteriyor. Kürt halkının dil için verdiği mücadeleyi öğrendikten sonra Kürtçeyi merak etmeye başladığını kaydeden Bochenska, “Kürtçe üzerine yazıyorum ve Kürtçe dersleri veriyorum. İlk kez 2001 yılında ve ardından 2002'de buraya, Kuzey Kürdistan'a geldim. Coğrafyası, insanı ve kültürü ilgimi çekti ve bu konu hakkında daha fazla şey öğrenmek ve bir şeyler yazmak istediğime karar verdim. Başlangıçta Türkçe öğrendim ama daha sonra yerini Kürtçeye bıraktı. Kurmancî ve Soranî lehçelerini öğrendim. Hedefim diğer lehçeleri de öğrenmek” dedi.

Kürtçe çalışmalarına değinen Joanna Bochenska, “Kürt edebiyatı ancak aynı zamanda antropoloji üzerine çalışma yürütüyorum. Kürt edebiyatı, Kürt edebiyatında belirgin olan ahlaki değişimler, Kürt folklorunun derlenmesi ve Kürt dilinin edebiyat sayesinde yaşatılması, Kürt kadınlarının mücadelesi ve edebiyatı üzerine çalışma yürütüm. Son olarak Polonya-Norveç ortak projesinde, Wendy Hamelink ile birlikte bu projeyi yürüttük. Ve şimdi yeni projeler için de planlarım var” diye konuştu.

15 yıldır Kürtçe eğitim veriyor

15 yıldır Kürtçe eğitim verdiğini kaydeden Bochenska, Kürt dili, edebiyatı ve tarihi üzerine ders verdiğini, araştırmacı olarak da çalıştığını söyledi. Neden Kürtçe? diye sorduğumuzda Joanna Bochenska şu şekilde açıklıyor: “Polonyalı, yarı Tatarım. Polonya'daki bir azınlıktan geliyorum. Bu yüzden Türkiye'yi biraz daha iyi tanımak için Türkiye'ye geldim ama en çok ilgimi çeken ve Polonya'daki Tatar kültürümüze en yakın olanı Kürt kültürüydü. Çünkü mütevazı, zengin, diğer kültürlere açık ve aynı zamanda lehçeleri fazla olan dil. Diğer bir sebep ise Kürt kültürünün birçok trajik ve komik motifi birbirine bağladığını düşünmemdir ve bu da onu ilginç ve özel bir konu haline getiriyor. Bence şu an Kürtlerin kültür politikalarına daha fazla önem vermesi gereken bir dönem. Hem komşularıyla hem de tüm dünyayla. Çünkü insanların ilgisini çekiyor ve kültür sayesinde insan bir dili ve o kültürü tanıyabilir. O zaman dışarıdaki insanlar o dili öğrenmek istiyorlar. Bu da, Kürt insanına dillerini kaybetmemeleri konusunda ilham verebilir.”

Kürtçeye statü

Kürtlerin Kürtçe konuşmadığını kaydeden Bochenska, “Yani temel olarak Kürtçe konuşmaları gerektiğini söylüyorum. Ama modern edebiyatla çok zenginleşen bugünkü Kürt kültürünü de okusunlar, tanısınlar. Kürt kültür festivalleri, çeşitli Kürt edebiyatı sunumları gerçekleşirse, bunların daha fazla olması için onlara destek verilmeli. Bu şekilde insanlar kendi modern kültürlerini tanıyabilir, görebilir ve kendilerine daha fazla güven duyabilirler. Çünkü bu kültür bugün çok zengin, sadece biraz tanıtılmaya ihtiyacı var. Ve bunun gerçekleşmesi için de platformlar gerekiyor” diye konuştu.

Kürtçeye statü tanınması ve eğitim dili olması gerektiğinin altını çizen Joanna  Bochenska, Kürtçenin gelişiminin başka dillere de katkı sunacağını söyledi. Bochenska, “Kürtler kültürlerini, kimliklerini ve statülerini elde edemezlerse bunu yaratacak kadar kendilerine güvenemezler. Ve o statü yardımcı olabilir. O ülke her iki ulus için de daha zenginleşir, daha iyi olur. Ve onları buna ikna etmeliyiz. Çünkü bugüne kadar maalesef bunu görmek istemiyorlar ve onları nasıl ikna edeceğimizin yollarını bulmalıyız.”

Sadece annelerin konuşması yetmez

Kürtçenin gelişiminde kadının rolünün önemli olduğuna hatırlatan Bochenska, “Kürt kültürü için özel platformlar oluşturmak kadınlar için önemli bir rol oynayabilir. Gördüğüm kadarıyla onların kültür üzerine görüşleri, konuyu ve karşılarındaki insanları tanıma biçimleri, erkeklerinkinden çok daha zengin. Bu yüzden alan buna açık kalmalıdır. Sadece annelerin çocuklarıyla Kürtçe konuşması gerektiğini söylemekle kalmamalıyız. Ama o anne de bazen bugün sadece evde kalmak istemiyor, hayatında bir şeyler inşa etmek istiyor. Babalar çok güzel Kürtçe konuşuyorsa, bırakın babalar da gelip çocuklarla kalsın, onlarla biraz Kürtçe konuşsunlar ve kadınlar da yeni kültürel yaşamı inşa etsinler” şeklinde konuştu. FETHİ BALAMAN/MA